1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bu Hastalıkları Biliyor Musunuz ?

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve ~meLek~ tarafından 15 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. ~meLek~
    Cadı

    ~meLek~ GalataSaray'ım

    Katılım:
    15 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    3.052
    Beğenileri:
    188
    Ödül Puanları:
    3.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci (:
    Yer:
    Napcan geLcenmi ki?
    Banka:
    109 ÇTL
    Günümüzde tıp dilindeki adıyla tanınan pek çok göz hastalığı özellikle Anadolu’da halk arasında yıllardır farklı isimlerle anılıyor. Bu hastalıklar aslında halk arasında farklı isimlerle anıldığı gibi farklı geleneksel yöntemlerle de tedavi ediliyorlardı. Günümüzde ise bu hastalıklar modern tıbbın imkanlarıyla tedavi edilebilmektedir.


    Prof. Dr. Murat Yolar


    Karasu(Göz Tansiyonu/Glokom): Görme siniri hasarının oluştuğu bir dizi durum için kullanılan bir terimdir. Glokomun başlıca nedeni göz içindeki basıncın yüksekliğidir. Görme sinirinin dolaşımının bozulduğu doku zafiyeti veya yapısal bozuklukların görüldüğü durumlarda görme siniri basınca daha duyarlı hale gelebilir ve basınç yükselmeksizin de hasar gelişebilir. Glokomun tedavisinde başlıca 3 yol mevcuttur. 1-İlaç tedavisi 2-Cerrahi tedavi 3- Lazer tedavisi


    İt Dirseği (Arpacık): Halk arasında it dirseği olarak bilinen hastalığın tıp dilindeki adı Hordoleum’dur. Göz kapağındaki herhangi bir kılın dibinde içi dolu bir şişlik meydana gelir. Acı ve zonklama vardır. Arpacıkla hiçbir şekilde oynamadan uzman bir göz hekimine görünmekte fayda vardır. Arpacık ilaçla ya da cerrahi yöntemlerle tedavi edilmektedir. Hangi tedavinin sizin için uygun olduğuna muayene sonucunda hekiminiz karar verecektir.


    Göze Perde İnmesi(Katarakt): Gözdeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesidir. Saydamlığı bozulan lens isli buzlu veya lekeli cam gibi olur ve görme ile ilgili şikayetler başlar. Cisimler şekilsiz bulanık veya zayıf görülür. Göz yorgunluğu ve baş ağrısı oluşur.Kataraktın ilaçla tedavisi olmadığı için çözüm yöntemi cerrahidir. Ameliyatta saydamlığını kaybeden lens alındıktan sonra yerine yapay mercek yerleştirilerek hastanın tekrar iyi görmesi sağlanır. Görme bulanıklığı hastanın günlük işlerini aksatacak seviyede (okuma güçlüğü televizyon izleme güçlüğü araba kullanmada zorluk) ise ameliyat kararı hastanın ihtiyaçlarına göre uzman hekimler tarafından belirlenir. Tedavinin tek yolu gözdeki kataraktlı lensin saydam göz içi lensi ile değiştirilmesidir. Katarakt operasyonu başarı oranı çok yüksek bir ameliyattır.


    Tavuk Karası(Retinitis Pigmentoza): Kalıtımsal retina hastalıklarının başında gelen bu hastalığın ilaçla veya cerrahi yöntemle tedavisi günümüz koşullarında mümkün değildir. Ailesinde akraba evliliği olan kişilerde görülme sıklığı daha yüksektir. Konu ile ilgili hücre nakli çalışmaları ileride bir çözüm oluşturabilir. Retina hastalıkları için kök hücre çalışmaları ile gen tedavisi gelecekte yeni tedavi seçenekleri sunulacaktır.


    Göz Nakli(Kornea Nakli): Halk arasında göz nakli olarak bilinen aslında gözün sadece çeşitli hastalıklar sonucu bozulmuş olan en ön saydam tabakasının kadavradan alınan sağlıklı kornea dokusuyla değiştirildiği ameliyattır. Kornea nakli ameliyatında bağışlanan sağlıklı korneadan 6-9 mm çapında daire şeklinde bir parça çıkartılır. Alıcının korneasından da aynı büyüklükte bir parça çıkartılarak aynı bölgeye ameliyat ile dikilir. Gelişen teknoloji ile birlikte kornea ameliyatları artık Intralase Lazer teknolojisi kullanılarak yapılabilmektedir. Bu ameliyatta korneanın hasta tabakası lazer ile kesilir. Gözün sağlıklı alanları hasar görmez. Aynı şekilde nakil yapılacak gözün ihtiyacına göre yeni ve sağlıklı kornea tabakası lazer ile kesilerek göze yerleştirilir.


    Kornea Sivrileşmesi(Keratokonus):Keratokonus gözün en önde yerleşimli saydam tabakasının yani korneanın ilerleyici incelme ve sivrileşmesiyle görülen hastalığıdır. Genellikle ergenlik döneminde başlayan Keratokonus'dan hastalar 20'li yaşlarında haberdar olurlar. Keratokonus 20–40 yaş arasında ilerleme gösterip 40 yaştan sonra durağan döneme girer. Günümüzde keratokonus hastalığı batı toplumlarında her 2000 kişiden birinde gözlemlenmektedir. Keratokonus özel uzmanlık ve takip gerektiren bir rahatsızlıktır. Keratokonus’un tedavisi dört ayrı yöntemle yapılmaktadır: 1-Kontakt Lens 2-Göz içi halka tedavisi(Intacs) 3- Crosslinking: CCL 4-Kornia Nakli


    Göz Çizdirme(Excimer Lazer): Miyop-hipermetrop-astigmat gibi kırma kusurlarının Excimer Lazer ile tedavisi kuralları ve sonuçları belli olan güvenilir bir yöntem olarak tıp dünyasındaki yerini almıştır. 1980'li yılların başından itibaren milyonlarca kişi bu yöntem ile tedavi olarak sosyal ve mesleki yaşantılarında gözlük ve kontakt lens kullanımının yarattığı kısıtlamalardan kurtulmuştur.


    Sarı Nokta Hastalığı(Makula Dejenerasyonu) arı Nokta Hastalığı ya da Yaşa Bağlı Görme Kaybı olarak da isimlendirilen Makula Dejeneresansı görmeden sorumlu retina merkezinin hastalığıdır. Toplumda 55 yaşından sonra ve oldukça sık görülen ve ilerlemesi halinde körlüğe yol açan bir göz rahatsızlığıdır. Görme zamanla kademeli olarak azalır ve merkez karanlık bir odak haline gelir. Merkez çevresindeki retina sağlam oluşan tam bir körlük değildir ancak bu durum (baktığı noktayı seçememe) hastanın hayat kalitesini olumsuz yönde etkiler. Daha önce hastalığı durduracak ya da tedavi edecek hiçbir yöntem olmadığı halde uzun yıllardır devam eden çalışmalar neticesinde 2000 yılından itibaren bu hastalık ‘Fotodinamik Tedavi’ adı verilen yöntemle tedavi edilmeye başlanmış ardından göz içine (Vitreusa) enjeksiyonla uygulanan anti-VEGF (damar büyüme faktörünü bloke eden) ilaçlar kullanıma girmiştir.
     

Sayfayı Paylaş