1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Çağrışım nedir?

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 2 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Çağrışım nedir?

    Bir bilinç durumunun kendiliğinden bir ya da birçok bilinç durumlarını uyandırması. Ruhbilim terimidir. Düşünceler arasındaki mantıksal bağdan ayırdedilmelidir, çağrışım'da mantıksal bir bağ yoktur. Örneğin sokağı güneşli görmek bize havanın sıcak olduğunu düşündürür, bu mantıksaldır. Oysa sokağı güneşli görmek bize güneşli bir gündeki anımızı düşündürebilir, bu çağrışımsaldır.

    Ebbinhaus ve Hoeffding gibi ruhbilimciler bu ansal otomatizmi bütünsellik yasasıyla açıklamaya çalışmışlardır. Onlara göre herhangi bir tasarım, aynı bütünden olan öteki tasarımları çeker. Örneğin daha önce gördüğümüz bir evin fotoğrafı, bize o evle ilgili bütün durum ve ayrıntıları otomatik olarak hatırlatır. O evde karşılaştığımız bir insanı, onunla konuştuğumuz sözleri, o evin bahçesindeki çiçekleri, kapının önünde yatan köpeği hatırlarız. Çağrışım işlevinin birçok biçimleri ve ayrıntıları vardır.

    Bitişiklik yoluyla çağrışım, benzerlikle çağrışım, karşıtlıkla çağrışım vb. gibi çeşitli biçimlerde meydana gelebilir. Bu ansal özdevime ilkin Aristoteles dikkati çekmiştir. Davranışlar, düşünüler ve kavramlar belli koşullar altında birbirlerini çağırıyorlar; benzerlik, karşıtlık, yer ve zaman birliği nedenleriyle birbirlerini bilinç alanına çekiyorlardı. Bu çekim irade işlevinden bağımsız olarak, kimi yerde de iradenin direncine rağmen gerçekleşiyordu. Öyle ki gördüğümüz bir bıçak bize, yıllarca önce benzer bir bıçakla elimizi nasıl kestiğimizi kendiliğinden, hemen ve bütün ayrıntılarıyla hatırlatıyordu.

    Hobbes, Locke, Spinoza, Hume, Hartley, Priestley, Herbart, James Mili, John Stuart Mill, Spencer, Benn vb. bu kendiliğinden ansal çalışma olayının üstünde önemle durmuşlar, kimileri özdekçi ve kimileri düşünceci bir yönde geliştirmeye çalışmışlardır. Çağrışımcılığın büyük yanılgısı onu bütün ruhsal yaşama yaymak, bütün ruhsal olayları onunla açıklamaya çalışmak ve onu tümüyle ruhsal bir olay olarak nitelemektir. Oysa bütün ansal süreçler çağrışımla açıklanamayacağı gibi çağrışımın fizyolojisel bir işlev olduğu da ünlü bilgin Pavlov tarafından tanıtlanmıştır.

    Pavlov'un gösterdiği gibi çağrışım, sinirler arasında kısa devreli ve geçici bağlantılar kurulmakla meydana gelmektedir. Beyin korteksinin kimi noktaları arasında, belli koşullarda, geçici bir sinir yolu oluşur ve o noktalardaki uyarımlar arasında bağlantı kurar. Çağrışımı gerçekleştiren fizyolojisel işlev bundan ibarettir, demek ki çağrışım tümüyle ruhsal bir işlev değildir. Daha açık bir deyişle ruhsal bir olay, fizyolojisel mekanizma işe karışmaksızın, başkaca bir ruhsal olayı bilince çağıramaz.
     

Sayfayı Paylaş