1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Buy-i vahdet almışam sözleri

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 15 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Buy-i vahdet almışam buse-i leb-i peymaneden
    Hangi zalim men eder (ey) meyden beni meyhaneden

    (oğul) Dil-şikestem mey-perestem aşıkam sağar bedestem
    (oğul yandım)
    (vallah) İçmişem mest-i elestem nergis-i mestaneden
    (ey oğul yandım zalım yandım hayin yandım)

    (oğul) Od u hasrete yanarım her dem derun-i aşıkıyam
    (oğul aman)
    (oğul) Lütfet de bir gece gel kurtar beni hicraneden
    (ey oğul yandım zalım yandım kibar yandım)


    Yöre : Diyarbakır
    Kaynak - Derleyen : Celal Güzelses


    buy : koku; umut, beklenti
    vahdet : birlik, teklik, yalnızlık
    buse : öpücük, öpüş, öpme
    leb : dudak
    peymane : şarap bardağı, büyük kadeh
    men : yasaklama, izin vermeme, engelleme
    mey : divan şiirinde rengiyle kırmızı gülü, sevgilinin dudağını, yanağını andıran ve sıkça sözü edilen bir içki türü; şarap
    dil : gönül, yürek
    şikeste : kırılmış, kırık; yenilmiş, yenik; gücenmiş, kırgın, üzgün
    dil-şikest : gönlü kırık
    perest : "tapan, aşırı biçimde seven" anlamlarında bileşik kelimeler oluşturur
    mey-perest : şaraba tapan
    mest-i elest : elest meclisinde hitab-ı İlahi ile mest olan
    nergis : suyu uyuşturucu olup mahmur bakışı andıran bir tür çiçek, süs bitkisi
    mestane : kendinden geçmişçesine, sarhoş gibi
    od : ateş
    dem : zaman, çağ, vakit, an
    derun : iç, içeri, iç taraf; kalp
    deruni : içten, gönülden gelen
    lütfetmek : seçkin, saygın bir kişiden birşey isterken "reddetmez, kabul ederseniz büyük iyilik etmiş olursunuz" anlamında söylenen nezaket sözü
    hicrane : ayrılık, gurbet
     

Sayfayı Paylaş