1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bitkiler Nasıl Haberleşir?

Konusu 'Bitkiler' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 1 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Bitkiler Nasıl Haberleşir?

    Güzel kokularıyla insanları mest eden birçok bitki türü var. Acaba bu kokular, çeşitli rollerinin yanı sıra, bitkilerin birbirleriyle haberleşmesine de vesile oluyor mu?

    Kuzey Amerika'nın birçok bölgesinde bulunan küsküt; turuncu renkte, cılız bir asmadır ve taç yapraklarında küçük beyaz çiçeklere sahip kılınmıştır. Klorofilleri olmadığı için rengi yeşil olmayan bu bitkinin yaprakları da yoktur. Küskütü farklı kılan en önemli özellik, onun, yiyeceğini komşularından sağlayan asalak bir bitki olmasıdır. Küsküt hayatta kalmak için konak bir bitki (besinlerini temin ettiği bitki) bulur ve ona tutunur. Bitkinin damarlarına yerleştirdiği uzantısıyla besinleri kendisine çekmeye başlar.

    Küsküt tohumu, normal bitkilerin tohumu gibi çimlenir, gelişir ve kök salar. Ancak genç bir küsküt, yaşamak için konak bir bitki bulamazsa ölür. Bir küsküt fidesi, gözleri kapalı bir insanın elleriyle etrafta yol aramasına benzer şekilde gelişir. Başlarda gelişigüzel görünen bu hareketler, aslında bir hedefe yöneliktir. Meselâ küsküt, bir domates bitkisinin yanında ise, yiyeceğini sağlamak için döner, bükülür, domatese doğru büyümeye devam eder ve domates yaprağına ulaşır. Yaprağa dokunmak yerine aşağı iner ve domatesin kökünü bulana kadar hareketlerine devam eder. Sonra bitkinin kökünü hızlıca sarar ve küçük uzantılarını bitkinin hayat suyunu taşıyan soymuk borusuna yerleştirir. Bundan sonra da bitkinin besinlerini emerek gelişir.

    Peki, asalak bir bitki olan küsküt, avını nasıl fark eder ve bulur?
    Bir çalışmada, boş bir saksı ile sun'î bir çiçeğin olduğu saksıya ayrı ayrı konulan küsküt, her iki durumda da gelişme göstermemiştir. Fakat domates bitkisinin olduğu her ortamda, doğrudan ona yöneldiği ortaya çıkmıştır. Bu durum, bilim adamlarında küskütün, domatesin kokusunu hissettiği düşüncesini oluşturmuştur. Bu hipotezi kontrol etmek için yapılan çalışmada, küsküt ile domates bitkisi ayrı saksılara yerleştirilip kutularla kapatılmıştır. Kutular, aralarında hava akımını sağlayacak bir boruyla birbirlerine bağlanmıştır. Küskütün, kutuları birbirine bağlayan boruya doğru geliştiği gözlenmiştir. Bu da domates bitkisinin bir koku yaydığını, bu kokunun boru vasıtasıyla küskütün kutusuna doğru iletildiğini ve küskütün de bunu algıladığını göstermiştir.

    Başka bir deneyde küskütün bulunduğu saksının iki tarafına pamuk bez parçaları konmuştur. Bu bezlerden birine domates kökünden alınan özsuyu damlatılmış, diğerine ise domates kokusu sıkılmıştır. Küskütün, domates kokusunun olduğu bez parçasına doğru yöneldiği ortaya çıkmıştır.

    Diğer bir deneyde, eşit uzaklıktaki iki saksıya, özsuları oldukça benzer olan ve her ikisi de küskütü kendisine çekebilecek beta-myrcene maddesi ihtiva eden biraz buğday ve domates konmuştur. Küsküt, kokusunu algıladığı domatese doğru gelişme göstermiştir.

    Bitkiler haberleşir mi?
    Bitkiler, mevsim şartlarındaki değişikliklere uyum sağlayacak şekilde yaratılmıştır. Araştırmalar, ağaçların aralarında bir haberleşme olduğunu, bu sayede, en büyük düşmanları olan yaprak bitlerine karşı mükemmel bir korunma tertibatına sahip kılındıklarını göstermiştir. "Ağaçların konuşması" olarak ilgi uyandıran bu durum, ağaçların birbirlerini böceklere karşı uyardıklarının bir işaretidir. Bu haberleşme bütün kâinatı Hâkimane idare eden bir Vâhid-i Ehad'in bitkilere bahşettiği mükemmel özelliklerden biridir. Yapılan araştırmalarda, tırtıllar tarafından istilâya uğramış söğüt ağaçlarının komşusu olan ağaçların sağlıklı oldukları ve tırtılların bu ağaçlara ulaşamadıkları tespit edilmiştir. Bu sağlıklı ağaçların, böceklere nahoş tat veren fenolik ve tanin gibi kimyevî maddeler ihtiva ettiği, böylece tırtıllara karşı dirençli oldukları gözlenmiştir. Bilim adamları; kökleri ve dalları arasında hiçbir fizikî temas bulunmayan birbirlerine komşu sağlıklı ağaçlarla hasta ağaçların iletişime geçtiğini, hastalıklı olanların sağlıklı olanlara havadan kimyevî mesaj yollayarak uyardığını öne sürmüşlerdir.

    Kavak ve akçaağaçlar üzerine yapılan bir araştırma bu iddiayı desteklemektedir. Bir deneyde, iki ayrı kafes oluşturulmuş ve bunların içine ağaçlar yerleştirilmiştir. Birinci kafese yerleştirilen ağaçların yarısının yaprakları yırtılmış, ikinci kafesteki ağaçların ise hiçbirine zarar verilmemiştir. İki gün sonra yapılan gözlemde, zarar görmüş ağaçların bulunduğu kafesteki sağlıklı yapraklarda böcekleri engelleyen birtakım kimyevî maddelerin arttığı diğer kafeste ise bir değişiklik olmadığı gözlenmiştir. Bilim adamları, yırtılmış yaprakların gaz şeklinde bir sinyal yaydığını tespit etmiştir. Bu sinyal gelecek zararlara karşı hasar görmüş yapraklardan sağlıklı yapraklara gönderilen bir uyarıdır.

    Haberleşen bitkileri izlemek için son yıllarda Lima fasulyeleri üzerinde de deneyler yapılmıştır. Bir Lima fasulyesinin böcekler tarafından saldırıya uğradığında havaya kimyevî madde yaydığı, bu mesajı alan aynı bitkideki sağlıklı yaprakların ise, böceklerden korunmak için kimyevî madde ürettiği görülmüştür. Bu, bitkilerin dünyasında sanki "Sakının; tehlike geliyor!" çağrısı gibidir. Bitkideki sağlıklı yapraklarda görülen bu kimyevî madde, aynı zamanda böceklerle kaplı bitkilere komşu olan sağlıklı bitkilerde de tespit edilmiştir. Araştırmalar gösteriyor ki, bir böcek veya bir bakteri saldırısı altındaki yapraklar gaz yayarak hem aynı bitkideki yapraklara hem de komşularına kendilerini korumaları için uyarıda bulunmaktadır. Ortalama 30–40 cm civarında olan bu uyarı menzili, bitki çeşidine göre değişebilir.

    Birçok bitki etrafına güzel kokular yayar. Güllerin, yeni kesilmiş otların ve yaseminlerin kokusu geceleyin baygınlık verecek kadar hoştur. Belki de bizlerin duyamadığı bazı kokular; bitkilerin, bitkiler veya hayvanlarla haberleşmesinin bir yoludur. Bitkiler, diğer bitkilerin kokularına da duyarlı yaratılmıştır. Açıkça bilinmektedir ki, bitkiler insanlar gibi koku alma duyusuna sahip değildir. Ama küsküt misâlinde de görüldüğü gibi birçok bitki, fizikî olarak kokulara tepki vermektedir. Bitkiler, havadaki kimyevî molekülleri farklı şekilde algılayıp fizikî tepkiye dönüştürmektedir. Bu da, üzerinde tefekkür edilmesi gereken bir konudur.

    Tabiatta her şey kanunlar ve sebepler dairesinde cereyan eder. Bu da bize, bu kanunları koyan ve bu sebepleri kullanan Yaratıcı'nın (celle celâluhu) sonsuz ilmini göstermektedir. İlim ve teknolojinin ulaşacağı en son nokta; Yaratıcı'nın kudretiyle gerçekleşen girift hâdiselere sebepler dairesinde izah getirmek olacaktır. Aklı ile beraber vicdanını da çalıştıran hakiki münevverler ise, sebeplerin arkasında gizli dest-i kudreti dâima göreceklerdir.
     

Sayfayı Paylaş