1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Büyülü Ixtlahuacán Krallığı

Konusu 'Çocuk Masalları' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 28 Nisan 2008 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.183
    Beğenileri:
    4.780
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    377 ÇTL
    Büyülü Ixtlahuacán Krallığı


    Güneşli bir günde, genç bir çoban keçilerini otlatmaya çıkmıştı. Kuşluk vakti bir tepeye tırmanıp oradan hayvanlarına bakmak geldi aklına. Yüksekten bakınca Ixtlahuacán Köyü görünüyordu. Genç çoban gözleri dolarak kendi kendine “Bizim ev nerede? Ah işte ta şuradaki mavi boyalı” diyerek oyalanıp duruyordu.

    Birden bir gürültü işitti. Başını çevirince bir de ne görsün! Yanı başında pek güzel bir kız durmuyor mu? Boylu boslu, mavi gözlü, sarı saçlı… Öyle güzeldi ki dili tutulan çoban olduğu yerde kalakaldı. Kız konuşmaya başlayınca sesi sirenlerin ezgisiyle yılanların ıslığı arasında bir türkü gibiydi.

    “Korkma” dedi, “Sana dokunacağım.

    “Olmaz.”

    “Senden bana yardım etmeni istiyorum.”

    “Ben sana nasıl yardım edebilirim ki?”

    “Çok kolay. Bak, ben Ixtlahuacán Kırallığı’nın ecesiyim. Ama benim ülkeme büyü yaptılar. Sen beni kilisenin kapısına kadar sırtında taşırsan büyü bozulacak. O zaman sen hem benim eşim, hem de ülkenin efendisi olacaksın.”

    Genç adam biraz düşünüp, “olur” dedi.

    “Ne kadar iyisin!” diye sevindi güzel kız, “Ama önce seni bir konuda uyarmalıyım. Yol boyunca başını çevirip bana bakmayacaksın, ta kilisenin kapısına varana dek. İnsanlar sana ne söylerse söylesin aldırmayacaksın.”

    Genç adam kızı sırtına alıp köye doğru yola koyuldu. İlk evlere ulaştıklarında karşılarına çıkanlar hemen uzaklaşıp korkulu gözlerle çobana bakıyordu. “Bu boynuna dolanmış zehirli yılanla nereye gidiyorsun” diye çığlık attı çocuklardan biri.

    Genç çoban bunun bir şaka olacağını düşünerek yoluna devam etti. Ama az sonra rastladıkları bir başkası da aynı şeyi söyleyince, genç çobanın korku girdi içine. İyice de meraklandı.

    Kiliseye varmasına birkaç metre kalmıştı ki, dayanamayıp başını çevirince, dişleri arasından keskin ıslıklar çıkaran dev bir yılan görüvermez mi karşısında! Korkunç dilini sağa sola oynatıyordu. Genç adam on hızla yılanı boynundan çözüp olabildiğince uzağa fırlatıp attı. Yılan yere düşer düşmez silindi gözden.

    İşte bu nedenle, kurtulamadı büyüden Ixtlahuacán Kırallığı.
     

Sayfayı Paylaş