1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak!

Konusu 'İlginç Yazılar' forumundadır ve biz tarafından 27 Ekim 2008 başlatılmıştır.

  1. biz

    biz Aktif

    Katılım:
    12 Şubat 2007
    Mesajlar:
    324
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    0 ÇTL
    Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak!
    Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için
    sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil çalar
    çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali hazırlanmamıştı.
    Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu. Nihayet zil çaldı. Öğrenciler
    bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı. Ağır ağır eşyasını
    topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor, bir yandan da
    arkadaşlarının gitmesini bekliyordu.

    Öğretmeni, onun bu halini fark etti:
    - Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?

    Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:
    - Sizinle konuşmak istiyordum öğretmenim.
    - Peki, dedi öğretmeni. Ne söyleyeceksin bakalım?
    - Ahmet arkadaşımız var ya…
    - Evet, ne olmuş Ahmet'e?
    - Durumları pek iyi değil galiba. Annesi, beslenme çantasına pekiyi şeyler
    koymuyor. - Eee?
    - Ona yardim etmek istiyorum. Ama benim yardim ettiğimi bilirse üzülür.
    Günde bir simit parası biriktirip her hafta size versem, siz de ona
    verseniz?

    Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine koydu.
    Nurhan Öğretmen, paraya dokunmadı. Sandalyesine oturup düşündü. Ali
    hakkındaki bilgilerini yokladı. Bildiği kadarıyla ailesinin durumu pekiyi
    değildi. Bu çalışkan ve sevimli öğrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve
    düşünceliydi. Zengin bir ailenin çocuğu değildi. Buna rağmen yardim etmek
    istiyordu. Üstelik yardım ettiğinin bilinmesini istemiyordu.

    Nurhan Öğretmen:
    - Dur bakalım Ali, dedi. Bildiğim kadarıyla sizin de maddî durumunuz
    pekiyi değil. Yanlış mı biliyorum?
    - Doğru biliyorsunuz öğretmenim. Babam gündelikçi. Çoğu zaman iş
    bulamıyor. Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.
    - Nerede çalışıyorsun?
    - Simit satıyorum.

    Nurhan Öğretmen yine durup düşündü. İyiliğin bu kadarına ne demeliydi
    şimdi? Bunun gerçekleşmesi zordu. Onu, bundan vazgeçirmek için bir çare
    bulmalıydı. Bunu yaparken, sevimli öğrencisini de kırmamalıydı. Onunla
    biraz daha konuşursa, belki bir yolunu bulurdu.


    Nurhan Öğretmen, Ali'ye dondu:
    - Büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye sordu.
    - Çok zengin bir işadamı…
    - Niçin?
    - İnsanlara daha çok yardım etmek için…
    - Güzel, dedi Nurhan Öğretmen. Bak simdi Ali, Ahmet'in ailesinin durumu
    pekiyi değil, bu doğru. Ama sizinki de bundan pek farklı değil. İstersen
    acele etme. Çok zengin olduğun zaman insanlara yardim edersin. Olmaz mı?
    - Olmaz, dedi Ali. Şimdi yapmalıyım.
    — Neden olmaz?
    — Üç sebepten dolayı olmaz.

    Birincisi: Bu para zaten benim değil. İyilik ettiğim için Allah, beni
    insanlara sevimli gösteriyor. İnsanlar da bundan etkileniyor, daha çok
    simit alıyorlar. Bu sayede gün boyu çalışanlardan bile fazla simit
    satıyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gün iki simit alıp
    güvercinlere veriyor.

    İkincisi: 'Ağaç yas iken eğilir.' deniliyor. Şimdiden iyilik yapmayı
    öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam.


    Üçüncüsü ise daha önemli: Büyüdüğüm zaman çok zengin bir işadamı olmak
    istiyorum. Zamanında yatırım yapmayanlar büyük işadamı olamazlar.


    Nurhan Öğretmen, karsısında büyük biri varmış gibi dinliyordu:
    - Bu sonuncusunu pekiyi anlayamadım, dedi.

    - Açıklayayım öğretmenim, dedi Ali. Şimdi, çok zengin olmadığım için,
    ancak günde bir simit parası kadar yardım edebiliyorum. Bundan fazlasını
    veremem. Allah, Cennet'i gücü kadar iyilik edene veriyor. Şimdi gücüm bu
    olduğuna göre, Cennet'in fiyatı birkaç simit parası kadardır. Eğer zengin
    olmadan ölürsem birkaç simit parasıyla Cennet'e girebilirim. Bundan daha
    karlı bir yatırım olur mu?


    Nurhan Öğretmen'in gözleri dolmuştu. Başını 'Evet' anlamında sallarken
    Ali'yi evine yolladı.


    Sınıfa geri dönerken okulun boşaldığını fark etti. Eşyalarını toplamak
    için masasına döndüğünde Ali'nin bıraktığı paraların masa üstünde
    kaldığını fark etti. Sandalyesine gayri ihtiyari oturdu ve paraları eline
    aldı.

    Hiçbir para ona bu kadar kıymetli gelmemişti. Sanki elinde dünyanın en
    kıymetli incilerini, yakutlarını, elmaslarını tutuyordu. Hatta bu paralar
    onlardan bile kıymetliydi. Bu paralar, bu bozuk SIMIT paraları, Cenneti
    satın alabilecek paralardı. Sanki hiç bırakmak istemeyen bir duygu ile
    sımsıkı kavradı bu bozuk simit paralarını.

    Oturduğu yerden kalkamadı Nurhan Öğretmen. İçinin dolduğunu, Tarif
    edilemeyen duygulara boğulduğunu hissetti. Birden boşalan sağanak
    yağmurlar gibi ağlamaya başladı. Ağladı… Ağladı… Ağladı.

    Kendine geldiğinde aksam olmuştu. Yavaş adımlarla sınıftan çıkıp okuldan
    ayrılırken bekçi Sadık 'Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak,
    Bozuk Simit paraları ile
    cenneti satın almak' diye Nurhan öğretmenin sayıkladığını duydu. Bekçinin
    hayretler
    içinde, 'Ne dediniz hocam?' demesini bile duymayan Nurhan öğretmen,
    bekçinin şaşkın bakışları altında akşamın alaca karanlığına karışıvermişti

    Hikayeyi beğenmişseniz ve Ali'den utanmışsanız, maddi durumunuz iyi
    değilse bile, iki tane ekmek alıp bölgenizdeki bir fakirin kapısına
    bırakın.

    Bir okul önünde biraz bekleyip yırtık ayakkabısı olan bir çocuğa ayakkabı
    alın.

    Maddi ihtiyacı olan bir akrabanıza yardım edin.

    Yeter ki boş durmayın!

    Ekmeği paylaşmak ekmekten daha lezzetlidir.
     
    merakettim bunu beğendi.
  2. merakettim
    Ecinni

    merakettim Öpözel Üye :*

    Katılım:
    19 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.931
    Beğenileri:
    323
    Ödül Puanları:
    2.230
    Meslek:
    Ne iş olursa yaparım abi
    Yer:
    leşim ANKARA:)
    Banka:
    1.432 ÇTL
    Hikayeyi beğendik de hocam,okul önünde bekleme işi biraz ters.Lakin başka türlü yardımlarda bulunabiliriz.
     
  3. biz

    biz Aktif

    Katılım:
    12 Şubat 2007
    Mesajlar:
    324
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    0 ÇTL
    Haklısın okul önünde beklemeyin polisler de götüre bilir
     

Sayfayı Paylaş