1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

C. KORKUT ÇOLAK - Düşlerim Cebelitarık / Sokaklarım Okyanus..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 29 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    DÜŞLERİM CEBELİTARIK / SOKAKLARIM OKYANUS

    Kendini yeniden icat etmeye çalışmaktır uyku düzenini tutturmak.
    Yoldan çıkmış geceleri dolaşıp dururken, yaşadığım kentin bütün ara sokaklarını ezberlememe sebep olan gecelerim var benim.
    Oldum olası gece gezmelerini sevdim.
    Sakindir sokaklar, kedi ve köpeklerden başka canlı yoktur etraflarda.
    Tek tük kayıp yaşamlar geçer birbirlerine hiçbir şey söylemeden suskunca.
    Oysa gözlerini birbirinde kaçıran o isimsiz rastlantıda birbirlerine çok şey anlatırlar.
    Yalnız değilsin, bende senin gibiyim türü bir mana yükler o suskun geçip gitmeler.
    Ardını dönen sadece bir sırt değildir eğer geceyse.
    Sokak lambaları kimsesizliğe şahitlik ederken, irkilir insanın ruhu kendi topuk seslerinden.
    Aklında biriken onlarca soru, kalbinde biriken geniş tabanlı yükler ağırlaştırır omuzları.
    Yaşamlar gelip geçer gölge etmeksizin yanı başımdan.
    Düş gibi bir ömrü seyrederim elimde kalmamışlığın acısına donuk gözlerle bakarken.
    Bütün bankların boş olduğu bir parka attığımda sırtımı, ruhumu denizin karanlık sularından arındırdığım için şükrederim içimdeki hiçliğe.
    Derinlik algısı karanlıkta güçleniyor.
    Daha fazla sarıyor insanı ait olmamanın boşluğunda hesaplaşmalar.
    Gidenler, gelenler kuru kalabalıklar…
    Binbir yerden bin bir ses işitip kalbinde mayalanan acıdan başka tıkırtı duyamaz insan geceleri.
    Uykusu delinmiş yara gibi içine oluk oluk akıverir yitip gitmenin acısı.
    Rüyalar yaşlı insanlarla dolu.
    Sokaklar yaralı üstü başı yırtık vazgeçmiş, yorgun kimsesizlerle dolu.
    Ama hepsi kollarını birleştirip kendi içine büzülmüş münzevilerdir, acıları berraktır, kimsesizlikleri berraktır.
    Karmaşaya mahal vermez gece (…)
    Gece tereddüt etmez insanın ruhuna çöreklenen karanlığı sokak lambalarının altında ifşa etmek için.
    Bütün günahlar geceyi bekler, yasaklar sansar olur, ihbarlar kuyruğa girer.
    Kanundan kaçanlar asayişi ölüm kovalamacalarında arar.
    Polislerin silahları patlar.
    Sonra ufak bir yaradan oluk oluk kaybettiklerimiz akmaya başlar.
    Kaybetmek,istem dışı durumlara verilen isimdir.
    Tercih etmeksizin zamanı gelmeden hayatımızdan kopan parçalar için kullanırız onu.
    Kaybetmek yada yitirmek !
    Bizim kaybettiklerimizi gece acıyı kovalayan ekip otoları suçüstü yakalar;
    Son sürat ölüm kovalamacalarının huysuz sabahlarında Kalbimize kelepçeyi takar.

    Bir daha ne zaman etimde kopanları bir araya getirebilirim.
    Bir daha ne zaman rastlarım yalana banılmış inançsızlıklarıma.
    Kendime saplı bir bıçağın sivri ihanetiyle kanatırken yurtsuzluğumu, acıyla din barışır mı_?
    Ruhum yaşam sevdalarının darağacında can çekişirken,Tanrı kanun kokuyordu.
    Tanrı, elçileri aracılığıyla hüküm veriyordu, mis gibi suça banmış hükümsüzlükler yaralarımdan beraat ediyordu.
    Birileri yaralarıma ayna tutarken, melekler sancılarımı tımarlıyordu.
    Kaşağılanan bir at gibi huysuzca kıvrandım evrenin yırtık dininden düşerek.
    Vebalim kimden sorulsun_?
    Benim vebalim; Küfür gibi gecelerin en soysuz yerinde bana bahsedilmemiş acıların oryantali eşliğinde başımı döndüren dansözlerin alnına yapıştırılmış bahşiş olsun.
    Haberim yoktu demek istiyorum…
    Mazeretlerin ardına sığınmak istiyorum.
    Ömrümde bir kez olsun bahanelere batıp, içime saplanan gecenin huysuz firarlarını delip çıkmak istiyorum.
    Tanrı bahane kabul etmiyor.
    Ve burada hiçbir ihmal düş yaralarını tedavi etmiyor.
    Kalakalıyorsun kalabalık bir halüsinasyonun ıssız çölünde.
    Sokaklar geceleri çöl gibi, evlerin ışıkları sönük.
    Nefes alan bütün canlıların ruhları seçilmiş cennetlerini ziyarette.
    Bazıları ise kendi hüzün aralığında takılıp kalmış ömürlerinin yürek sıkıştırması sonucu dar sokaklarda can veriyor.
    Candan can kopartan her gece / kopan parçaları yalnızlıkla cezalandırıyor.

    Gece gezmeleri güneşe küsenlerin sevgilisidir…
    Gece gezmeleri, ayaküstü içilmiş yarım bardak çayların kapanmakta olan kepenklere isyan edişidir.
    Gece gezmeleri; Yaraların kalbi kanatmak için korna yerine selektör’ü tercih etmesidir.
    Gece gezmeleri ayrıldığımız sevgilimizdir, yitirdiğimiz sevdiklerimiz, sırtımıza semer olan dostlarımız, kalbimizi adadıklarımızdan aldığımız hançer darbelerimiz, her şeye rağmen ayakta kalma yeminlerimiz.
    Gece gezmeleri acının huzuru yurdundan kovup uykuyu delik deşik etmesidir.
    Süveyş kanalı gibi yarılırken sevdalı kalbin, içinden oluk oluk sen’lerin akıp gitmesidir.

    Benim düşlerim her gece Cebelitarık / Sokaklarım tanrının okyanus kokan suretidir.



    C. KORKUT ÇOLAK
     

Sayfayı Paylaş