1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bolu Antik Kentleri (Karadeniz Bölgesi)

Konusu 'Turizm Rehberi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 21 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Bolu Antik Kentleri (Karadeniz Bölgesi)

    Bithynion, Claudiopolis (Bolu) Antik Kenti

    [​IMG]Bolu yöresindeki ilk antik kentin Bithynion olduğu bilinmekle birlikte, bu kentin, bugün Bolu Müzesinin bulunduğu tepe üstü alanda ya da, yöre halkının Eskihisar/Hisartepe dedikleri alanda mı yer aldığı kesinlik kazanamamıştır.

    Bithynion’un, Bithynia krallarından I.Nikomedes (İÖ.280-260) ya da Ziaela (İÖ.260-228) döneminde kurulduğu sanılmaktadır. Bithynion sözcüğü Hellen dilinde “Bithynios yeri” anlamına gelmektedir. Claudiopolis de “Cladius kenti” anlamındadır.

    Bithynion’a yerleşen halk Bithynia’nın yerlisi değil, Yunanistan’da Arkadia bölgesindeki Mantineia kentinden gelme göçmenlerdir. Bithynia kralları kendilerinden önceki karia kralı Mausolos’un yaptığı gibi, kendi ülkelerini Hellenleştirme politikasını izlemişlerdir. Bithynhlerden sonra, yöre Romalıların egemenliğine geçmiştir. C. Papirius Carbo, Domitianus, Hadrianus, İulia Domna, Caracalla, Macrinus, Elagabalus, İulia Paula, Severus Alexandres, Maximinus, Philip, Galianus’un bastırdığı paralara çok miktarda rastlanmakta olup, bunların bir kısmı müzelerde korunmaktadır.

    Strabon’a göre, Bithynia’nın iç kısımlarında, Tieion’un üst tarafında kurulmuş olup, sığırlar için en mükemmel otlak olan ve Salanites peynirinin yapıldığı Salona etrafındaki toprakları da içine alan Bithynion ve aynı zamanda Bithynia’nın merkezi olan (Bithynion) ve çok geniş ve verimli olduğu halde, yazın sağlık için hiç de iyi olmayan bir ova tarafından çevrili bulunan Askania gölünün kenarında kurulmuş Nikeia da yer almaktadır.

    [​IMG]Bithynion, Batısında Kieros/Prusias ad Hypium, doğusunda ise Paphlagonia yolu üzerindeki Krateia yer almaktadır.

    MS.I. yüzyılda Bithynion ismi terk edildi. İmparator Claudius (41-54) kendi adına aynı yerde yeni bir şehir inşa ettirdi. Kalıntılardan anlaşıldığına göre bu şehir Bithynion’un kalıntıları üzerinde kurulmuştur.

    Claudiopolis kenti, MS.2.yüzyılda tam bir Roma kenti özelliğine kavuşmuştur. Claudiopolis’in güneyinde Olympus Bithynicus Ala Dağ eteğindeki sıcak su banyoları da Plinius ile Traianus arasındaki bir mektuba konu olmuştur.

    Plinus, “Claudiopolis’de bir dağın eteğinde bir hamam yeri kazıyorlar. Bu işler hakkında ne yapayım? Bana önerilerde bulunabilecek bir mimar gönderebilir misiniz?" diye mektup yazdığında Traianus da şu cevabı göndermiştir; “Siz yerinde bulunuyorsunuz. Kendiniz karar veriniz. Mimarlara gelince; Roma’da olan bizler onları Yunanistan’dan çağırıyoruz. Siz de o civarda bulunanlarından temin yoluna gidiniz".

    Roma İmparatoru Hadrianus (117-138) da bu kente özel ilgi göstermiştir.

    Claudiopolis, İmparator Hadrianus döneminde daha da gelişmiş bir kent olmuştur. İmparatorun gözdesi olan Antinous adlı bir delikanlının doğum yeridir.

    Nitekim, Claudiopolis sikkelerinde Antinous’un profilden şekillendirilmiş portresine tesadüf edilmektedir. Sikkeler üzerinde görülen tapınağın cephesi sekiz sütunlu ve korint stilindedir.

    F.K. Dörner ve S. Eyice’nin de ifade ettiği gibi Roma devrinden kalma bir kitabe ile bina kalıntıları ve heykeller şehrin tarihini aydınlatmaya yardımcı olmaktadır.

    Fransız arkeologlarından G. Perrot, Bithynia’yı gezdiğinde, Prusias ad Hypium’da ilgi çekici bir kitabeye rastlanmıştır. Augusta, Tebai, Germanicus Sabien, Dionysios, Tiberius, Prusias, Megare, İulia, Hadrianus ve Antoninus gibi kabileler kitabede belirtilmektedir. Buradaki Prusias kabilesi haricindeki diğer bütün ahali yukarıda temas edildiği gibi Roma kökenlidir.

    buluntular Prof. Dr. S. Eyice de, İlkçağ kenti ile ilgili şunları yazmaktadır:

    “Bugün şehrin ortasında yükselen büyük tepe ise herhalde ilk yerleşmenin izlerini taşıyan yer olmalıdır. Bunun üstü, insan eli ile düzleştirilmiş olup, burasının bir höyük olduğuna da pek şüphe edilmez. Mortdman, 1854 de Bolu’ya geldiğinde bu tepe etrafında iri taşlardan yapılmış bir duvar ile tepenin üstünde ve tam ortada büyük ve uzun bir yapının temellerini görmüştür. O sırada bu kalıntı taş ocağı olarak kullanılmaktadır. Bolu’da her tarafta eski pek çok işlenmiş mimari parçalar görülür. Nitekim Vilayet Konağı’nın girişindeki sütunların başlıkları bile eski harabelerden devşirilmiş parçalardır...

    Bolu’da ilkçağ nekropolünden bazı izler bulunmuştur. Fakat değerli ve önemli buluntular veren mezar odası Bolu’nun uzağında Hıdırlar yakınında meydana çıkarılmıştır. İstanbul-Ankara yolunun yapımı sırasında Bolu tepesinin yamacında bazı mimari parçaların Bithynium-Claudiopolis şehrinin tiyatrosunun kalıntıları olabileceği ileri sürülmüştür”.

    Claudiopolis, Roma’nın dörtlü idare zamanında da önemini korumuştur. Nicomedia’nın doğu başkenti olarak seçilmesinin de bunda önemli rolü vardır.

    bulunan defineDiocletianus zamanında Hıristiyanlık Bithynia’da kalıcı bir suretle yayılmaya başlamış, Romalılar bu din taraftarlarına eziyette bulunmuştur. Buna rağmen paganizm Hristıyanlık karşısında tutunamamış, kısa zamanda Bithynia’nın bir çok yerine kiliseler yapılmıştır.

    Claudiopolis, Heracleia ve Prusias ad Hypium gibi merkezlerde de büyük kiliseler yapılmış, ancak bunların hiç biri günümüze kadar gelememiştir.

    Bolu’da belirgin bir Roma dönemi yapılarına rastlanmamaktadır. Kentin Osmanlılar döneminde kuruluşu sırasında, bunların büyük bir kısmının tahrip edildiği sanılmaktadır. Yalnızca, temel kazılarından rastlantı sonucu Roma dönemine ait mimari yapı kalıntıları ile çeşitli buluntular çıkmaktadır.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Mayıs 2016
  2. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Krateia (Gerede) Antik Kenti

    [​IMG]Krateia, 1440 m. yükseklikteki Esentepe’nin güney yamacı üst bölümünde, doruğa yakın, 1310 m. yükseklikte kurulmuştur.

    Krateia, İÖ.65’te, Romalı komutan Pompeius, Pontus Kralı VI..Mithridates’in yenilmesi üzerine ondan alınan Paphlagonia yöresini Romalıların Bithynia İline katıp bu ili Bithynia-Pontus İli olarak yeniden örgütlerken, İlin Pontus diye anılan parçasını oluşturan 11 kentten biri sayılmıştır. Kent, İmparator Titus söneminde (İS.69-79) yeniden geliştirilmiş ve adlarından biri de Flavius’un onuruna, Flaviopolis adını almıştır. Ancak bu isim benimsenmeyerek daha sonra değiştirilmiştir.

    Kentte sırasıyla Bitinyalılar, Frigyalılar, Lidyalılar, İranlılar, Makedonyalılar, Romalılar ve Bizanslılar egemenliklerini sürdürmüşlerdir. Roma imparatoru 1.Theodosisus (Büyük) Bithynia ve Paphlagonia’nın bir bölümünü ele geçirdiğinde burada “Honorias Eyaleti” ni kurduğunda Flaviopolis Honorias’ın önemli kentlerinden biri oldu. Bizans İmparatorluğu zamanında İstanbul Patrikhanesine bağlı bir Piskoposluk merkezi olmuştur.

    Kentten günümüze, bugün Yeni Caminin ön avlusundaki yazıtlı bir heykel altığı ve Keçi Kalesi denilen kale kalıntısı gelebilmiştir.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Mayıs 2016
  3. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Modra, Modrene (Mudurnu) Antik Kenti

    Bugünkü Mudurnu’nun bulunduğu yerde Modra isimli küçük bir yerleşim yeri bulunuyordu. Bu küçük kenti İmparator Iustinianus MS.6.yüzyılda geliştirerek piskoposluk merkezi yapmıştır. Bu kente de Nova, Iustiniana ismi verilmiştir. Nitekim 553 yılında yapılan Konsil tutanaklarında bu kentin piskoposunun ismi Nova Iustiniana piskoposu olarak geçmektedir.

    Modra isminin Luwi dilinden gelen ana tanrıçanın kocası anlamında bir sözcük olduğu sanılmaktadır.

    Tarihi çağlarda bu kentin ismi önemli bir tarihi olayda geçmemektedir. Günümüze de eski kent ile ilgili hiçbir kalıntı ulaşamamıştır
     

Sayfayı Paylaş