1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bu Sene Moda Ne BiLen Varmı

Konusu 'Serbest Kürsü' forumundadır ve yaren* tarafından 13 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. yaren*
    Neşeli

    yaren* Herşey olması gerektiği gibi ;) Özel üye

    Katılım:
    24 Haziran 2011
    Mesajlar:
    8.204
    Beğenileri:
    108
    Ödül Puanları:
    4.480
    Yer:
    Kimseye ihtiyacım yok ben kendime bile fazlayım...
    Banka:
    416 ÇTL
    Bu sene moda ne bilen varmı ?
    Renklerden,kıyafetlerden,otomobillerden,şundan bundan değilde ;
    Günahların modasından konuşalım birazda.


    Ben her yıl kendimi de bu işin içine katarak bir günah modası belirlerim gözlemlediklerim sonrası.
    Toplumda hangi sene hangi günah konusunda zirve yapmışız diye mırıldanırım kendimce.
    Bu senenin modası itaatsizlik,umursamazlık,vurdumduymazlık olsun.
    Geçen sene gıybet fena halde listenin başındaydı mesela..Gerçi hoş kıyamete kadar üst sıralardan düşecek gibi görünmüyor maalesef..


    Al-i imran suresi 110'da Mevla Teala (c.c) şöyle buyurur ;
    "Siz insanlık için ortaya çıkarılmış en hayr'lı ümmetsiniz,iyiliği emreder kötülükten sakındırır,(men eder) ve Allah'a (c.c) inanırsınız"


    Allah Azze ve Celle Hazretleri'nin (c.c) övdüğü ve yücelttiği en hayr'lı ümmet olan bizler ; Acaba önce kendimize emredebiliyormuyuz iyiliği ?
    Ve sakındırabiliyormuyuz kendimizi kötülüklerden ?
    Ki başkalarına sıra gelsin..


    Farkettinizmi ? Herkes birbirinden kaçıyor resmen..
    Bir selam almak bile ağır gelebiliyor bazılarına,yada vermek..
    Bir nasılsın sorusuna tahammül edemeyen,kıymetli vakitleri adeta som altından olan insanlarımız çığ gibi büyümekte.
    Belki 3-5 sene sonra top yekün tarihe gömülecek akraba ziyaretlerimiz.


    Teknoloji ve onun getirdikleri tam manasıyla çöküp bağdaş kurmuş oturmuş ve kalkmak bilmiyor yaşamlarımızdan.Öyleki ; Eskiden onlarca kez duvardaki saat ile göz kontağı kurabiliyorken,şimdi kolumuzdakine sabah ve akşam olmak üzere ancak 2 defa bakabiliyoruz.Zamanın nasıl olupta bu denli hızlı tükendiğine şaşırma imkanı bile bulamadan uykulara teslim ediyoruz bedenlerimizi.
    Yani düşünmeye bile vakit yok ne garip..!


    Artık işimize gelen konularda nasıl atmaca gibi olabiliyorsak,gelmeyen konularda da aynı oranda bir ölüden farksız olabiliyoruz.Dünyevi sebeplerden ötürü değerli kıldıklarımıza bir hayli heyecanlı ve isterik vaziyetteyken değersiz olanlara ağzımızın kenarıyla alaka gösteriyoruz.
    Derdinmi var ?
    Kime anlatabilirsin ki gerçekten derdinle halleneceğine kalben emin olarak ?
    Bu günlerde zor gibi görünüyor bu önemli paylaşım ve aktarım hadisesi.


    "Bir musibet bin nasihatten iyidir" diyenler ; İyiki yaşamıyorlar bu günlerde.Zira nasihat kavramıda raflarda yerini almış gibi görünüyor.Hem musibetlerinde farkını farkedemiyoruz galiba..
    9 yaşında bir çocuğa fayda göreceği bir konuda telkinde bulunup mutlu bir sonuç beklerken ; Şaşkınlık ve pişmanlık arası bir enstantene ile başbaşa kalabiliyorsun artık aldığın cevap sonrası.
    E bu çocukları yetiştiren büyüklerin nasihate icabet halide aşikar sanırım.
    Kimsenin kimseyi takmama ve adam yerine koymama hali bir hayli yoğun bu sene.Sonraki yıllarda azalır diyebilmek deveye hendek atlatmakla eşdeğer.
    Hani diyordu ya Hz.Mevlana (Ks) ; "Gelecek neslin halini ve yaşayışını bir önceki nesil belirler" diye..İşte böyle birşey olsa gerek galiba..


    İtaat,hizmet,icabet gibi hasletleri de geride bırakmaya başladık usul usul.Hemen her yerde kalıp halini almış birbirinin benzeri söylemler ;
    "Zaptedemiyorum" "Sözümü dinletemiyorum" "Bu çocuk çok asi,başına buyruk" gibi vesaire..Annesini takmayan kızlar,kocasını tınlamayan kadınlar,ailesinin varlığını geceleri hatırlayan adamlar,babasının sözünü kulak arkası yapan evlatlar ve yine vesaire..


    Gerçi bunlarda çok küçük şeyler olarak kalıyor daha önemlileri karşısında..



    Kur'an'a göre hayatını idame ettirmeyen kullar,Hadisleri görmezden gelen eşref-i mahluklar,ilim öğrenmeyen müslümanlar,öğrensede amel etmeyen insanlar,İslamı cuma namazlarından ibaret zanneden dimağlar ve vücutlar gibi vesaire..



    Allah Ve Tekaddes Hazretleri'nin (c.c) emir ve yasaklarını uygulamayan,yokmuş gibi farzeden,umursamayan,önemsemeyen,gerektiği gibi değer verip elinden geldiğince ifa etmeyen biz insanlar ;
    Nasıl her sene bir günah modası ilan etmeyelim ve nasıl kendi aramızda ülfet sorunu,soğukluk,uzaklık,vurdumduymazlık,bananecili k yaşamayalım öyle değilmi ?


    Allah-u Teala'nın (c.c) Ayetlerinde bir şaşma ve yanılgı olduğunu düşünmek mümkün olabilimi ? (Sümme Haşa) Bunu düşümek müslüman için imkansız !


    O halde Sure-i A'li İmran'da buyrulan 110. ayetteki en hayr'lı ümmet olan bizler ;
    Tarafımıza emrolunanların tam tersini yapıyoruz..
    Kötülüğü emrediyor,iyilikten sakındırıyoruz !


    Mevla'mız (c.c) yeni senelerde yoğun hatalarımızdan ve günah modalarımızdan bizleri muhafaza buyursun inşaALLAH-u Teala..(Amiyn)


    "Ancak iki kişiye imrenilir ; Biri,Allah-ü Teala'nın kendisine verdiği serveti hak yolunda harcayan kimse,diğeri Allah-ü Teala'nın kendisine verdiği hikmetle (ilimle) amel eden ve onu öğreten kimse" [Buhari-Müslim]


    7 Temmuz 2011 | GöKyüZü
     
  2. patik

    patik Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    24 Aralık 2009
    Mesajlar:
    2.337
    Beğenileri:
    367
    Ödül Puanları:
    3.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Hemşire
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    512 ÇTL
    daha ne katabilirim ki bu yazıya...
     

Sayfayı Paylaş