1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Cahil Miyiz Neyiz?

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve dderya tarafından 20 Aralık 2013 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.295
    Beğenileri:
    7.479
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    204 ÇTL
    (…)
    -Sigara ?
    -Lütfen…
    -Biraz uyku ?
    -Hayır, teşekkürler…
    (ayna ve yine ben, merhaba…)
    Yarım kafiyeli bir şiirin devrik cümleleri gibi, belki de dışlanmışlığı lirikliğindendi… Oysa sevemiyorum ben bu şiirleri…
    Hurafe orduları beş cepheden sarmış, İsrafil’in sur-una inat bütün günahlarına kadeh kaldıran piçliğin gölgesinde küçük bir sevap arayışı içinde. Masum bedeninin taşıdığı kalp ve kalbin taşıdığı binlerce günah.
    -Mahşer toplantısında gizleyebilecek miyim kamburumu? hem okadar günahkar var belki beni fark etmezler ?
    -Yooo yanılıyorum, fark edilmeyecek tek şey sevaplarım olsa gerek.
    -Kör şeytan, topal şeytan ve ahraz şeytan. Her biri bir ötekinin eksikliğini tamamlayarak sevişir gibi günah içiriyor lar ruhuma, bedenime, kalbime…
    -Belkide alnımın secdeye gidememesinin oluşturduğu pişmanlığın bir bileşkesi olsa gerek bütün söylemlerim.
    -Evet pişmanım ve her bir pişmanlığımın ardında yeni bir pişmanlık saklı, saklı olan pişmanlıklarıma da peşinen pişmanım belki cezam hafifler sadece yüzbin yıl yanarım.
    -Hem aslında bir yandan rahatım da, hangimiz masumuz ki ?
    -Ya yanılıyor isem ?
    -Bol şeytanlı zaman dolaylarında nedense bir melek çıkıp mani olmuyor bu beynimdeki savaşlara.
    -Bak topal şeytanın piçleri, kör şeytana yardım ederken, ahraz şeytanda onlara yataklık yapıyor.
    -Melekler nerede ? Hani o büyük kanatlı kocaman nur topları, hani neredeler ?
    -Söyleyeyim mi neredeler ?
    -Biri göremeyeceğin kadar önünde bir diğeri de göremeyeceğin kadar ardında.
    -Mesele görmek yada görmemek değil, vaar olduklarına inanmakta yada inanmamakta.
    -Her neyse sonuç itibari ile bedenim deki kambur günahlarım.
    -Her gecem azrail nöbetlerinde, özlenmiş bir sevgiliyi bekler gibi, geldiği zaman eğer varsa göz bebeklerine bakmak istiyorum. Bir canı alırken ne hissediyor yada daha doğru bir soru ile, bir beden bir canı verirken ne hissettiğini gördüğü zaman ne hissediyor.
    -Aslında ne hissettiğinin de bir önemi olmasa gerek mesele Yaradanın bu nankör ruha ne yapmak istediği.
    -Git getir dedi ve almaya geldi, kim mani olabilecek ?
    -Pişmanlıkların parmaklardan dökülmesinin bir faydası olmayacağı kanaati içindeyim, bildiğim tek bir şey varsa oda secdenin bir anıl istemesi.
    -Farkında mısın, artık sana “ne düşündüğünü” sormuyorum..
    -Farkında mısın, artık “beni özledin” mi diyor sormuyorum…
    -Biliyormusun, artık gözbebekleri nin içindeki kılcal damarlarında dolaşan o söylemek istediklerini önemsemiyorum
    -Biliyormusun, artık hiç biriniz hiç bir anlam ifade etmiyor, bütün hiçlikler toplanmış anlam ifade eden her bir şeyin üstünü kapatmış.
    -Ve son olarak…
    -”Beni özle”
     

Sayfayı Paylaş