1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bir namaz seyri

Konusu 'Namazlar' forumundadır ve BeReNN tarafından 22 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    BİR NAMAZ SEYRİ
    [​IMG]
    Kıyamınla kıyametini başlatıyorsun. Kalk ayağa. Kıbleye yönel. Tekbir getir. “Allahuekber..” Ayağına takılan yolunu kesen emellerini yok eden hayallerini engelleyen ne varsa hepsinden daha büyüktür O. Ayağına takılanı kaldıracak inceliği emellerini gerçekleştirecek şefkati seni hayallerine eriştirecek gücü O'nun büyüklüğünde bulacaksın. Bunu bilerek teslim ol Rabbine kaygılarını ve korkularını rahmetinin kucağına bırak usulca. Kaldır ellerini ve bir gün nasılsa huzurunda hareketsiz kalacak bu bedeni bütün hücreleriyle O'na teslim et. Ayağa kalk ve “buradayım ey Rabbim” de. “Evinden kaçan kulun yuvadan uçan kölen yine Sana geldi. Buradayım! Geldim! Huzurundayım!”

    * * *

    Elini bağlamakla kötülükten çekiliyorsun. Dünya telaşının nabızlarını ne kadar da kuvvetli alıyorsun. öyle bir rüya ki dünya içinde uykunu da uyanıklığını da kaybetmişsin uyanmaktan korkuyorsun. Rüyasında gördüğü rüyayı anlatan adam gibi kendini uyanık sandığın yerde uykunun en derin yerindesin. Kendini burada kalmaya razı etmişsin şimdiye razı olmuşsun. ötesine gönlün de gözün de kapalı. işte şimdidünya telaşını ellerinle geriye atıp tekbir getiriyorsun. Büyük bildiklerinden de büyük olanın huzurunda kaygılarını küçültüyorsun telaşlarını durultuyorsun korkularını dağıtıyorsun. Sağ elini sol elinin üzerine koyup şerden el çekip hayra uzanıyorsun yokluktan yüz çevirip varlığın kalbine akıyorsun. Varlığın göğsünde cılız bir nefes kadar hafifliyor sadeleşiyorsun. “Subhaneke” fısıltısında sonsuz gürültüler ortasında bitmez telaşlar arasında meyvesiz koşturmalar sonrasında Seni işiten en ince sızılarına en gizli arzularına kulak veren Rabbinle tanışıyorsun

    * * *

    Eğilmekle doğrultuyorsun kendini. Rükûlarında koca bir dünyanın yükünü atıyorsun omuzlarından. Azîm olan Rabbinin huzurunda eğilip başkalarına izzetini ilan ediyorsun. “Subhane Rabbiye'l-Azîm.” Bedenin eğiliyor; ruhun doğruluyor. Başın alçalıyor; kalbin duruluyor. Yüzün yere dönüyor; alnına rahmet dokunuyor. Yalnızlaşıyorsun rükûda; telaşlarda unuttuğun dünya çölünde kaybettiğin kendini yeniden buluyorsun. Tutup dizlerinden kendini kendine doğru çekiyorsun. Kendine gelmek için kendinden geçiyorsun.
    Oturmakla hayatın kalbinde yer tutuyorsun. Tahiyyata otur şimdi ve gözlerini ellerine kilitle. Diri olan her şeyin selâmını söylerken dirileri diriltene ölüleri diriltene dön ellerini eline vereni bil. Ellerinin ne kadar da küçük kaldığını hatırla hırsların karşısında. Elinde kalanların seni avutamayacağını anla. Sahiplendiklerinin hepsi avuçlarının içinde ama avucun boş olacak bir gün. Biriktirdiklerinin hepsi şimdi yanında ama avucun boşalacak bir günün akşamında

    * * *

    Secde ederek başını göğe ağdırıyorsun. Yüzünü toprağa sür şimdi. Evine dön. Sılana koş. “Subhane Rabbiye'l-A'la.” Başını yere koyarak sıfırla kendini. Rabbine de ki: “Sen varsın. Sen a'lâsın. Eksiklikten uzaksın noksanlıktan muallâsın kusurdan mukaddessin. Kusur bende. Benden yana eksiklik. Bende saklı acizlik. Bende bekler fakirlik. Yalnız Sana muhtaç olma zenginliğimdir secdem. Yalnız Sana kul olma şerefimdir secdem.” Secdeler ruhunun saltanatıdır. Varlığını huzurunda hiçlediğin andır secden. Rabbinin şahdamarı yakınlığından kalbine yakınlıklar emdiğin yerdir secde. Ruhunun muştular bulduğu demdir. Miracının ‘kab-ı kavseyn'idir secde. Seni beni aradan çıkardığın yerdir secde. De ki: “Dediğini yapıyorum secde edip yaklaşıyorum. Sana yaklaşıyorum. Tüm uzaklıkları uzaklara bırakıyorum. Tüm aldanışları tuzaklarda bırakıyorum.”

    * * *

    De ki: “Yüzümde secdelerimin izini bırak ey Rabbim. Alnıma rahmetinin nefhasını bırak ey Rabbim. Kalbime En Sevgili'nin aşkını bırak ey Rabbim. Secdemden dirilt beni. Secdemde öldür beni. Secdemde durult beni. Secdemde doğrult beni.”

    * * *

    Tenini kalbine bitiştiriyor her namaz. Ve sabah gelince yeniden tenine dokunur ötelerin hülyası. Göğsüne değer bin isâ nefhâsı. Yûsuf kokulu gömlekler sarılır tenine. Mûsa gibi ellerini göğsünden çıkarırsın. Uzakta bir ateş görmüşsün gibi kıvılcımlanır gökler. Yeniden dirilir gibisin. Unuttuğunu da unuttuğunu hatırlarsın yastığının kuytusunda. Rüyâlardan dönersin. Yeniden yüklenirsin hicranları. Biriktirmeye başlarsın yeniden. çoğaltmaya ayarlarsın kendini yine. Lâkin hâlâ yırtıktır hayatın cepleri. Ayaklarının ucuna dökülüyor zamanın parçaları. Bir secdenin pınarında söndürüyorsun kalbinin yangınlarını..
    Haydi Namaza Haydi Kurtuluşa...

    Gökhan Gündüz
    __________________
     

Sayfayı Paylaş