1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bonote Neden Ağlar

Konusu 'Çocuk Masalları' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 28 Nisan 2008 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.180
    Beğenileri:
    4.766
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    363 ÇTL
    BONOTE NEDEN AĞLAR
    Pek eski zamanlarda şu vadide Manuel adlı bir bay yaşardı. Çok şeyi anlayan bir bilge kişiydi. Meksika’da da başka yerlerde de ömür sürmüştü.

    Herkese karşılıksız iyilikler yapan soylu bir insan olduğundan herkes ona saygı duyardı. Ha, bir de, hiçbir çağrıyı geri çevirmez, ne sunulursa yakınmadan yerdi.

    Bir gün çok sıcak bir havada, Tierra Caliente (Sıcak Ülke) denen bu yerde Mayıs ayının boğucu günleri yaşanırken, Bay José Bay Manuel’i yemeğe çağırdı, José et suyu yapmak için iguana kaynatıyorken oğlu geldi. Parmağıyla bir ağacı göstererek sordu: “Hey baboş, bonete neden ağlar?”

    José aldırmazdan gelip, et suyu kaynatmak için iguanayı ayıklamayı sürdürdü. Çocuk da gidip mısırları yiyen domuzcuklarla oynamaya verdi kendini.

    Sonra José düşünceye daldı: “Gerçekten de şu bonete niye ağlar? Ben onu hep böyle ağlar görürüm, ama neden ağlar bilmem. Öğrenmeye hiç uğraşmadım doğrusu. Korkudan mı ağlıyor ola, açlıktan mı, yoksa şu boğucu sıcaktan mı? Kimbilir? Ah evet, evet, en iyisi Bay Manuel’e sorayım, o bilir…”

    Yemekten sonra Bay Maunel ile Bay José sıcaklardan, bu yıl havanın geçen yıla göre daha boğucu olduğundan söz edip çene çaldı. Bay Manuel buna neden olarak dağlarda çokça ağaç kesiliyor olmasını görüyordu. José durumdan yararlanarak sorusunu sordu:

    “Sayın Bay Manuel, siz acaba bonetenin neden ağladığını bilir misiniz?”

    Bay Manuel düşünceye daldı. Sonra bir cigara yaktı. “Bilmiyorum” deyip cigarasından iki derin nefes çekti.

    Bay José, aldığı yanıttan canı sıkılarak, “Ah Bay Manuel” dedi, “Ben izsin beni bu meraktan kurtaracağınızı düşünmüştüm. Çünkü ben bu ağacı oldum olası ağlar gördüm, babam da öyle, büyükbabam da öyle. Daha nice süre hep böyle ağlayıp duracak bu ağaç?”

    Bay Manuel yavaştan ayağa kalktı, “Yarın söylerim” deyip gitti.

    José tüm gecesini Bay Manuel’in nasıl edip de, bonetenin neden ağladığını bileceğini düşünerek geçirdi. Birden aklına geliverdi ki, yalnızca bonete değildi ağlayan. Porota ağacı da, hule ağacı da, daha başka ağaçlar da böyle göz yaşı dökerlerdi durmadan. İşte gün doğuyordu, Bay Manuel’in ne yapıp edip ağaçların neden ağladığı sorusuna yanıt bulacağını düşünedururken uyuyakaldı.

    Ertesi gün sabah oldu, Bay Manuel’den ses çıkmadı. Yemek saati de geçti, gene Bay Manuel ortada yok. Hava iyiden iyiye kararmıştı ki, soluk soluğa çıkageldi. Ağzında kaktüs çiğniyordu. Yanında da kaktüs dolu bir torba taşıyordu. Bay José’ye de kaktüs sunarken şöyle dedi, “Ne var ne yok Bay José? Akşam yemeğini hazırlıyor musunuz? Konuşacağımız çok şey var.”

    Bir yandan sofrayı hazırlamakta olan José sordu, “Sayın Bay Manuel, bilebildiniz mi bari bonete ağacı neden ağlar?”

    “Evet!”

    “Benim de size diyeceğim var. Yalnız bonete ağacı değil ağlayan, porota ile hule de öyle göz yaşı döker.”

    Bay Manuel “evet, biliyorum” dedi.

    “Biliyor musunuz?”

    “Onlar ağlamıyor” dedi Bay Manuel.

    “Öyleyse ağlayan kim?”

    “Bunlar miyonlar.”

    “Miyonlar mı? Peki kimdir bu miyonlar?”

    Bak dinle. Bu miyonlar arıya benzeyen küçük hayvancıklardır. Ayaklarıyla ağacın gövdesine, yapraklarına yapışıp içindeki özsuyunu emerler. Bir yandan da yudum yudum kafayı çeker, bir yandan da çiş yaparlar. İşte bu yüzden ağaçlardan dökülen damlacıkları görüp,biz de onları ağlıyor sanırız.”

    “Ah demek göz yaşı değilmiş, ola çişmiş bu dökülen damlacıklar, öyle mi?”



    Bonete : Meksika’da bir ağaç türü.
    İguana : Güney Amerika’da bulunan büyük boylu, parlak renkli, kertenkelegillerden bir hayvan, eti beğenilerek yenir.
    Porota : Bir ağaç türü.
    Hule : Lastik çıkarılan bir ağaç türü.
    Miyon : Meksika’da görülen, arı benzeri küçük böcek.
     

Sayfayı Paylaş