1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bu işin doğru çözümü ‘Kıdem Garanti Fonu’

Konusu 'Ekonomi' forumundadır ve BeReNN tarafından 21 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    Kıdem tazminatı fonu' gelsin diyenler, bazı küçük işletmeler ile iflas eden şirketlerin işçileri tazminatlarını alamadığına dikkat çekiyor... Ali Tezel yazdı
    [​IMG]
    Uygulamada olan bir “Kredi Garanti Fonu” var. Biliyorsunuz, bankalar kriz ortamında kredi vermekten korkuyorlar ve verdikleri kredinin geri gelmeme ihtimalini öne çıkarıyorlar. Hükümet de buna karşın, “Kredi Garanti Fonu” kurup, işverenlerin ödeyemedikleri kredileri bu fona yükleyerek bankaları rahatlatıyor… Bakın, bankaları kapatalım, kredileri biz verelim Kredi Fonu kuralım demiyorlar, krediyi yine bankalar versin ama biz de bankalara kredisini geri ödeyemeyen işverenleri rahatlatalım diyorlar. O zaman aynı şeyi işçiler yani çalışanlar için de düşünmeliler…

    İŞÇİLER İÇİN DE FON GELMELİ

    Yeniden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız olan Faruk Çelik, daha önceki konuşmalarından birisinde, kıdem tazminatında “bireysel fon oluşturulması” seçeneğini uygun gördüklerini belirtip, “Bize göre en doğru çıkış yolu bireysel fon. Yani işveren, işçi başına fona prim yatıracak, biz de bunları denetleyeceğiz” demişti. Ardından da, mevcut kıdem tazminatı uygulamasının ise işçi aleyhine olduğunu savunup, atılan kişiye kamu dışında hiçbir özel sektör kurumunun kıdem tazminatı ödemediğini ileri sürüp, “Sorun da bu. Biz işçi kendi isteği ile ayrıldığında da fondan yararlanmasını sağlayacağız” demişti. Yani diyordu ki biz işçileri çok düşünüyoruz Onlardan bazıları kıdem tazminatını işverenlerinden alamıyor o nedenle fon getireceğiz. Peki öyleyse işçileri, çalışanları bu kadar çok düşünüyorsanız, derdiniz çalışanların kıdem tazminatlarını tam olarak almaları ise buyurun “Kıdem Tazminatı Garanti Fonu” kurun.

    Dönüp dolaşıp kıdemi gündeme getiriyorlar

    Son 10 yıldır söz dönüp dolaşıp kıdem tazminatlarının kaldırılmasına geliyor, ara sıra yoklama çekiyorlar bakıyorlar halk tava gelmiş mi? Ses çıkaran yok mu var mı? Diye yokluyorlar. Sesinizi çıkarmazsanız kaldırırlar bu hakkınızı. Öte yandan bugün sadece işçilerin kıdem tazminatı tartışma konusu edilmektedir. Ama tartışma sonucunda kıdem tazminatında bir indirime gidilirse bu, memurları da etkileyecektir. Zira, kıdem tazminatına paralel olarak kamu çalışanlarına da emekli olduklarında çalıştıkları her yıla karşın bir aylıkları ikramiye olarak verilmektedir. Kıdem tazminatı kalkarsa memurların ikramiyesi de kaldırılacaktır. Özellikle AB'yi örnek gösterip (ki sadece dört AB ülkesinde kıdem tazminatı uygulaması yasal olarak yok ama TİS'ler ile var) Kıdem tazminatının kaldırılmasını isteyenlere bir çift sözüm var;
    * AB ülkeleri seviyesinde asgari ücret,
    * AB ülkeleri seviyesinde aile ve çocuk yardımları,
    * AB ülkeleri seviyesinde sosyal güvenlik yardımları,
    * AB ülkeleri seviyesinde emekli aylıkları,
    * AB ülkeleri seviyesinde sosyal güvence,
    * AB ülkeleri seviyesinde sendikal haklar, işçilerimize tanındıktan sonra ancak kıdem tazminatına sıra gelebilir. İnanıyoruz ki yukarıdaki haklara sahip olacak işçilerimiz kıdem tazminatı istemeyeceklerdir.

    Mevcut haklara dokunmayın

    İşçilerin kıdem tazminatını alıp işi sulandırmak istemiyoruz, onların kıdem tazminatlarını eksiksiz almaları için uğraşıyoruz diyenler gerçekten samimi iseler. Mevcut kıdem tazminatı haklarına dokunmadan, bu haklarına ulaşamayanlara yardımcı olacak çözümler peşinde koşarlar.

    * Evlenen kızlarımız kıdemlerini alıp çeyizlerini alabilsinler,
    * Askere giden gençlerimize askerde harçlık lazım,
    * Emekli olan çalışanlarımız hayallerini gerçekleştirebilsinler,
    * İşten atılanlar üç kuruş işsizlik ödeneği bittikten sonra da hayatlarını idame ettirebilsinler,
    * İşvereni kendisine haksızlık eden çalışan haklı sebeple işini bırakınca aç kalmasın,
    * Anasını-babasını-eşini kaybedenler acılarını hafifletebilsinler.

    Çalışanların hayallerine sakın dokunmayın

    Ülkemiz işçileri, Avrupa ülkeleri arasında en düşük ücret seviyesine sahiptir ve Avrupa Birliği'nin bizi almaktan korktuğu yönlerden biri de 20 milyonluk ucuz işgücünün Avrupa içine akın etmesi gerçeğidir. Bu gerçek yıllardır bilinç altında Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde en büyük engel olduğu hep konuşulmuştur. Düşük ücret seviyesi ile çalışanlarımızın en büyük hayali ise kıdem tazminatlarıdır. İşverenden alacakları bu toplu para ile ev, arsa, araba almak ya da oğluna işyeri açmak amacında olan işçilerimizin elinden şimdi bu hayallerinin de alınması gündemde. Zaten düşük ücret ile emeklilikte alacakları kıdem tazminatı ile hayal kuran işçilerimizin hayallerini de elinden almaz umarım, zira asgari ücret ile açlık seviyesinde yaşayan işçilerin ellerinden hayallerini de alırsanız, çıkabilecek sosyal patlamaların önünde kimse duramaz. Unutmayın, hayal ve ümidi kalmayanların, kaybedecek bir şeyi olmaz.
     

Sayfayı Paylaş