1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bitkilerde Asit ve Bazlar

Konusu 'Fen ve Teknoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 16 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    1-) ASİTLER VE BAZLAR
    Bitkilerin bünyelerinde kuvvetli asitlerin ve bazların konsantrasyonları çok düşüktür, çünkü bitkiler iyi bilinen ekseri inorganik asitlerin ve bazların teşekkülü için gerekli iyonlara çok az miktarda sahiptirler. Genel olarak bitkilerde protoplazmanın pH’sı 6,9'dir.

    Hücrelerde hayatsal faaliyetler takriben bu pH derecesinde en iyi cereyan eder. Herhangi bir sebeple pH çok miktarda düşürülür veya yükseltilirse protoplazmanın yapısı bozularak biyokimyasal olaylar kesintiye uğrar. Bununla birlikte meyve suları oldukça asidiktir. örneğin, portakal suyunun pH’sı takriben 3 ve limonunki ise 2'dir.

    2-) TUZLAR
    Bitkilerin hayatında çok önemli rolleri olan tuzlar iyonlara ayrılarak bitki bünyesine girerler. Zaten karbon, oksijen hariç büyün diğer elementler bitkilere çeşitli tuz iyonları olarak alınırlar.
    [​IMG]

    3-) GAZLAR
    Su buharı, oksijen, karbondioksit ve azot gibi gazlar bitkilerin hücreleri içinde ve hücreler arası boşluklarında çok görülürler. Bunlardan CO2 ve oksijen bitki bünyesinde bir taraftan istihsal edilir ve bir taraftan da kullanılabilirler. Su buharı umumiyetle içeriden dışarı doğru hareket eder. Bitki bünyesine giren havanın azotundan bitkiler istifade edemez, ancak bu azot, azot fikse eden bazı bakteriler ve algler tarafından kullanılabilir.

    4-) SU
    Eğer çok büyük ağaçlar hariç tutulacak olursa su, bitkilerin taze ağırlığının %80 veya daha çoğunu teşkil eder. Çünkü protoplazmanın %90’ından fazlası su olduğu gibi, hücreler arası boşluklarda, hücre çeperlerinde ve hücre kofulları içinde de bol miktarda su bulunur, iletim demetli bitkilerde odun boruları da su ile doludur.

    Su yapısal bir madde olduğu gibi, iyi bir çözücüdür de. içerisinde sayısız bir çok maddeler çözünebildiğinden su bu maddelerin iyi bir taşıyışı ve bir çok hayatsal reaksiyonların beşiğidir. Bu sebepten yeterli miktarda suya sahip olmayan bir organizma hayatsal faaliyetlerini idame ettiremediğinden ölür. Suyun özgül ısısı bir çok maddelerden çok yüksektir.

    Örneğin, suyun özgül ısısı aşağı yukarı alkolinkinin 2 misli, hava ve alüminyumunkinin 4 mislidir. Suyun bu özelliği büyük biyolojik önemi haizdir. Bu özellik doğrudan doğruya ışığa maruz kalmış organizmalarda ısılarının birdenbire yükselmesini önleyerek organizmanın zarar görmesine mani olur.
     

Sayfayı Paylaş