1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bize Böyle Öğretmişler Sevmeyi!

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 11 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.094
    Beğenileri:
    4.417
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    811 ÇTL
    Böyle Öğretmişler Sevmeyi!Bir vazgeçiş gibi öğretmişler bize sevmeyi. Oysa tuhaf değil mi, üç gün önce yabancı saydığın biri için gereğinden fazla vericilik? Gerçi yabancı olmasaydı da fazla ya…
    Zapt etmeden sevmek, sevmek değilmiş gibi geliyor bize. Bütün kırışıkları ütülemeden durmuyor içimiz. Birinin hayatına girdiğimizde, onu derleyip toplamakmış gibi geliyor işimiz.
    Birini sevmeye başladığımızda, durmak nedir bilmeyenlerdeniz. Aslında bu cümle şöyle de kurulabilir: Biri bizi sevdiğinde, hayatımızı teslim etmeye ne kadar meyilliyiz!
    Bir ışık görelim yeter ki tünelin ucunda, bütün bir ömrün üstüne çizgi çekebiliriz. Bu kadar mı açız sevmeye, sevilmeye? Kendimizi yok saymak pahasına, bir sevgi kırıntısı peşinden koca ömrü sürükleyebiliriz.
    Kendini yok ederek sevmek, gerçekten sevmek midir? Saçımızı süpürge ederek sevildiğini öğrettiler bize. Süpürge ettiğimiz saçların hesabını sormak da, bu plana dahil midir?
    [​IMG]

    Vermeye peşinen gönüllüyüz, ne varsa elimizde, gönlümüzde, avucumuzda. İnatla, ısrarla durabiliriz birinin hayatında sevmek adına. Mıh gibi saplanır kalırız çünkü biz, sevdiğimizde kendi hayatımızı feda edebilme kapasitesine sahibiz.

    Böyle öğrettiler bize! Sevmeyi abartırız biz! Biz verdikçe, alır karşı taraf elbette, bunda bir gariplik yok. Bizim kuşattığımız gibi, o da kuşatır hayatımızı. Yasaklar, kısıtlamalarla çevriliriz. Bu sefer de şikayet ederiz.
    Hayatımızın merkezi yaparız, her “seviyorum” diyeni. Üstüne hayaller kurarız, gelecek düşleriyle süsleriz gün boyu aklımızı. Her şey onun içindir artık, bir çırpıda hayatımızı yakarız.
    Sevmeyi böyle öğretmişler bize. Önce kabulleniriz kıskançlıkları, sevginin gösterisi sayarız. Hoşumuza gider emir almak, laf dinlemek. Sonra fazla gelir, cayarız.
    Bize sevmeyi böyle öğretmişler. Bir damla sevgi için, kendimiz yok sayarız. An olur, zaman geçer, pişman oluruz. Sonra dönüp aynı yola, kendimizi ararız….
     

Sayfayı Paylaş