1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bizi iyi Sakla Tanrım Gidiyor Hayat..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 20 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    I.

    bizi iyi sakla tanrım gidiyor hayat
    bizi yokla
    bize yeni bir keder yarat

    çünkü bizdik dökülen
    hayat hırpalanırken büyülü çanaklarda
    ağır bir dua altında kırılırken yalanlar
    gömülen bizdik azize göğsündeki iksire
    ağaran dünya ve kirpiklerimizden artakalan ne varsa
    ne varsa bilinmeyen
    mevsimleri dolduran yalnızlıklardan
    tütün kâretmez yaralardan arta kalan ne varsa
    dizdik yanaklarımıza
    süzülsün
    birazdan başlarız
    azize
    yani iyi bir kederin
    yani yerlilerin şarkısına

    çünkü biz
    en eski yerlileriz
    gideriz yürek tokuşturmaya
    ve deniz
    gideriz hep rüya
    kaburgalarımıza biriken ne varsa
    ne varsa kışkırtan bizi
    alır gideriz

    ama yorgun alkışlar lanetliyor bedenimizi
    sanki yokuz
    terliyor günler paralarla haberlerle üşüyoruz
    çözülüyor dudaklarımızdaki tuzun kimyası
    yıllarca beter bir bilmeceden uykusuz
    bir hayal gümbürtüsüyle kalkıyoruz halaya

    yani aynı yazgıya
    yani yaşadığımızı biliyoruz
    yani kirpiklerinle aynı yerdeniz
    ıslandıkça ruhlarımız senin zamanlarınla
    körpeler büyüdükçe yürek tokuşturmaya
    şehirleri savuran şarkımıza başlarız
    hazırız
    gülümse bizi tanrıyla buluşturmaya

    yetmez içimizde boğulmaya bu deniz
    kirpiklerinle aynı yerden
    yalnız aşka yenilen
    yerlileriz azize



    II.

    birşey yap azize şiirden olsun
    ıslansın hep içim nehirden olsun

    iyi sakla beni bahar geliyor
    iyi sakla beni çıldıracağım
    acı ilerliyor aşk ilerliyor
    ruhumdan bir cennet kaldıracağım

    birşey yap ve görün aşkla diz dize
    göstersin dibini hayat denizi
    anlat deliliği anlat azize
    her yağmurda aynı yaranın izi

    kimi rüyasında bir kelebeğe
    yağmurdan tabutlar yapıyor gibi
    kimi yeraltından bakıyor göğe
    herkes aynı şeye tapıyor gibi

    andolsun hayat da durur azize
    çeker baharlardan elini tanrı
    kıyamet aşkı da vurur azize
    unutur yağmuru çöl yangınları

    ölümü ürperten birisi mi var
    baharı coşturan böyle azize
    duvarın ötesi yine bir duvar
    sonsuzluk gördün mü söyle azize

    daraldı odalar sonra balkonlar
    gökyüzü çalarız sinemalarda
    o çocuk balonlar o istasyonlar
    herşey bir aşk için susar susar da

    iyi sakla beni çıldıracağım
    acı ilerliyor aşk ilerliyor
    ruhumdan bir cennet kaldıracağım
    iyi sakla beni bahar geliyor


    III.

    beni iyi sakla tanrım yağmurdan geldim
    ateşleri azdıran karanlık bir yağmurdan
    bir yağmur yanağında kırıldı çömleklerim
    bir yağmur yanağından geçtim uçurumlara
    yüzüm ıslak camlarda
    aklım uçurtmalarda
    gökyüzüyle sınanmış bir maviye düşerdim
    düşerdim uzaklara
    kalktığım her sahurdan

    her sözcüğe ayrı bir yağmurdan geldim
    çocuklar artırmadan o efsane maviyi
    yağmurlar anlaşılmadan

    her bahar çıldıran sularla geldim
    belki de sular böldü beni binbir iklime
    hiçbir dilde olmayan sorular böldü
    ablam
    babamın ilk acısı
    ben küçükken öldü
    ve ben küçükken kestim bir çocuğun kolunu
    korkuyu böyle erken yaptım çocuk oyunu

    bir çocuk oyunu parça parça ateşten gölgelerim
    inkar ettim ve sevdim hayata çarpan tüm yanlarımı
    ve hain bir sevgiliyi sarmalayan ellerim
    vermedi yağmura günahlarımı
    sonsuza doğru çember çevirdiğimiz günlerin kavgasında
    müphem bir umuda asıldı deniz
    dönüp sordum yağmura
    arkadaşlarımı

    bütün bu olup bitenden sonra
    azize yine de özler mi bizi
    ben sizinle birlikte geçtiğim o denizi
    yıllarca bir daha bir daha bir daha geçtim
    geçtim şehirler altüst oldu gülümsedi çocuklar
    dağıma geri döndüm kendi suyumdan içtim

    belki çıkmam sabaha
    geceleyin vururlar
    döner miyim bir daha
    söz veremem çocuklar

    yağmurlar birgün gerçekten yağar
    azize dua etsin ateş üstünde
    hayat aptallaşır bize gün doğar
    el eder sevgili güneş üstünde


    IV.

    beni sen durdur azize bitmiyor yollar
    beni sen vur
    beni sustur bitsin sorular

    beni sen durdur azize yollara çıktım
    bütün kederlerimi yaktım ve ağlaşacak ne varsa
    alevlerini sana
    küllerini elazize bıraktım

    önce ölümler çaktım çarmıha çevirdiğim günlere
    kıyamet gözkırpacak çıldıracaktım
    ve ruhumda gökler düşerken yere
    aklımı maviye aldıracaktım

    yıllarca yeniden çıktım yollara
    yıllarca aktım dünyanın bütün nehirlerinde
    aktım durdum uçsuz bucaksız yatağında herşeyin
    son sınırlarda en derinde

    nasıl dayanabilir insan yuvarlanınca boşluğa kendi dağından
    ya da balık gibi takılınca ağlara
    kayan bir damla gözyaşıyken dünyanın yanağından
    karışmak isterken yağmurlara
    çıkarıp efsanemi tüm yüzyıllardan...
    anla ki azize çığrından çıktım

    imkansıza soyunup çıktım yollara
    çatırdayacak sandım çırılçıplak dünyanın iskeleti
    çatırdayacak yalnızlıklar ayaklarımın altında
    ve kocaman şehirlere yeni bir büyü
    çatlayan bir bahar olacaktım kırlara

    çıktım yolllara
    artık hatırlayabilir miyim o muhteşem şiirden bir iki dize
    basar mı bağrına artık beni sevdiğim
    beni durdur azize
    beni yağmura
    beni ateşe
    beni denize



    ALINTI..
     

Sayfayı Paylaş