1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bir Salkım Üzüm

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 22 Haziran 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Bir Salkım Üzüm

    Avrupa hiristiyanlari, Papa'nin kiskirtmasi ile bir araya gelip Osmanli topraklarina saldirmaya tesebbüs edince, yeryüzünün sultâni Kanunî Sultan Süleyman Han, ordusu ile sefere çikti.

    Târihlere san veren ordu agir agir ilerliyor, hedefine bir an önce ulasmak için gayret sarf ediyordu. Havalar da iyice isinmisti.

    Bir Hiristiyan beldesinden geçerken, yolun dar olmasi sebebiyle, askerlerden kimisi üzüm baglarindan yürümek mecburiyetinde kaldi. Olgunlasan üzümler susuzluktan dudagi çatlamis askerlere; "Al beni, ye beni" dercesine duruyordu.

    Askerlerden biri dayanamayip, sahibinin haberi olmadan bir salkim üzüm kopardi. Yerine de bir keseye koydugu parayi bagladi. Üzümü de yedi. Çok geçmeden mola verildi.

    Ordunun arkasindan, kanter içinde hiristiyan bir köylünün geldigi görüldü. Köylüyü komutana götürdüler. Çok heyecanli olan köylü, komutanin eline mi, ayagina mi kapanacagini bilemedi.

    Bir asker, kendi bagindan kopardigi üzümün yerine para birakmisti. Baginda baska bir zarar yoktu. Böyle bir askere ve komutanina, elbette tesekkür etmeliydi. Ama komutan bu habere hiç sevinmedi. Bir askerinin baskasinin malini izinsiz almasini bir türlü kabul edemiyordu. Tellâllar çagirtilip, o asker bulundu. Bu arada Sultan da hâdiseyi ögrenmisti.

    Hemen o askerin ordudan atilmasini emretti ve; "Kursaginda haram lokma bulunan bir askerin bulundugu ordu ile zafer ve nusret müyesser olmaz" demekten kendini alamadi.

    Hiristiyan köylü, üzümü alan askeri taltif ettirmek için geldigini, hâlbuki isin tersine döndügünü arz edince, komutan; "Eger o asker parayi baglamamis olsaydi, bu ordunun adi zâlimler ordusu olurdu. Iste o zaman, kellesi de giderdi. Parayi asmaya baglamakla kellesini kurtardi. Ama sahibinden izinsiz mal almakla da, seferden men cezasina çarptirildi" dedi ve kahraman ordu yoluna devam etti.
     

Sayfayı Paylaş