1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Birinci derece usulsüzlük fiilleri

Konusu 'Muhasebe' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 7 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Birinci derece usulsüzlük fiilleri

    Birinci derece usulsüzlük fiilleri VUK’nun 352’nci maddesinde aşağıda belirtildiği gibi sayılmıştır;

    1.Vergi ve harç beyannamelerinin süresi içinde verilmemiş olması,

    Beyana dayalı vergilerde beyannamelerin verilme süreleri vergi kanunlarında belirtilmiştir. Örneğin gelir vergisi beyannamesi, gelirin sadece basit usulde tespit edilen kazançlardan ibaret bulunması durumunda ise ertesi yılın şubat ayının yiribeşinci günü akşamına kadar ve diğer hallerde de mart ayının 25’nci günü akşamına kadar verilmesi gerekmektedir. Kurumlar Vergisi Beyannamesi ise Kurumlar Vergisi Kanununda yer alan hüküm gereği ertesi yılın Nisan ayının 25’nci günü akşamına kadar, keza Katma Değer Vergisi Beyannamesi, Katma Değer Vergisi Kanununa göre, ilgili bulunduğu dönemi takip eden ayın 24’üncü günü akşamına kadar verilmesi gerekmektedir.
    Vergi beyannamelerinin belirtilen süre içinde verilmemiş bulunması birinci derece usulsüzlük fiilini oluşturmaktadır.

    2.Vergi Usul Kanununa göre tutulması gereken defterlerden herhangi birinin tutulmamış olması,

    Mükelleflerin tutması gereken defterler önceki bölümde açıklanmış bulunmaktadır. Bu bölümde açıklanan ve Vergi Usul Kanununda hüküm altına alınmış bulunan defterlerin herhangi birinin tutulmamış olması birinci derece usulsüzlük fiilini oluşturur. Örneğin bilanço esasına göre defter tutan ve devamlı olarak imalat işi ile uğraşan bir mükellefin imalat defteri tutmamış olması birinci derece usulsüzlük fiilini teşkil etmektedir.
    Mükelleflerin tutması gereken defterlerin dışında başka bir defter tutmaları durumunda da hiç defter tutulmamış hükmündedir. Örneğin bilanço esasına göre defter tutması gereken birinci sınıf tacirin işletme hesabı esasına göre defter tutması, hiç defter tutmamış hükmünde sayılacağından birinci derecede usulsüzlük fiili işlenmiş sayılır.

    3.Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkân vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması,

    Mükelleflerin defter tutmalarının önemli bir amacı vergileme karşısındaki durumlarının tespiti olup, bu tespitin doğru bir şekilde yapılabilmesi, defter kayıtlarının ve bu kayıtların delili mahiyetindeki vesikaların düzgün, anlaşılabilir ve kurallara uygun olarak düzenlenmiş olması a bağlıdır. Esasen beyan edilmesi gereken gelirin tam, ve doğru bir şekilde beyanı ile, buna bağlı olarak ödenmesi gereken verginin doğru olarak tespitini amaçlayan vergi incelemelerinin tam ve doğru olarak yapılabilmesi de tutulan defter ve belgelerin genel kabul görmüş muhasebe standartlarına uygun olarak tutulması ile mümkündür. Dolayısıyla defter kayıtlarının ve buna dayanak teşkil eden vesikaların, vergi incelemesinin tam ve doğru olarak yapılmasına imkan vermeyecek şekilde noksan, usulsüz ve karışık olması birinci derece usulsüzlük fiilini oluşturmaktadır.

    4.Muhtar ve ihtiyar heyetlerince çiftçilere, ekim sayım beyanında bulunmak üzere yapılan davete süresi içinde uyulmaması,

    Çiftçiler her yıl Kasım ayı içinde işletmelerinin bulunduğu muhtar ve ihtiyar heyetlerine müracaatla ekim sayım beyanında bulunmak zorundadırlar. Bu süre içinde beyanda bulunmayanlara onbeş günden az olmamak üzere idari bir süre verilerek beyanda bulunmaya davet edilirler. Bu davete müddeti içinde uyulmaması hali birinci derece usulsüzlük fiili sayılmaktadır.

    5.Kayıt Nizamı hükümlerine uyulmaması,

    VUK’nun 215 ilâ 219’ncu maddelerinde açıklanmış bulunan, defterlerin Türkçe tutulması zorunluluğu, kayıtların mürekkepli kalemle tutulması, yanlış kayıtların usulüne uygun olarak düzeltilmesi, defterlerde boş satır bırakılmaması, sayfaların yok edilmemesi, kayıt zamanına ilişkin hükümler gibi kayıt nizamı hükümlerine uyulmaması birinci derece usulsüzlük fiilini oluşturmaktadır. Her incelemede inceleme tarihine kadar, aynı takvim yılına ait olarak tespit edilen kayıt nizamına ilişkin usulsüzlükler tek fiil sayılarak tek bir usulsüzlük cezası kesilir.

    6.İşe başlama bildiriminin zamanında yapılmaması,

    Mükellefler işe başladıklarını bağlı oldukları vergi dairesine işe başlamadan önce bildirmek ve yeni işe başlamış oldukları takdirde mükellefiyetlerini tesis ettirmek zorundadırlar. Zamanında işe başlama bildiriminde bulunulmaması birinci derece usulsüzlük fiilini oluşturmaktadır.

    7.Tasdiki zorunlu olan defterlerden herhangi birinin tasdik işleminin yaptırılmamış olması,

    Tasdik edilmesi gereken defterlerin kullanılmaya başlanılmadan önce yasada belirtilen süreler içinde ilgili noterlikçe tasdik edilmesi gerekmektedir. Tasdik işleminin yaptırılmaması birinci derece usulsüzlük fiilini ifade ettiği gibi, defterlerin tasdik süresinin sonundan itibaren bir ay geçtikten sonra tasdik ettirilmesi de hiç tasdik ettirilmemiş hükmünde sayılmakta ve birinci derece usulsüzlük fiilini oluşturmaktadır.
    Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce defterlerini tasdik ettirmek zorundadırlar. Bu itibarla mükellefiyetini tesis ettirdiği gün defterini tasdik ettiren bir mükellef usulsüzlük fiili işlemiş olur.

    8. Tarh zamanı geçtiği halde diğer ücretler üzerinden gelir vergisi tarh ettirilmemesi,

    Diğer ücretler Gelir Vergisi Kanununun 64’ncü maddesinde hüküm altına alınmış ve madde metninde, hangi kişilerin gelirlerinin diğer ücret olarak vergilendirileceği belirtilmiş olmakla birlikte, diğer ücret olarak vergilendirilecek miktar da tespit edilmiştir. Buna göre sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 25’i diğer ücret olarak kabul edilmektedir. Diğer yandan diğer ücretlere ilişkin vergilerin hizmetin ifa olunduğu bütçe yılının ikinci ayı içinde, yıl içinde işe başlayanlarda ise işe başlanıldığı tarihten itibaren bir ay içinde bağlı olunan vergi dairesince tarh edilmesi gerekmektedir..(VUK Md. 109) Diğer ücretlerin tarh işleminin belirtilen süre içinde yapılmaması birinci derece usulsüzlük fiilini meydana getirmektedir.

    9.Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesinin mükellefe tebligat yapılmak suretiyle verilen ikinci 15 günlük süre içinde verilmiş olması,

    VUK nun 342’nci maddesi uyarınca Veraset ve İntikal Vergisine ilişkin olarak tahakkuk işleminin yapılabilmesi için beyanname verme süresinin sonundan itibaren 15 gün beklenilir. Bu süre birinci ek süre olup bu süre içinde beyanname verilmesi durumunda vergi zıyaı olmamış sayılır. Ancak birinci ek süre geçtiği halde beyanname verilmemiş ise mükellefe tebligat yapılmak şartıyla ikinci bir 15 günlük ek süre verilir. İşte bu ikinci ek süre içinde beyannamenin verilmiş olması halinde birinci derece usulsüzlük fiili işlenmiş sayılır.
     

Sayfayı Paylaş