1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Bütün Dünya Buna İnansa

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 13 Aralık 2008 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.430
    Beğenileri:
    7.357
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.819 ÇTL
    Şu dünyadaki en mutlu kişi
    Mutluluk verendir
    Şu dünyadaki sevilen kişi
    Sevmeyi bilendir

    Şu dünyadaki en güçlü kişi
    Güçlüğü yenendir
    Şu dünyadaki en bilgin kişi
    Kendini bilendir

    Şu dünyadaki en olgun kişi
    Acıya gülendir
    Şu dünyadaki en soylu kişi
    İnsafa gelendir

    Şu dünyadaki en zengin kişi
    Gönül fethedendir
    Şu dünyadaki en üstün kişi
    İnsanı sevendir

    Bütün dünya buna inansa bir inansa
    Hayat bayram olsa
    İnsanlar el ele tutuşsa birlik olsa
    Uzansak sonsuza
    Eski bir şarkıdır bu. Çocukluğumun şarkısı. Çocukluğumun temennisi. Ne tuhaf. Bugün bile geçerli. Bugün bile söyleniyor. Değişen ve eskiyen bir çok şeyin yanında ne şarkı ne de temennisi eskidi.

    [​IMG]

    Bir film seyrediyoruz. "İyilik yap, iyilik bul" Özünde üç kişiye, gerçekten ihtiyacı olan üç kişiye yardım etme fikri yatıyor. Karşılık beklemeden. Tek isteğiniz, onların da gerçekten ihtiyacı olan üç kişiye yardım etmeleri. Ve yapılan iyilikler bir gün çemberi tamamlayarak ve üçün katlarıyla çoğalarak size geri dönüyor.

    "Bütün dünya buna inansa... Bir inansa... Hayat bayram olsa..."
    Hayat bayram oluyor.

    [​IMG]

    Bir çoğumuz hayatımızı değiştirecek sihirli değneğin elimize geçmesini bekliyoruz. O değnek elimize bir geçse, tüm kötülüklerin, kötülerin üstesinden geleceğiz. Öfke kalmayacak, nefret, kin, zayıflık, fakirlik, mutsuzluk, yalnızlık, güvensizlik, korku, sevgisizlik...

    Kalmayacak.

    Kendi adacıklarımızda, gözümüz ufukta, içimizde özlem ateşleri yakarak, elimize o sihirli değnekleri tutuşturacak kurtarıcı meleklerin geleceği gemileri bekliyoruz.

    Bekliyoruz.

    Umutsuzluğu umutla karıştırıyoruz.

    Aynalarda baktığımız yüz değişiyor. Aklı karışmış, yüreği kabarmış, çizgileri düşmüş bir yüz bakıyor bize. Kendimizi bile tanımıyoruz.
    Kalmıyoruz.

    [​IMG]

    Gülümsemeyi nerede unuttuk? Sabah güneşe selam vermeyi ne zaman bıraktık? Komşularımızın adını neden bilmiyoruz? Öfkeyle gelen sözlere öfkeyle cevap vermenin adı ne zaman “savunu” oldu? Dinlemekten neden vazgeçtik?

    Bileniniz varsa... Ah... Bilenimiz varsa...

    DİP NOT:
    Onlar üç Çinli mistikmiş. Adları yokmuş ama "Üç Gülenler" diye tanınırlarmış. Gülmekten öte hiçbir şey yapmazlarmış. Kent kent dolaşıp çarşıda pazarda gülerlermiş. Gülmek bulaşıcı tabii... Onların geçtiği yer de az sonra kahkahayla donanırmış. Onlar Çin’i baştan başa dolaşıp mutsuz, kırgın, kızgın, bıkkın insanları güldürmüşler.

    İçlerinden biri günün birinde ölmüş. "Eyvah! Gülmeleri kesilecek, artık ağlarlar" diye düşünmüş herkes, diğer ikisi için.

    Oysa onlar gene gülmelerini sürdürmüşler ve ölmüş arkadaşlarını neşeli bir törenle kutsamışlar. Şaşkın halk kitlesine ise şunları söylemişler. "Üçümüz yaşarken iddiaya tutuşmuştuk, hangimiz önce ölecek diye. Yaşam boyu birlikte güldüğümüz arkadaşımız adına en güzel tören, gene gülmektir. Son yolculuğunda onu bundan yoksun bırakamayız. Bir bakıma ona ihanet olurdu gülmeyi kesmek."

    Kent halkı ölüyü yıkamaya kalkıştığında ise engel olmuşlar. "Vasiyetinde onu yıkamadan, üstündekileri değiştirmeden yakmamızı istemişti. Dediklerini yerine getireceğiz." diye dayatmışlar.

    Ve ölü yıkanırken son şakasını esirgememiş. Ceplerine ölmeden önce doldurduğu çatapatlar, patlayıp saçılmaya başlamış. Ve cenazedeki herkes kahkahalarla gülmüş. Onlar gülerken, yarım akıllı iki arkadaş dans ediyormuş. Halk da çılgınca dans etmeye başlamış. Sanki bir ölümü değil, bir doğuşu kutluyorlarmış...

    Füsun Erbulak
     
  2. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.183
    Beğenileri:
    4.778
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    375 ÇTL
    Çok güzel bir yazı..paylaşım için sağol...


    bütün dünya buna bir inansa...önce bnm inanmam lazım...
     
  3. incikk

    incikk Uzman

    Katılım:
    9 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1.230
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    öğrenci
    Yer:
    En GüzeL HayaLLerdeN..!
    Banka:
    1 ÇTL
    Gerçekten okunası bir yazı paylaşım içinn teşekkürler
     

Sayfayı Paylaş