1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

BOLŞEVİK İHTİLALİ-nedir-bolşevik ihtilali nasıl ortaya çıktı

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve dderya tarafından 13 Mayıs 2015 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.296
    Beğenileri:
    7.486
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    216 ÇTL
    BOLŞEVİK İHTİLALİ

    Çarlık Rusyası’nda Gregoryen takvimine göre 24 Ekim 1917'de, Miladi takvime göre 7 Kasım 1917'de gerçekleşen Bolşevik İhtilali, Petrograd'daki Kışlık Saray'ın Lenin'önderliğindeki Bolşeviklerin eline geçmesiyle başlamıştır. Bolşevik İhtilalinin insanlık açısından önemi, tarihin en kanlı, en acımasız ve en zalim ideolojilerinden biri olan komünizmin ilk defa iktidarı ele geçirmesidir.

    Komünist ihtilali oluşturan sebepleri anlamak için öncelikle 1917 Rusyası’nda yaşananları incelemek gerekir. Askeri başarısızlıklar, yokluk ve Çarın siyasi uygulamaları ülkede bir gerilime neden olmuştu. Bu gerginlik Petrograd ayaklanmalarına ve Rus otokrasisinin çökmesine sebep olacak düzeye kadar yükseldi. Halk gösterileri yoğunlaştı. Ordunun başındaki yetkililer bu siyasi gerilimin dozunu azaltmak için halk meclisi Duma ile ortak bir çözüm bulmaya çalıştılar. Meclis’ten çıkan karar Çar II. Nikolay'ın tahttan indirilmesi ve tüm yetkinin Duma'ya verilmesi yönündeydi. Teklif çara ulaştığında önce bunu reddetti. Ancak daha sonra yönetim hakkından leragat ettiğini açıkladı, çünkü ülke karışıklığa sürüklenmek üzereydi. Ancak, Rus devleti ve halkı için asıl tehdit, Marx'ın kitaplarından ve yanılgılarından etkilenen, ülkedeki gerginliği sürekli olarak ür inandırmaya çalışan, halkı ayaklanmaya yönelten bir kitlenin varlığıydı. Bu kimselerin iddiasına göre tek çözüm komünist bir ayaklanmanın yapılması ve komünist ideolojinin iktidara gelmesiydi. Ne var ki sözde çözüm olarak sunulan bu seçenek hayata geçirildiğinde, tüm dünya komünizmin gerçek yüzüyle tanışmış oldu. Bu batıl ideoloji uğruna binlerce insan idam edildi, on binlercesi toplama kamplarında çalıştırılıp katledildi, yüz binlercesi yurtlarından zorla çıkarılıp Sibirya steplerinde sürgüne yollandı, kasten oluşuturulan kıtlıklar yüzünden hayatını kaybetti, en korkunç işkencelere uğradı, beyni yıkanmış komünist militanlar tarafından kurşuna dizildi, boğazlanıp öldürüldü.


    Devrimine uzanan olaylar zinciri

    Vladimir Lenin'in, 1903 Kongresi'nde sosyalizme dair düşüncelerini ifade etmesiyle Rusya'daki karışık ortam iyice alevlenmişti. Lenin, bu kongrede çoğunluğun desteğini aldığı için, taraftarlarına Rusça'da çoğunluğu ifade eden "Boîsc\ik’ adı verilmiştir. Marxistler'in kurduğu Rus Sosyal Demokrat Partisi içinde giderek yükselen Vladimir İlyiç Lenin, Marxizm'e kendince yeni bir yorum getirmiş, bu materyalist ideolojiyi kan dökme aracına dönüştürmüştü. Lenin'e göre devrim "Komünist Parti" tarafından gerçekleştirilmeliydi. Komünist Parti, silahlı mücadele ve propaganda yöntemlerini kullanarak devrim gerçekleştirecek, iktidarı ele geçirdiği andan itibaren de Lenin'in "proleterya diktatörlüğü" adını verdiği otoriter bir rejim kurulacaktı. Bu aşamadan sonra rejim muhalifleri tasfiye edilecek, özel mülkiyet ortadan kaldıracak ve toplumun komünist düzene
    doğru ilerlemesi sağlanacaktı. Lenin’in ortaya attığı bu teoriyle birlikte komünizm, eli silahlı terör gruplarının ideolojisi haline gelmiş oluyordu. Lenin’den sonra da dünyanın dört bir yanında kendilerini kan dökerek devrim yapmaya adamış yüzlerce "komünist parti" veya "işçi partisi" ortaya çıktı.
    1905 yılına gelindiğinde Rusya'nın içinde bulunduğu karışıklıktan faydalanan Lenin bu politikalarını uygulama aşamasına geçti. İlk ayaklanma Potemkin Zırhlısındaki bahriyeliler tarafından çıkarıldı. Çarlık Rusyasına karşı yapılan bu ilk girişim başarısız oldu. Çünkü Odessa’da isyan çıkaran halk Çar'm muhafızları tarafından püskürtüldü. 1906 yılında ise Lenin, Proletari dergisinde takipçilerine şöyle yol gösteriyordu:


    Bizim ilgilenmekte olduğumuz olgu; silahlı mücadeledir, bu mücadele, bireyler ve küçük gruplar tarafından yürütülmektedir... Silahlı mücadele, birbirlerinden kesinkes olarak ayrılması gereken, farklı iki amaca yöneliktir; önce, bu mücadele kişilere, liderlere ve ordu ve polisteki görevlilere suikast yapmayı amaçlar, ikinci olarak, hem hükümete ait; hem de özel kişilere ait para kaynaklarına el koyar. El konulan paralar kısmen parti kasasma, kısmen özel silahlanma amacına ve ayaklanma hazırlığma, ve kısmen de tanımlamakta olduğumuz mücadeleye katılan kişilerin geçimine gider. Büyük el koymalar (Kafkasya 'daki 200.000 rublelik, Moskova'daki 875.000 rublelik gibi olanlar) gerçekten de öncelikle devrimci partilere gitmştir -küçük elkoynmalar çoğunlukla, bazen de tümüyle "elkoyucularm"geçimine gider.


    Bundan sonra Bolşevikler, Lenin'in öngördüğü yasa dışı eylemlerin üzerinde durdular. Örgütlenmelerini genişlettiler. Hükümete ait paralara el konulması, polise, askere ve devlet görevlilerine suikastler düzenlenmesi, resmi kurum- ların soyulması gibi eylemler yaptılar. Bu eylemlerle geçen
    yılların ardından Bolşeviklerin planladıkları devrim gerçekleşti. Aslında 1917 senesinde iki ayrı devrim yaşar . Şubat ayında gerçekleşen ilk devrimde, Rus Çarı II. \ıkt Lr, tahtından indirilerek, ailesiyle birlikte hapsedildi. Ardından demokratik bir hükümet kuruldu. Ancak Bolşevikler in amacı demokratik bir yönetim değil, "proleterya diktatörlüğü" kurmaktı. Ekim ayında devrimle birlikte Lenin ve en büyük yardımcısı Trotsky önderliğindeki komünist militanlar önce hükümet merkezinin bulunduğu Petrograd ı, ardından Moskova'yı ele geçirdiler. Her iki şehirdeki çatışmaların sonucunda dünyanın ilk komünist rejimi kurulmuş oldu. Bu devrimin ardından Rusya'da büyük bir iç savaş çıktı.


    İç savaşla geçen yıllar

    Bolşevikler kendi hükümetlerini kurmalarının ardından bir dizi radikal önlem alarak Kurucu Meclis te secim yaptılar. Kurucu Meclis Ocak 1918'de toplandı. Çoğunluğu sosyalist devrimcilerden oluşan meclis, I. Dünya Savaşı’ndan sonra imzalanan Brest-Litovsk Barış Antlaşmasının şartlarına itiraz etmeyi düşünüyordu. Ancak antlaşma maddeleriyle ilgili yapılacak uluslararası görüşmeler öncesinde Meclis dağıtıldı. Bu, iç savaşı tetikleyen bir unsur oldu. Ülkedeki tüm akımlar ve taraflar silaha sarıldı. Çar yanlısı generallerin topladığı Beyaz Ordu ile Trotsky nin önderliğindeki Kızıl Ordu arasında geçen savaş üç yıl boyunca devam etti. Özellikle halk için, 1918 yazı ile Mart 1921 arası oldukça zorlu bir dönem oldu. Erzak dağıtımı karneye bağlandı, köylülerin ürünlerine el kondu. Ticarethaneler zorla devletleştirildi. Gerek Kız:'. ordu birlikleri, gerekse Lenin'in kurdurttuğu "Çeka" adlı gizi: polis örgütü, kendilerince devrime karşı gördükleri bütün toplum kesimlerine karşı büyük bir terör politikası uyguladılar. Bolşevikler, girdikleri her şehirde kendi ideolojilerine ılımlı bakmayan kesimleri katliamdan geçiriyor, halka korku salmak amacıyla abartılı vahşetler gerçekleştiriyorlardı. Bu iç savaşın sonunda Rusya'da komünizm iktidara ulaştı. Temmuz 1918 de Lenin'in emriyle Bolşevik militanlar, Çar II. Nikolay ve tüm ailesini (üç çocuğu ile birlikte) kurşuna dizerek idam ettiler. Bu tarihten sonra tüm Rus topraklarında acımasızlık, fakirlik, adaletsizlik ve zulüm dolu bir süreç başladı.

    Bolşevikler, yok ölmek isledikleri herkesi, belirli kategoriler altında damgalıyorlardı. Örneğin "burjuvalar" veya Bolşevikler den farklı bir sosyalizm anlayışını savunan "Menşevikler’, kurulan yeni rejimin önde gelen düşmanlarıydı. En kalabalık ve en çok hedef gösterilen kesim ise, "kulak" sınıfıydı. Kulaklar, Rusça'da zengin toprak sahiplerine verilen isimdi. Lenin, devrim ve iç savaş boyunca, kulaklara karşı acımasız bir terör uygulanmasına dair yüzlerce emir yağdırdı. Lenin'in bütün talimatları Bolşevik militanlar tarafından yerine getiriliyordu. Bolşevikler, komünizmi benimsemek istemeyen herkesi tasfiye etmeye giriştiler. Lenin'in emirleri doğrultusunda binlerce insan sorgusuz sualsiz kurşuna dizildi. Pek çok rejim muhalifi de "Gulag" adı verilen ve tutukluların çok ağır şartlarda ölesiye çalıştırıldıkları toplama kamplarına gönderildi. Çoğu bu kamplarda hayatlarını yitirdi. 1918-1921 yılları arasında Bolşevik rejime karşı ayaklanan yüz binlerce işçi ve köylü katledildi.
    Tarihçi Richard Pipes, gizli Sovyet arşivlerine dayanarak yazdığı The Unknown Lenin (Bilinmeyen Lenin) adlı kitabında, Lenin’in Bolşeviklere verdiği sayısız cinayet, katliam, işkence emirlerini ortaya çıkarmakta ve sonuçta şu yorumu yapmaktadır:

    Mevcut delillerle Lenin'in idealist değil, ancak gerçek va da hayali olsun sorunları çözmenin en iyi yolunun, onlara sebep olan insanları öldürmek olduğuna inanan bir toplu katliama olduğunu reddederek imkansız hale gelmektedir. 20. yüzyılda on milyonlarca ha vatın yok olmasına politik ve sosyal imha uygulamasını ilk olarak meydana getiren/başlatan kendisidir.


    İç Savaşın Sonunda Rusya


    1921 yılında iç savaşın sona ermesiyle barış yeniden sağlandı. Ancak Rusya tam bir harabe görünümündeydi. Halk fakirlik ve zulüm altında iyice ezilmişti. Komünist sistemde halk bütün gücünü yitirmişti. Üretim yapan her işletmenin, iş yerlerinin, bankaların devletleştirilmesi ekonomiyi tam anlamıyla felce uğratmıştı. Bunun yanı sıra Komünist Parti kendi içinde de tam bir birlik oluşturamamıştı. Mart 1921'de devrimin ilk militanları olan Kronştadt denizcileri, Sovyet hükümetine karşı ayaklandılar. İstekleri yeni bir meclisin toplanmasıydı. Ayaklanma acımasızca bastırıldı, ancak böyle bir durum hükümet için tedbir alınması gereken bir uyarı niteliğinde oldu. Lenin, ekonomik anlamda bir rahatlama oluşması için farklı bir politika izlemesi gerektiğini anlamıştı. Bu amaçla Yeni Ekonomi Politikasını (NEP) başlattı. Bu yeni politikayla Lenin, özel işletmelere bir ölçüye kadar izin verip, bir iç yumuşama ortamının oluşmasını sağladı. O döneme kadar köylünün ürünlerine el konulup, her- şeyi alınırken, bundan sonra uygun şartlarda vergi alınması yoluna gidildi. Ülke biraz da olsa içinde bulunduğu zor şartlar-dan yavaş yavaş kurtulmaya başlamıştı. Ancak Lenin'in ekonomiyi kurtarma politikası sağlam bir temele dayanmıyordu ve uzun vadeli bir başarı sağlanamadı.
    1924 yılında Lenin'in ölümüyle birlikte, ilk komünist rejimin kurulduğu Rusya’da kanlı dönemin ilk perdesi kapandı, ancak bu kez daha zorlu bir süreç başlıyordu. Lenin’in ardından Sovyetler Birliği iktidarını ele geçiren Josef Stalin, Lenin’ den bile daha zalim ve daha sadistti. Kısa sürede modern tarihin en büyük "korku imparatorluğu'nu kurdu.

    kaynak:

    Nurşah Aksoy'un Tarihe Yön Veren Olaylar kitabı
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş