1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Böbreklerde Diyabet Riski!

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Papatya tarafından 13 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.772
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.919 ÇTL


    [​IMG]

    Ancak ideal olanın, her diyabetik hastanın kan şekerini ve kan basıncını normal sınırlarda tutarak böbrek hasarı olasılığını minimuma indirilmesi olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, diyabetin böbrek sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bilgi veriyor.

    Kontrol altına alınmamış diyabet, kronik böbrek yetmezliğinin en önemli nedeni. Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, günümüzde diyaliz tedavisi görmekte olan hastaların yüzde 30-40'ındaki böbrek yetmezliğinin diyabetten kaynaklandığının altını çiziyor.

    Böbreklerin mükemmel çalışan bir süzme sistemi olduğunu ifade eden İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, böbreklerin metabolizmamızdaki atıkların vücuttan atılması kadar kan basıncının düzenlemesi gibi daha birçok önemli görevleri olduğunu belirtiyor.

    Diyabet hastalarını uyaran İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Atasoyu, "Diyabete bağlı olarak, böbreklerde oluşan hasarlanma "Diyabetik nefropati" olarak adlandırılıyor. Bu durum idrarda albumin-protein varlığı, böbreklerin süzme hızında (GFR) ilerleyici şekilde azalma (böbrek yetmezliği) ve kan basıncı yüksekliği ile kendisini gösterir" diyor.

    Böbrek dokusunda diyabete bağlı hasar oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için "Mikroalbuminüri" adı verilen idrar testi ile protein kaçağı arandığını belirten Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, eğer önlem alınmazsa bu protein kaçağının daha da artarak, makroalbuminüri veya aşikar proteinüri adı verilen geri dönüşümü olmayan ve ilerleyici böbrek hasarına kadar gidebildiğini vurguluyor.

    Doç. Dr. Atasoyu, özellikle Tip 2 diyabet hastalarının hemen hemen hepsinde var olan yüksek kan basıncının diyabetik nefropati gelişmesinde önemli rol oynadığını ifade ediyor.

    Tanı ile birlikte böbrek hasarına da bakılmalı

    Tip 1 diyabet (insüline bağımlı diyabet) tanısı olan hastalarda genellikle, ilk beş yılda böbreklerde herhangi bir sorun görülmediği için eğer bilinen bir böbrek hastalığı yoksa, mikroalbuminüri ve diğer böbrek işlevleri ile ilgili testlerin, hastalığın beşinci yılından itibaren düzenli olarak yapılmasını öneren Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, buna karşın Tip 2 diyabet hastalarında, hastalığın tanısı konduğu anda böbreklerde hasar olup olmadığının araştırılması gerektiğini, çünkü Tip 2 diyabetin belirgin hale gelmeden önce de böbrek hasarına neden olabildiğini vurguluyor.

    Kimler risk altında?

    Özellikle kan şekerinin yüksek olması
    Kan basıncının yüksek seyretmesi
    Sigara içilmesi
    Şişmanlık
    Diyabetin erken yaşlarda ortaya çıkması
    Genetik yatkınlık gibi…
    etkenlerin varlığında diyabetik nefropati gelişme olasılığı daha yüksek oluyor.

    Hastalığın belirtileri neler?

    Bu hastalığa özgü bir belirti bulunmadığını vurgulayan Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, ilerleyen dönemde vücutta şişmeler, kan basıncının sürekli yüksek seyretmesi gibi belirtilere ek olarak; böbreklerin süzme işlevlerinin giderek bozulması ve azotlu atık maddelerin vücuttaki birikimine bağlı olarak halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kilo kaybı, uyku düzeninde bozulmalar ve kaşıntı gibi yakınmaların oluşabileceğini belirtiyor.

    Tedavinin başarısı için hastanın bilinçli olması gerekiyor

    Hastalığın erken dönemde saptanması durumunda birtakım tedaviler ile önlenebildiğini ya da ilerlemesinin yavaşlatılabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, ancak ideal olanın, her diyabetik hastanın kan şekerinin ve kan basıncının normal sınırlarda tutularak nefropati olasılığının minimuma indirilmesi olduğunu vurguluyor.

    Ayrıca böbrek yetmezliği gelişmiş olan hastalarda böbrek üzerinde olumsuz etki oluşturabilecek diğer faktörler konusunda da dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, "Örneğin hekim reçetesi olmaksızın gelişigüzel ağrı kesici ilaçların ve antibiyotiklerin kullanılması ya da diyabet hastalarında böbrek işlevleri dikkate alınmadan damardan ilaç verilerek radyolojik incelemelerin yapılması böbrekler üzerinde ek bir travma oluşturabiliyor" diyor.

     

Sayfayı Paylaş