1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bize Bakıyorlar…

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve wien06 tarafından 27 Ekim 2008 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    BİZE BAKIYORLAR…

    Bize bakıyorlar… İkisi de kaşlarını çatıp, gözlerini kısarak bakıyorlar. Anlamaya çalışıyorlar olup bitenleri…
    Üniversitenin çıkış kapısında arkadaşımı beklerken gördüm ilk kez onları. Her gün bakıyordum oysa. Bir şeyler ifade ediyordu benim için Ama o gün daha dikkatli bakınca… Gözlerini gördüm onların. Bir şey bekliyorlardı benden Üniversitenin kapısından gelip geçenlere bakıp bir şey istiyorlardı.
    Bakışları sert, kararlı ve cesur. Biraz öfkeli… Ama yine de umutlu. Dimdik duruyorlardı karşımızda. O bakışları… Savaşın tüm yoksulluğunu örtüyordu. Kimdi, nereliydi? Savaşın kendisiydi, Ötesi önemli değildi…
    Dimdik duruyorlar karşımızda. Herkes gelip geçiyor. Gören gözler tanıyor onları, kimisi bakmıyor bile, öylesine geçip gidiyor.” Ben buradayım!” diyor oysa bakışları. ”Ne olursa olsun buradayım!”diyor. Buradayım! Sizin için, Vatan için İstiklâlimiz için…
    Savaşın tüm yoksulluğunu örtüyordu. Dimdik duruyorlar karşımızda Uzun boylu Mehmet’in ellerine gidiyor bakışlarım. Bir yüzük sağ elinde parlıyor… Sevgililer geçiyor yanımdan el ele… Mutlular…Onları kimse ayıramaz; Öyle diyorlar…!
    Bize bakıyorlar... Görmüyor musunuz? Bir şey istiyorlar.”Ne için savaştık?” diyorlar.”Peki siz ne yaptınız?” birileri geçiyor yanımdan. Aldığı ayakkabıdan bahsediyor biri; “Nasıl, güzel mi? Ooo çok pahalıymış!”
    Dimdik duruyorlar karşımızda hazır ol vaziyette. Ayakkabıları olmayan Mehmetler… Birilerini bekliyorlar.

    Anası oluyorum birden.”Evladım! Tozdan topraktan sakındığım, üşütmesin diye kazaklara, yünlere sımsıkı sardığım, karnı doymayınca uyuyamadığım… Nedir oğul diyorum, nedir bu ayrılık?” alıp bağrıma basıyorum.

    Sevgilisi oluyorum birden;” Yârim” diyorum…”Bir bakışına kurban olduğum, elinden tutmaya kıyamadığım, sevdiğim… Bekliyorum!” diyorum.”Sen git yârim, gözün arkada kalmasın sakın! Ben beklerim!...”

    Babası oluyorum,”Git oğul” diyorum, “Şehit olmadan gelme sakın!” Vatanımız, namusumuz sana emanettir !” diyorum “Aslan Mehmet’im ben seni bu günler için yetiştirmedim mi? Git oğul!..Hiç düşünme… Tereddüt etme… Şehit olmadan gelme…”


    Çocuğu oluyorum. Doyamadığım babam, bir kerecik yüzünü göremediğim, ancak kitaplarda, şiirlerde hep adını duyduğum, ama dokunamadığım, dizlerine yatamadığım babam! Adını bilmediğimiz, hep “Mehmet” diye seslendiğimiz babam…


    Torunu oluyorum birden.”Dedem” diyorum .”Canım dedem… Sen merak etme, gözün arkada kalmasın” diyorum.”Ben buradayım, biz buradayız! Öyle kaşlarını çatıp öfkeyle bakma bana. Hala dimdik ayaktayız! Bizde buradayız. Yanındayız…”

    Bize bakıyorlar bir şey istiyorlar bizden “Ne için savaştık, ne için, kim için öldük?” diyorlar. ”Peki siz ne yaptınız?” diyorlar. Bir gün, bir yerde, bir şekilde tekrar karşılaşacağız. O gün onlar için hiçbir şey yapamamış olmanın ezikliğiyle başımiz öne eğik kalmayalım.Çünkü;
    onlar hâlâ bize BAKIYORLAR!…


    Kaynak: Savunma ve Havacılık Dergisi
     

Sayfayı Paylaş