1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Biyoyakıtlar

Konusu 'Fen ve Teknoloji' forumundadır ve ~meLek~ tarafından 25 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. ~meLek~
    Cadı

    ~meLek~ GalataSaray'ım

    Katılım:
    15 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    3.052
    Beğenileri:
    188
    Ödül Puanları:
    3.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci (:
    Yer:
    Napcan geLcenmi ki?
    Banka:
    109 ÇTL
    Yenilenebilir Enerji Kaynağı

    Tüm dünyanın küresel ısınmayla mücadele ettiği, aynı zamanda büyüyen enerji ihtiyacını karşılamak için alternatif arayışların hız kazandığı bir dönemde tarımsal potansiyelleri yüksek ülkelerde biyoyakıtlar; biyodizel, biyogaz ve biyoetanol yeni fırsat açılımları yaratmıştır. Güneş, rüzgar, hidrolik enerji, jeotermal enerji, hidrojen enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından olan biyokütle enerjisi büyük bir potansiyele sahiptir.

    Yenilenebilir, her yerde yetiştirilebilen, sosyo–ekonomik gelişme sağlayan, atıkları değerlendirebilen, çevre dostu, değişik enerji formlarına dönüşebilen, stratejik bir enerji kaynağı olan biyokütle enerjisi; biyometanlaştırma, biyofotoliz, fermentasyon, piroliz, gazlaştırma, karbonizasyon, esterleşme gibi yöntemlerle karbon ve hidrojence zengin, yüksek ısıl değerli, kolay taşınabilir ve depolanabilir, alternatif yakıtlara dönüştürülebilmektedir.

    Biyokütle hammaddeleri olarak orman ürünleri, yağlı tohumlar, karbonhidratlar, elyaf bitkileri, bitkisel artıklar ve atıklar, hayvansal atıklar, kentsel ve endüstriyel atıkların kullanıldığı düşünülürse potansiyelin büyüklüğü görülebilecektir. Doğada her yıl 150 milyar ton biyokütle üretilmekte, bunun ancak %10‘u ticari olarak kullanılmaktadır.




    Dünya artık bu büyük potansiyeli harekete geçirmenin mücadelesini vermekte ve biyokütle teknolojisi önemli boyutlar kazanmaktadır. Enerji arzının güvence altına alınması ve küresel ısınma ile mücadele açısından önem kazanan ve dünyanın gündemine oturan biyoyakıtlar tüm dünyanın ilgi odağı olmuş ve zorunluluk bağlamında tedbirler geliştirilmeye başlanmıştır.

    Dünyada Biyoyakıtlar
    İsveç otomobil ve motor fabrikalarına biyoyakıt kullanımı ile ilgili zamana yayılı yaptırımlar öngördü. Brezilya akaryakıt ihtiyacının % 80’ini biyoyakıtlardan karşılamayı başardı. Hatta ABD ile ihracat anlaşması imzaladı. Çin ve Hindistan on binlerce tesis yatırımı yaptı. ABD Biyoetanolde %10 zorunlu kullanıma geçti. Biyoetanol için “Switch grass” denen çim türü geliştirildi. Biyodizelde inanılmaz hamleler yaptı. Biyodizelin stratejik yan ürünü gliserinin insan sağlığında petrokimya ürünleri ile değişimini sağladı. ABD’de artık kalp stenleri petro kimya ürünlerinden değil biyodizel yan ürünü gliserinden yapılıyor. Almanya’ya gelince kanolada yeni bir çeşit geliştirerek yağ oranını % 48’e çıkardı.

    1 Ocak 2007’den itibaren Biyodizel ve biyoetanolün % 5 kullanımını zorunlu kıldı. Biyodizelde dünya birincisi olan Almanya kanola üretimini biyodizelin lokomotifliğinde 6 yılda 7 milyon tona çıkardı. Şimdi de biyogazda önemli hamleler gerçekleştiriyor. 1991 de 120 adet olan biyogaz tesis sayısı %2800 artış göstererek 2006 senesinde 3500 tesise ulaştı.




    Biyogazdan bugün elektrik üretiminin %1’ini karşılıyor. 2020’de hedefi % 17. Bu hedefi yakalamak için 2020’ye kadar 7, 6 Milyar euro yatırım yapmayı , 85. 000 kişiye istihdam sağlamayı bu hedefi gerçekleştirdiğinde 2020 yılında 103 milyon ton/yıl karbondioksit azaltmayı öngörüyor. Şu anda bir büyük hamle daha yaparak biyogazdan doğalgaz elde ettiler.

    Tabi ki böylesine önemli gelişmelerin altında yatan gerçek sağlam bir kanuni düzenlemedir. Almanya’da biyoyakıtlar kendi kanunları içerisinde yani yenilenebilir enerji kanunu içerisinde yer alır. Kanunun tam adı; “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Öncelik Tanıma Kanunu”dur.

    Fosil yakıtlarla eşitliği öngören değil, biyoyakıtlara öncelik tanıyan koruyan ve kollayan, teşvik eden bir kanundur. Biyoyakıtların küresel ısınmaya karşı kanunla korunmasının gerekli olduğunu ifade eden kanun “kirleten öder” prensibi ile hareket ettiğini açıkça belirtmektedir.

    Türkiye'de Biyoyakıtlar

    Türkiye’de biyoyakıtlara bakarsak 2000’li yılların başında gündeme geldi. Üniversitelerdeki çalışmalar hızla gelişti.
    İlk kez biyodizel ve biyoetanol ismi 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nda harmanlanan ürünler arasında yer aldı. (4. 12. 2003) Amacı; “Bu Kanunun amacı; yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamaktır.” diyen bir kanun içinde ve “Ürün: Fiziksel veya kimyasal işlem, rafinaj veya diğer yöntemlerle ham petrol ve/veya ürünlerinden elde edilen ürün veya ara ürün herhangi bir hidrokarbonu, ifade eder.” şeklinde tanımlanan ürün içinde değerlendirildi. Bu Kanunda Biyodizelin ÖTV dışında tutulması nedeniyle yatırımlar dünyaya paralel biçimde hızla arttı.

    Tabii ki sektörün kanuni düzenlemelerden önce hızlı ve yanlış gelişimi acil önlem alma gereğini ortaya koymuş ve mevcut kanuni yapıya ilave gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Ancak gelinen noktada anlaşılmıştır ki biyoyakıtlar kendisini ifade etmeyen bir kanun içinde yer aldıklarında eşyanın tabiatına aykırılık zuhur edecek ve gelişme sağlayamayacaklardır. Biyoetanol uygulamasına sadece bir dağıtım şirketinin itibar etmesi düşünülmesi gereken bir konudur..
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş