1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Cahar Dudayev (1944 – 1996)

Konusu 'Kim Kimdir ? - Biyografiler' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 31 Ekim 2010 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.415
    Beğenileri:
    7.324
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.714 ÇTL
    Cahar Dudayev (d. 15 Nisan 1944 – 21 Nisan 1996).

    Çeçenistan'ı özgürlüğü kavuşturan Cahar Dudayev, Çeçenistan'ın Yalho köyünde doğdu. 23 Şubat 1944'te Sibirya'ya sürgün edilenlerin arasına katıldığında henüz, annesinin kucağında, 15 günlük bir bebekti.

    Çocukluk yılları Sibirya bozkırlarında çok güç şartlar altında geçti. Orta öğrenimini Sibirya'da tamamladı. 1962 yılında Tambov Askeri Pilot Yüksek Okulu'ndan, 1966 yılında da "Uzak Mesafe Uçakları Pilot ve Mühendis Yetiştirme Yüksek Okulu"'ndan mezun oldu. 1974 yılında Gagarin Hava Harp Akademisi'ni de bitiren Dudayev, 1. Sınıf pilot ve mühendis unvanını kazandı. SSCB hükümeti tarafından kendisine 12 madalya verildi. Tümgeneralliğe yükseldi. Sovyet tarihinde stratejik hava kuvvetleri'nde tümen komutanı olmayı başaran ilk müslüman olarak adından bahsettirdi.

    1989'da Estonya'da stratejik hava kuvvetleri filoları komutanlığında görev yaparken Baltık Ülkeleri'nde başlayan bağımsızlık hareketlerinin kuvvet kullanılarak bastırılması için Moskova'dan emir aldı. Ancak bu emri yerine getirmedi ve adı isyancı generale çıktı. Moskova bu itaatsizliği hazmedemedi ve Dudayev, ceza olarak askeri birliği ile birlikte Grozni'ye sürgüne gönderildi. 1990 yılının Mayıs ayında görevinden istifa etti. Rusya bu "isyancı" komutanın önderlik edeceği birçok olaya gebeydi.

    Kasım 1990'da toplanan Çeçen Halkının Kurultayı'na davet edildi ve sonradan "Çeçen Milli Kongresi" adını alan bu halk meclisinin icra kurulu başkanlığına seçildi.
    19-21 Ağustos 1991'de Gorbaçov'a karşı girişilen başarısız darbe teşebbüsü sırasında darbecilerin karşısında yer aldı. Sonrasında, darbecilerle işbirliği yapan Çeçen-İnguş Cumhuriyeti Hükümeti'ni düşürmek için başlatılan halk hareketinin başına geçti. Demokratik güçler, aydınlar ve tüm Çeçen halkı kendisini destekledi. 27 Ekim 1991'de yapılan seçimlerde %85 oranında oy alarak Çeçenistan Cumhurbaşkanlığı'na seçildi.

    Cahar Dudayev, Rusya'nın 11 Aralık 1994 tarihinde Çeçenistan'a karşı başlattığı askeri harekete karşı halkına "Cihad" emrini verdi. Böylece Çeçenistan karşı saldırılara geçti. Dudayev'in önderliğindeki Çeçen halkı, iki yıla yakın bir süre devam eden bağımsızlık mücadelesi verdi.

    Cahar Dudayev 21 Nisan 1996'da bir suikast sonucu hayatını kaybetti.
     
  2. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.415
    Beğenileri:
    7.324
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.714 ÇTL
    Cahar Dudayev'in Türkler Hakkındaki Düşünceleri

    "Türkiye hem Türk dünyasının, hem de islâm aleminin ümit ışığıdır. Bu ışığın sönmesi hem İslâm Âleminin, hem de Türk dünyasının karanlığa gömülmesi demektir."

    Türkleri çok seviyorum. Tarih boyunca kahramanlıklarıyla, cesaret ve atılganlıklarıyla kendilerini kabul ettirmişlerdir. Milli ve manevi değerlerine bağlıdırlar. dostluklarına güvenilir, düşmanlıklarından korkulur...

    Tarih boyunca İslâm Âlemi Türklerden faydalanmıştır. Türkler güçlü oldukça İslâm Âlemi rahat ve huzur içinde olmuştur; zayıfladıkça, İslâm Âlemi ezilmiş ve horlanmıştır. Türkler İslâm'ın koruyucu gücü olmuşlardır.

    Ancak ne yazık ki, bazı İslâm ülkeleri, emperyalist güçlerin oyununa gelerek Türklere ihanet etmişlerdir. Türklere ihanet ederek arkadan vuranlar belâsını bulmuştur. Bugün bazı İslâm ülkelerindeki çıkmazlar ve sıkıntılar, bu târihi hatanın bedelidir.

    Şimdi gururla söylemek istiyorum ki, Çeçenler târih boyunca Türklere bağlı kalmışlar ve târihin hiçbir döneminde ihanet etmemişlerdir.

    Bugün ise, Türkiye'yi yönetenler o yüce değerlerden çok uzaklar. Hâlbuki Türk Milleti, maddi ve manevi değerlerine bağlı olduğu sürece yücelmiş ve yükselmiştir. Ve dünya tarihinin akışına yön vermişlerdir. O yüce değerlerden ayrıldıkça küçülmüşler ve sıkıntılara düşmüşlerdir. Unutulmasın ki, Türkiye hem Türk dünyasının, hem de İslâm Âleminin ümit ışığıdır. Bu ışığın sönmesi hem islâm aleminin, hem de Türk dünyasının karanlığa gömülmesi demektir."
     

Sayfayı Paylaş