1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bir Sergi ve Türkiyenin Getirildiği Nokta

Konusu 'Serbest Kürsü' forumundadır ve düşünceli tarafından 2 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

  1. düşünceli

    düşünceli Katılımcı

    Katılım:
    2 Eylül 2007
    Mesajlar:
    185
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    1 ÇTL
    Geçtiğimiz hafta Çanakkale'ye gidenler, Kilitbahir'deki Namazgah Tabyası'nda iki tane de sergi gezme imkanı buldular. Sergilerden bir tanesi Sevilay Nihan'a ait "75. Yıl Anzac Törenleri Fotoğraf Sergisi", diğeri Ressam Korkut Uluğ'un yağlıboya Atatürk tablolarından oluşan "Atatürk ve Çanakkale" konulu resim sergisiydi..

    Son 4-5 yıldır 18 Mart ve 25 Nisan haftalarında uygulanmakta olan ve neredeyse geleneksel hale gelen otobüsler dolusu provakatör ve onları yönlendirenler, bu yıl geçen yıllara oranla daha bir atak, daha bir küstah, daha bir kendini ve haddini bilmez havadaydılar... Nasıl mı? Bakın anlatalım:

    Atatürk düşmanlığının bir süredir memleketimizde kanser gibi yayıldığını biliyoruz az-çok hepimiz.. Bu yüzden meydanlarda "Cumhuriyet, Laiklik, Demokrasi" vs sloganları atıp duruyoruz zaten.. Zaman zaman okullardaki Atatürk resimlerinin indirildiği ya da "camı kırıldı" denilerek camcıya gönderildiği ve nedense camcıdan bir daha asla geri gelmediği de hepimizin malumu.. Ama bilmediğimiz bir şey daha var ki, gidişatın vehametini anlamamıza yardımcı olması amacıyla, bu yazımıza konu oldu..

    Üstlerinde Zeytinburnu Belediyesi, Türkiye'nin Parlayan Yıldızı Avcılar Belediyesi, Bağcılar Belediyesi vs gibi şeyler yazan bez afişlerle Çanakkale'ye gelen yüzlerce otobüse doluşmuş binlerce insan, yağlıboya Atatürk tablolarını görünce öyle tepkiler verdiler ki, inanın akıl alır gibi değil... Bu "insanımsı"ların büyük bir cüretle, pervasızca, uluorta, bağıra çağıra söyledikleri şeyler, aklınızın alabileceğinin çok çok ötesinde..

    "Burası namazgah, bu itin burda işi ne" diyenden tutun da, "Girme girme, orda Atatürk var" diye çocuklarının kollarından asılan mı ararsınız, yoksa sergi broşürünün üstünde resmi var diye hıncını broşürden çıkartıp, yırtıp parçalayan, ayağının altına atıp, ezen mi....

    Yani artık ne çekinceleri kalmış, ne korkuları, ne saygıları.. Eskiden gizli gizli yaptıklarını, şimdi aleni yapmakta hiçbir sakınca görmüyorlar.. Yani bizler daha meydanlarda toplanıp, cumhuriyet mitingleri yapaduralım, atı alan üsküdar'ı geçmiş....

    Bu insanlara sadece şunu sormak gerek: "Evet Atatürk padişahlığı ve hilafeti kaldırdı, ama kaldırmasa ne olurdu?"

    Bu sorunun cevabını biliyor olsalar, zaten bu oyunlara alet olmazlardı.. O zaman biz söyleyelim.. Eğer Atatürk bunları yapmasaydı, sizler bugün ne Türk'tünüz ne de Müslüman...! Atatürk yaşamını bu ülke ve bu ülkenin insanları için ortaya koymasaydı, bugün ya İngilizlerin sömürgesi ya da Rusya'nın parçalanmadan önceki Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin bir parçası olacaktık.. Ve eğer öyle olsaydık, belki de bugünlerde hala bağımsızlık savaşımızı veriyor olurduk....

    Uzun lafın kısası; eğer Türk ve Müslüman olmaktan gurur duyuyorsanız, Atatürk'le de gurur duymak zorundasınız.. Sizlere "abi"leriniz, "abla"larınız neler anlatıyorlar bilmiyorum... Ailenizde Atatürk düşmanlığına nasıl bir kılıf bulunmuş bilmiyorum... Sizler tüm bu anlatılanları hiç sorgulamadan, araştırmadan nasıl kabulleniyorsunuz bilmiyorum... Bilmek de istemiyorum..

    Ama bildiğimiz bir şey var.. Hani onca yoldan kalkıp, ruhlarına fatiha okumaya geldiğiniz şehitlerimiz var ya.. Atatürk'le omuz omuza vermiş, bu ülke için şehit düşmüş Mehmetçiklerimiz, işte onların kemikleri sızlıyor.. Sizler Atatürk'e her hakaret ettiğinizde, onlar bir kere daha ölüyorlar.. Çünkü onlar Atatürk'e inanıp, Atatürk'e güvenip, Atatürk'ün önderliğinde, sizler rahat yaşayasınız diye şehit düştüler..

    Gençler, silkeleyin üstünüze çöken karanlık bulutları.. Daha da geç olmadan okuyun Çanakkale Savaşlarını, Balkan Harbi'ni, Kurtuluş Savaşı'nı, Sarıkamış'ı, 1. Dünya Savaşı'nı... Okuyun ama hurafe dolu kitaplardan değil, belgelerle gerçek tarihimizi anlatan kitaplardan okuyun.. Size anlatılanları sorgulayın, araştırın... Bizler sizlere "onlara inanmayın, bizim dediklerize inanın" demiyoruz.. Sadece doğru kaynakları bulup okuyun ve sorgulayın...
    <<< ALINTIDIR >>>
     

Sayfayı Paylaş