1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Boşluk Bütüne Dahildir

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 28 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Boşluk Bütüne Dahildir

    Boşluk, bakışımın biçimini alıyor...ve maddeleşiyor. Bütüncü düşünme ve bilme (bilim) biçimi Ekoloji gerçeğini algılamak ve anlamanın da anahtarıdır. Kybalion' un da dediği gibi; Herşey bütün içindeyken, bütünün herşeyin içinde de olduğu doğrudur. Bu hakikatı! gerçekten algılayan ve içselleştiren varlık, yüce bir bilgiye sahip olur.

    Eğer yukarıdaki önerme doğruysa;

    * Bütünü parçalarının basit yoplamından ibaret sayan, eşittir =O Totoloji denkleminin

    * Bütünü parçaya indirgeyen parçayı da bütüne genelleyen Tümevarımcı mantıksal pozitivist bilim geleneğinin,

    * Bütünü; parçalarının toplamından farklı olduğunu Başa birşey olduğunu dillendiren "yapısalcı" düşünme biçiminin, topunun vede toplamının sonu gelmiş demektir.

    Nasıl mı?

    Parça, boşluk ve bütün üçlemeli sarmalında "boşluk" bütüne dahildir.Boşluk ise, parçalı olmayan basit bir tözdür.Basit "töz" yani boşluk, bir araya getirilmeyle oluşturulamaz.Bir monad da(monadoloji) doğal değişimler bir iç ilkeden gelir.Çünkü dıştan bir neden monadın iç yapısına etkide bulunamaz.Dolayısıyla, sadece bir monadik yapı; boşluk içindeki tek bütündür.Bir(enerji) hayat formudur.Ödünç alınan içkin bir zihin ve saf enerji halidir.Nomadik yapılar ise parçanın ve bütünün kendisinde vardır.Bütünü, parçaları ile içine alan ve sarmal danslarını ve ritimlerinide şekillendiren ve ivmelendiren de, işte bu monadik(boşluk) yapıdır.Kuantum fiziğindeki ve felsefesindeki yeni gelişmeler de "boşluk" olgusunu kanıtlamaktadır.

    Sözkonusu bu yeni düşünme ve bilme biçimi; algı ve üst(yüksek) bilinç gibi iki kavramı yeniden sorgulamaya açmıştır.

    Hologramik bir evrende, indirgemeci yaklaşımların tam tersine, parça bütün.Bütün de parçanın tam da kendisidir aslında. Yani,ağsal olarak, yatayda ve dikeyde bir network içinde bilgi iletişimi içinde olan bir düşünsel yapı,parcaya ait her bilgiyi içinde,Bütünün içindeki bilgi de parçanın kendisindedir.Karşılıklı etkileşim içinde evrilen bir süreç vardır.

    Hologramik (bütüncü) bilme biçimi; pozitivist düşüncenin tersine, doğrusal değil, döngüsel bir sarmallık gösterir. Katmanlı yapıdaki, her bir bilinç planı birbirine parelel ve farklı derecelerde ve yükseklikte bilinç ve algı katmanlarından oluşur.

    İlhan İREM' in bir bestesinde de bahsettiği parelel ve farklı yüksekliklerdeki kirizlit ışık kristali benzetmesi gibi...

    7 temel bilinç planının en üstünden en alt plan düzeyine geçiş mümküdür. Bir üst plan düzlemine geçişte bir altındaki(üstündeki) plan düzleminden terfi etmekle alakalıdır.Bu yeni düşünce sarmalının helezonik ve döngüsel yapısının temel felesefesi; Bir herşeydir, Herşey "bir" dir.

    Sarmalımızın farklı bilinç katmanları arasındaki kesişmelere gelince...onlarda "nomad" ları oluşturur ki; Bu kesim(duraklama) noktalarının tezahürlerini reel hayatımızda ve evrenimizde de gözleyebiliriz. Büyük aşklar, sanat dehaları, bilim dehaları, Devrimler, yeni bilimsel buluşlar, Devrimler,savaşlar...vb. Herşey bir ışıkla başlar...boşlukta oluşur ve sonrasında da ait olduğu bir bütünün katmanına dahil olur. Bir sarmal içinde olduğumuzu hissederiz.algılarız. Hem bilir hem de inanırız.

    "Eşitsizliğin dengesi" olarak algılanan bu üretken durumsallık halini her nekadar "eşitsizlik" takıntımızın, "boşluk" tan kaynaklandığını düşünsek bile, sistemin her defasında kendisini eşitleyerek ve bütüne(parçaya) vararak, yol aldığını hayretle deneyimleriz.

    Düşünmenin, ontolojik ve epistomolojik kabüllerini, yeniden düşünmek zorundayız..
     

Sayfayı Paylaş