1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bugün benim efkârım var ne olur çok görmeyin…

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 11 Ağustos 2013 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    [​IMG]








    Yaram çok derin
    Ne zaman ellerimi yüreğime koysam
    Hicran deryasına kapışıp, sessizliğin sahillerinde ağlasam
    Gecenin her lahzasında titreyen yüreğimin tellerinin nidasını bir bir anlatsam
    Her hecesini güfte yapsam, gönüllere yazılmış bir besteyle divana çıksam ve bir nebze rahatlasam


    Anlatılmıyor
    Gönül kitabı ne kadar hazin yazılıyor
    Ömür sayfaları yaşarken açılmıyor, ölüm ne kadar fark ettiriyor
    Bir seromaniyle defin işleri devam ediyor, nihayet kabrin hasreti bitiyor
    Talkın veren imam, ruha sesleniyor, tembihleri sıralıyor, insanlar niye şaşkınlık yaşıyor


    Beden toprağa bürünüyor
    Kefen ne kadar tene nüfuz ediyor, ibretler başlıyor
    Bırakıp giderken, imamlar Kur’an kıraat ederken, sanki başkasına sesleniyor
    Keyfiyet ve nefsanîlik bu kadar revaçtayken, mezarlıkta dahi sıfatlar öndeyken ağlayasım geliyor
    Be adam edep ya hu diyesim geliyor, hangi imtihandan ve irfandan söz etmem faide kesbe diyor


    Yanık bir sevdası vardı
    Sabah akşam sayıklardı, hiç anlatmaktan bıkmazdı
    Ne vakit söz etse, derinlere gider, sanki başka bir iklimde yaşardı
    Hasreti ne kadar acıydı, hüzün sokaklarında hancıydı, ne vakit yalnız kalsa büyük sancıydı
    Olur, olmaz vakitte kapıyı çalar, mahcup bir eda ile gözlerime bakar, adeta medet uman sızıydı


    Dinlerdim, sabrederdim
    Elimi ayağımı işten çeker, samimiyet gösterirdim
    Sevdasına derin bir hürmet besler, gıpta ile halimin sefilliğine gülerdim
    O kadar kitap okurdu ki, hangi suali sorsak muhakkak bir ve birkaç cevabı olurdu, hiç yüksünmezdi
    Ve fakat çileyle barışık yaşamayı, ince hastalığına rağmen şikayette bulunmamayı başarırdı, kahretmezdi


    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş