1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisinin Özellikleri

Konusu 'Cumhuriyet Tarihi' forumundadır ve wien06 tarafından 21 Şubat 2009 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisinin Özellikleri


    A) Millî Meclis Olması

    23 Nisan 1920'de açılan bu meclisi diğer Osmanlı Meclislerinden ayıran en belirgin özelliği "millî meclis" olmasıdır. Bu meclise katılan bütün milletvekilleri Türk ve Müslüman'dır. Oysa diğer Osmanlı Meclisleri, millî meclis yapıları göstermemiştir. Çünkü bu meclislerde gayri müslimler ile Türk olmayan Müslümanlar milletvekilleri olarak görev yapmışlardır.

    Bu meclisi millî bir meclis yapan diğer bir özelliği de, "millî bir gayeye" hizmet etmek amacıyla açılmış olmasıdır. Bu meclis, milletçe karşı karşıya kalınan ortak bir tehdite karşı yani vatanımızın işgal edilmiş olunmasına, istiklâlimizi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalınmasına karşı mücadele etmek amacıyla açılmıştır. Yani hedef "Misak-ı Millî"nin gerçekleşmesidir.

    Meclisin milliliğini ortaya koyan bir diğer özelliği bu meclise katılan milletvekillerinin belirlenmesinde ve seçilmesinde millî teşkilatların yani Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin rol oynamış olmasıdır. Bu meclise katılan milletvekillerin büyük bir kısmı Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri'nin üyesi, kurucusu ve yöneticisidirler.

    B) Tek ve Üstün Meclis Olması

    Bu meclis Mustafa Kemal Paşa'nın 24 Nisan 1920'de Meclis'e sunduğu önergede de belirttiği şekilde millî iradeyi kendisinde toplamış, kendisini vatanın geleceğine el koymuş olarak kabul etmiş ve kendisinin üzerinde bir kuvvet, bir yetki ve makam tanımamıştır.

    Meclis 20 Ocak 1921 tarihli Anayasa'da da belirtildiği gibi, millete ait olan hakimiyeti yani "Millî Egemenliği" millet adına temsil etmeye ve kullanmaya yetkili tek organ olmuştur. Halifeyi ve Padişahı kendi üzerinde bir yetki, makam ve güç olarak görmemiştir. Nitekim 24 Nisan'da aldığı kararla "Padişah ve halife baskıdan kurtulduğu zaman, Meclisin düzenleyeceği kanuni esaslar çerçevesinde durumunu alır" diyerek Meclis'i herşeyin üstünde bir organ olarak öngörmüştür.

    C) Güçler Birliğine Sahip Olması

    Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi bir olağanüstü meclistir. Bu meclisin olağanüstülüğü, sadece olağanüstü bir dönemde ve yine olağanüstü şartlarda açılmış olmasından kaynaklanmamaktadır. Atatürk'ün bütün Vilayetlere ve Kolordu Komutanlıklarına hitaben yolladığı genelgede de belirttiği gibi Ankara'da toplanacak olan meclis "selâhiyeti fevkaladeye haiz bir meclis" olacaktı. İşte meclisin bu olağanüstü yetkilere sahip olması teşrii (yasama) ve icrai (yürütme) kuvvetlerini kendinde toplamıştır. Yani bu meclis hem yasama organıdır, hem de yürütme organıdır. Hatta bu meclis zaman zaman yargı gücünü de kullanmış çıkardığı kanunlarla ve kurduğu mahkemelerle (Hıyaneti Vataniye Kanunu ve İstiklâl Mahkemelerinin kurulması ve yargılamaları) yargılamalar yapmış, hükümler vermiştir.

    D) İdealist ve Demokratik bir Meclis Olması

    Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi, çok zor şartlar altında yapılan seçim ve belirlemelerle oluşturulmuş bir meclistir. Bu mecliste her sosyal grup ve kesimden üyeler temsil edilmiştir. Halkın her kesiminden temsilcilerin görev yaptığı bu meclis gerek dış görünüş itibarıyla ve gerekse de milletvekillerinin sahip oldukları görüş ve zihniyetler itibarıyla tam anlamıyla demokratik bir meclis olmuştur.

    Türk toplumunun o günkü şartları içerisinde, "çarıklı köylüsünü, sarıklı hocasını, kalpaklı ve Avrupai kılıklı aydınını bir araya getiren tek düşünce, vatanın bütünlüğü ve bölünmezliğini korumak ile millî istiklâli sağlamaktır." Bütün maddi ve manevi imkânlar bu gayeye sevkedilmiş, faaliyetler, gayretler bu gayenin başarısına yöneltilmiştir.

    Demokratik bir meclistir. Çünkü o günkü toplumsal yapımızda var olan her türlü inanç ve görüşün temsil edildiği bir meclis olmuştur. Mecliste bulunan milletvekilleri arasında Sünni'si ve Alevi'si olduğu gibi, Islâhatçısı, Hilâfetçisi ve Saltanatçısı, İttihatçısı, Bolşeviği (Sosyalist-Kominist), Türkçü ve Milliyetçisi, İnkılâpçısı bulunmaktaydı. Meclis bütün toplumsal kesimleri ve her türlü inanç ve düşünceye mensup olanları bir araya getirdiği için demokratik bir yapı ve karakter göstermiştir.

    Bu kadar farklı fikir ve görüşe sahip milletvekillerinin tek bir program etrafında bir araya geldiklerini görüyoruz. O da Mîsak-ı Millî programıydı.

    E) Fedakâr ve Kahraman Bir Meclis Olması

    Misak-ı Millî programı etrafında bir araya gelen bu milletvekillerinin oluşturduğu bu meclis gayeye ulaşıncaya kadar aralıksız çalışmayı karar altına almış bir meclistir. Bu meclise giren bir çok milletvekili eşi ve benzeri görülmemiş bir fedakarlık örneği vermişlerdir.

    Büyük sıkıntılar ve yokluklar içerisinde Ankara'da günlerce hatta aylarca yaşamaya çalışan bu insanlar, 8 ay boyunca devletten maaş almamışlar ve aldıkları maaşlarının büyük bir kısmını da bütçe açığının kapatılması için yine devlete vermişlerdir.

    Aylarca belki de yıllarca evinden, barkından, ailesinden uzak ve işini gücünü, tarlasını ve bahçesini bırakıp vatan kurtarmaya koşmuş olan bu insanlar, yazdıkları hatıralarında, o günlerde çektikleri sıkıntıları detaylı olarak anlatmışlardır.

    Yine bu insanların büyük bir kısmı hem mecliste milletvekilliği yapmış hem de askerî ve mülkî görevlerini yerine getirmeye çalışmışlardır. Millî Mücadele'de Ordu Komutanlarımızın bir çoğu aynı zamanda milletvekilliği görevlerini de yürütmüşlerdir. Bu mecliste yer alan milletvekillerini büyük bir kısmı kahraman insanlardır. Antep'te Maraş'ta, Adana'da Urfa'da Ege'deki direniş hareketlerinde liderlik yapan, büyük kahramanlıklar gösteren bu insanlar bu mecliste bulunmuşlardır.

    Bu meclis, bir Millî Mücadele Hareketi'ni omuzlamış ve üç yıllık fedakarca ve kahramanca verilen azim ve gayretle bu mücadeleyi başarıya götürmüş ve zafer kazanmıştır. Bu nedenle kahraman bir meclistir.
     

Sayfayı Paylaş