1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Çanakkale'de Rakamların Kanlı Dili

Konusu 'Kurtuluş Savaşımız ve Kahramanları' forumundadır ve wien06 tarafından 19 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    [​IMG]

    Canakkale Harbi, fiilen 3 Kasım 1914 tarihinde başlayıp 9 Ocak 1916 tarihinde İtilaf Devletleri'nin çekilmesiyle sona erdi. Çarpışmalar toplam 8.5 ay boyunca devam etti.

    Rakamlara bakıldığında Çanakkale Harbi’nin ne kadar şiddetli ve kanlı geçtiği görülmektedir. Bu özelliğiyle dünyadaki eşsiz savaşlardan biridir. Ancak bir özellik daha vardır ki bu özellik zaferi getirmiştir. O da Mehmetçiğin imanı ve vatan severliğidir. Zira dünyada hiçbir asker komutanlarından ölme emri aldıklarında, bu emri on binlerce şehid ile yerine getiremezdi.

    İlk Şehitler

    Düşman 3 Kasım 1914 yılında Boğazın girişindeki tabyaları imha etmek için yapılan saldırıya iki adet denizaltıyla birlikte 28 adet irili ufaklı gemi 68 topla katıldı. 17 dakika süren bu saldırıda bir top mermisi Seddülbahir Kalesi' ndeki cephaneliğe düşerken 5 subay ile 83 er şehit oldu. Bunlara "İlk Şehitler" denmektedir.
    18 Mart 1915 günü İtilaf Devletlerinin toplam irili ufaklı 231 adet gemi ve 1155 top ile hazır bulunuyordu. 18 büyük zırhlıdaki top sayısı 712 idi. Bu toplardan 279'u 18 Mart savaşına katılarak 7 saatlik bombardımanda bulunmuşlardı.
    Türklerin boğazda toplam 13 tabyası, 230 adet topu var iken, bu toplardan ancak 82'si kullanılabildiği gibi, bunların da 44'ü hasar gördü ve 8 top da kullanılamaz hale geldi.

    Mayın Döşendi

    Müstahkem Mevkii Komutanlığı tarafından boğaza dik olarak 11 mayın hattı döşendi. Bu hatlardaki toplam mayın sayısı 403'tür. Donanma bu mayın hatlarına kadar gelemedi, ancak ilk hattan 8 kadar mayın sökebildi. Geri kalan 395 mayın döküldükleri yerde durmaktaydı.

    8 Mart 1915 gecesi Nusret mayın gemisi de elde kalan son 26 mayını bu defa kıyıya paralel olarak ağırlığında, poyraz-lodos istikametinde iki sıra halinde ve 4.5 metre derinliğe döşedi. İlk mayın hattı Selanik adlı gemi tarafından 4 Ağustos 19l4'te 22 adet olarak döküldü. Ayrıca diğer mayın hatlarının dördünü 159 mayınla Nusret; dördünü 114 mayınla İntibah, ikisini 48 mayınla Selanik, birini de 37 mayınla Samsun gemileri döşediler.

    İlk Galibiyet

    18 Mart 1915 günü, boğaza giren 40 kadar gemiden 3'ü batırıldı, sekizi de ağır hasar aldı. İngiliz ile Fransızların kaybı 800, Türklerin; Türk ve Alman kaybı ise 90 kişidir. O gün Türk tabyalarına atılan yaklaşık 6.000 top mermisine karşı bu kayıp çok çok azdır. 200 yıl boyunca hiç yenilmeyen İngiliz Donanması, ilk defa 18 Mart'ta mağlubiyet acısını tattı. Yine o gün Türk askerlerinin etrafına toplam 1.500 kilo top mermisi düşmüştür.
    İtilaf Kuvvetleri Donanmasına ait denizaltılar boğazı tam 27 kez geçti. Daha çok Karadeniz girişini kontrol eden ve Almanlardan satın alıdığını açıkladığımız Yavuz (Goben) ve Midilli (Breslau) gemileri Çanakkale Savaşı boyunca Çanakkale Boğazı' na gelmediler.

    Kara Savaşları

    Kara Savaşı ise 25 Nisan 1915'te başladı. İtilaf Devletleri toplam sekiz yere birden çıkarma yaptılar. Asıl çıkarma yerleri üç olup diğerleri gösteriş çıkarmasıdır... Çıkarmanın ilk başlarında Gelibolu Yarımadası'nın neredeyse tamamını 9.Tümen Komutanı Halil Sami Bey'in birlikleri savundu (bir tümendeki asker sayısı 2430 kişi, bir tümen 3 Alaydan ibarettir). Bu alan 35 km uzunluğunda olup 200 km2 lik bir yer kaplamaktadır. Karaya çıkmak için gemilerde bekleşen İtilaf askerlerinin sayısı ise 15.000'dir (Toplanan asker sayısı ise 75.000'dir.)

    2. Tümenin bazı alaylarının yer aldığı cephe uzunluğu 600 m. olup her 15 cm'ye bir asker düşmektedir. Her bir askerimize 95 adet mermi isabet etmektedir. Karşılıklı siperlerin en yakın mesafesi 5-10 metredir.

    Türk ordusunun düşmandan 4-5 kat daha fazla taarruz yaptığı ortalama 5-10 bin askerimiz şehit oldu. İtilaf devletleri, kara savaşları için 84 gemi, 75056 asker, 22.771 hayvan, 3.081 araba ayırmışlardı. Toplam 8.5 ay boyunca top ve tüfek ustaları 70 adet top, 80 bin adet tüfek tamir ettiler.
    İstanbul'dan Uzunköprü'ye kadar gelen askerler buradan Gelibolu ve dolayısıyla cepheye dek yürüdüler. Bu uzun yürüyüş 8 gün sürdü. Bugün bu mesafe otobüsle 4-5 saatte alınmaktadır.

    Tarihî Bir Direniş

    Sadece Seddülbahir'deki Ertuğrul Koyu'na 2.500 asker çıkarılmak istenir (Bu askerlerin 2.000'ni eski bir Kömür gemisi olan River Clyde'nin içindedir). Ertuğrul Koyu'nu savunmakta olan Ezineli Yahya Çavuş 63 arkadaşı ile 3.000 kadar düşman askerine tam 12 saat boyunca karşı koydu. Gece yarısı Harapkale'deki bölüğüne çekildiği vakit sadece üç kişi kaldılar. Yine Ertuğrul Koyu'na düşman toplam 4.650 top mermisi attı (Bu sayı, Türklerin 18 Martta attığı toplam top mermisinin iki katıdır).

    Mermiler Havada Çarpıştı

    Kanlısırt'a 3 saat boyunca yapılan bombardımanda ise 17.000 top mermisi düştü. Kara savaşları sırasında karşılıklı hücumlar yapılırken, on milyonda bir ihtimal olan mermilerin havada çarpışması vuku buldu. Yine kara savaşlarının en şiddetli anında yere düşen mermi sayısı 1.500 adet olup metrekareye ise 6.000 mermi düşmektedir. 19 Mayıs saldırısında 10.000 kayıp (3.000 şehit, 6.000 yaralı) olmasına rağmen Anzaklarda ise 160 ölü, 468 yaralı vardı. Anzakların o saldırıda makineli tüfeklerle attığı mermi sayısı 948.000'dir.


    215 Okkalık Top

    Rumeli Mecidiyesi'nde görev yapmakta olan 3. Top numara eri Seyit, bir bombardıman sonrasında 14 şehit, 24 yaralı veren tabyasında, kısa bir süre baygınlık geçirdikten sonra kendine gelip, 215 okkalık top mermisini (275 kg, 600 gr) 6 basamaklı bir merdivenden çıkararak, namluya sürdü ve Ocean zırhlısını vurdu (Dünya Halter Şampiyonumuz Naim Süleymanoğlu'nun kaldırdığı son ağırlık 165 kg.dır).


    Okullar Mezun Vermedi

    [​IMG]
    Bu savaşta İstanbul Tıp Fakültesi öğrencileri (100 öğrenci) ile İstanbul Lisesi (50 öğrenci) öğrencileri de katıldı ve 3 saat içinde şehit oldular. Yaralara merhem sürecek, dertlere derman olacak doktor ve doktor adayları vatanın bu onulmaz yarasına canlarıyla merhem, vatanın büyük derdine yine canlarıyla derman oldular. Bu sebeple İstanbul Tıp Fakültesi 6 yıl sonra 1921'de hiç mezun veremedi. O zamanın 1895 doğumlu aydınları ile okumuş ve nitelikli insanımız Çanakkale' de şehid oldular.

    Zaferler

    Çanakkale Harbi bir muharebeler silsilesidir. 18 Mart'ta Çanakkale Deniz Zaferi, 25-27 Nisan'da Anburnunda, Seddülbahir'de, Kumkale'de, Beşiğe' de çıkarmalar başarıyla durduruldu. Ayrıca 1. Kirte (28 Nisan), 2.Kirte (6-8 Mayıs), 3.Kirte {4-6 Haziran), 1. Kerevizdere (21-22 Haziran), Zığındere (28 Haziran), 2.Kerevizdere (12 Temmuz), 1 Anafartalar (9 Ağustos), 2. Anafartalar (21 Ağustos) muharabeleri zaferle sonuçlandı. Toplam on üçe yakın muharebe başarı ile yapıldı.

    Dünyada İlk Defa

    İngilizlerin uçak sayısı 55-60 iken Türklerin ise 22'dir. Boz¬caada ve Seddülbahir'de birer uçak pisti inşaa edildi. İngilizler bu savaşta üç adet balon gemisi, bir uçak gemisi (Arc Royal) kullandılar. Dünyada ilk defa modern (kara, deniz, hava, denizaltı) savaş yapıldı.

    Geri Çekilme

    İtilaf Devletleri Gelibolu'dan çekilirken 40.000 ile 20.000 arasında asker kaybı düşünmelerine rağmen bir kişi bile kayıp vermediler. Ancak çekilme esnasında 9.000 at, katır, eşek; 2.000 taşıt arabası, 200 ağır top alınmış, Gelibolu Yarımadası'nı 8-9 Ocak 1916 günü tamamen boşaltmışlardır.

    Rakamların Dili

    Yaklaşık bir sene süren Çanakkale Savaşı'nda her iki tarafın kaybı 500.000'dir. Türklerin o gün için toplam 700.000 askeri bulunuyordu. 259 günü karada geçen bu savaşa, toplam 21 Türk Tümeni katıldı. İngiltere'den bu savaşa 469.000 asker katıldı. Bunlardan 328.000'ni bizzat cephede savaştı ve 141.000'ni ise savaşan askerlere destek verdi.
    İtilaf Devletlerinin kaybı 252.000'dir. İngilizlerin kaybı= 205.000 (Sömürge askerleri de dahil¬dir) Fransızların kaybı 47.000 Toplam 252.000 'dir

    Çanakkale Savaşı'nda En Çok Şehit Veren İller
    1-Bursa=3274
    2-Balıkesir=3003
    3-Konya=2683
    4-Kastamonu=2 527
    5-Denizli=2258
    6-Ankara=1926
    7-İstanbul=1908
    8-Çanakkale=1876

    En Fazla Şehit Veren Köy
    Kastamonu'nun Güzlük Köyü en fazla şehid veren köyü olup, bu kahraman köyümüzden 25 kişi şehit düşmüştür.


    Kaynak: Tarih Düşünce
     
  2. aslıhan35

    aslıhan35 Katılımcı

    Katılım:
    1 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    108
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    2 ÇTL
    wien burada olsaydın da bu konu üzerine tartışma içine girebilseydik keşke.. her neyse yazıyı görnce yakın zmanda denk geldikçe izlemeye çalıştıgım dizi aklıma geldi yazmadan edemedim."the pacıfıc".. cnbc-e yayınlanan dizide 2.dünya savşında pasıfcdeki 3 askerin kahramanlıkları anlatıla anlatıla bitirilemiyor..(john basilone,eugene sledge,rober leckie)neysee amerikanın kıt tarihini okuldan hatrlıyorum pearl harbr,wietnam savşlarından başka görkemli tarhleri olmadığını da her aklı başında insan bilir zaten ama toplum o kadar tarihini benmsiyor ki epi topu bi kaç savaşı ünlü aktrlerle süsleye süsleye kahraman abd askerlerinn hayat hikayeleri,savaş anılarını böyle giderse pek çok nesil daha izleyecek,korkarım olmayan şeyler kabul ettirilecek..(bende de dahil:))
    her neysee bizim tabiki daha önemli işlerimiz oldugu için türk medyası bu konulara zmanını harcayamıyor:Psen tarihi kendin anlatmazsan adamlar çıkarlar izmiri türkler yaktı rumlar bu yüzden izmirden kaçtı gibi cümleri dizilerinde bangır bangır yayınlarlar..biz naparız ünlü bi tarhçimizi haber kanalına çıkarıp olayın aslını öğrenip alttan 'saygısızlar,densizler die metin yayınlarız':Dyakında anzaklar katledildi,çankkalede onlarındı, türkler yakıp yıktı ellimizden aldılar diye de bi propanga daha çıkarsa şaşrmayacağım:)
    pazar gecesi yayınlann diziyi tavsiye edrim belki içimizden bi yönetmen,ynetmen adayı,sinema twye ilgili bi şahisyet her neyse; uyanır,imrenir anlatılanlara ve kendi tarih filmini yapmaya karar verir..belki bi umut..
     
  3. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Aslihan aslina bakarsan biz millet olarak tarihimize o kadar cok deger veriyoruzki onu karalamak ve kötülemek icin elimizden geleni yapiyoruz yani kisacasi yabancilarin birsey yapmasina gerek yok biz kendimiz yapiyoruz:) Zavalli ermeniler yillarca soykirim diye yirtinip durdular aslinda hic bu konuda caba harcamalarina gerek yoktu biz zaten icimizdeki sözde aydinlarimiz, gazetecilerimiz ve siyasetcilerimiz sayesinde ermenilerin yillarca kabul ettirmek icin ugrastiklari bu sözde soykirimi kendimiz kabul edecektik:)

    Düsünebiliyormusun amerikada kutlanmaya baslanan sözde soykirim gününde amerika baskaninin ermeni soykirimi hakkindaki yapmis oldugu ve Osmanli imparatorlugunu tüm dünyanin önünde bu konuda suclu gösterdigi bir aciklamaya bizim sayin basbakanimiz hassasiyetlerimiz göz önüne alinarak yapilmis bir aciklama diyorsa baska söze gerek varmi o bahsadilen hassasiyette abd baskani aciklamasinda soykirim lafini kullanmamis:)

    ABD Başkanı Barack Obama’nın Ermeni Anma Günü Açıklaması

    Doksan dört yıl önce, 20’nci yüzyılın en büyük vahşetlerinden biri başladı. Her sene, bizler bir an durup Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde birbiri ardına katledilen veya ölüme yürütülen 1.5 milyon Ermeni’yi anıyoruz. Büyük Felaket, aynı Ermeni insanının kalbinde yaşadığı gibi bizim de anılarımızda yaşamalıdır.

    Tarih, çözümlenmemiş haliyle çok ağır bir yük olabilir. Tıpkı 1915 olaylarının insanın acımasızlığını insana hatırlatması gibi, geçmişle hesaplaşmak da uzlaşmanın güçlü vaadini içinde barındırmaktadır. 1915’te yaşananlarla ilgili görüşlerimi sürekli olarak beyan ettim ve tarihi ele alış şeklimde herhangi bir değişiklik olmamıştır. Dileğim, gerçeklerin tam, açık ve adil bir şekilde anlaşılmasının sağlanmasıdır.

    Şu anda bu amaca ulaşmanın en iyi yolu Ermeni ve Türk halklarının ileriye dönük çabaları çerçevesinde geçmişin gerçekliklerini de ele almasıdır. Ben, Türk ve Ermeni halklarının bu acı verici tarihi dürüst, açık ve yapıcı bir şekilde çözmek adına gösterdikleri çabaları kuvvetle destekliyorum. Bu amaç çerçevesinde şu ana kadar hem Ermeniler ve Türkler arasında hem de Türkiye’nin kendi içinde önemli cesur ve önemli bir diyalog gerçekleştirildi. Ayrıca Türkiye ve Ermenistan’ın ikili ilişkilerini normalleştirme çabalarını da kuvvetle destekliyorum. İsviçre’nin arabuluculuğunda, iki ülke ilişkilerin normalleşmesi için bir çerçeve ve yol haritası üzerinde anlaşmaya varmıştır. Ben bu süreci memnuniyetle karşılıyor ve tarafları verdikleri sözleri tutmaya çağırıyorum.

    Ermenistan ve Türkiye; barışçıl, yapıcı ve müreffeh bir ilişki kurabilir. Ermeni ve Türk halkları ayrıca, sahip oldukları ortak tarihi anlayarak ve ortak insani değerleri hatırlayarak beraber daha güçlü olacaklardır.

    Hiçbir şey Büyük Felaket’te kaybedilen insanları geri getiremez. Ancak son 94 yıldır Ermenilerin yapmış olduğu katkılar, Ermeni halkının yeteneğinin, dinamizminin ve direncinin bir kanıtı olmasının yanı sıra onları yok etmek isteyenlere de en büyük cevap olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri, birçoğu 1915 olaylarından sonra göç eden Ermeni kökenli Amerikalıların toplumumuza olan katkıları sayesinde bugün çok daha zengin bir ülkedir. Bugün dostluk, dayanışma ve derin saygı içinde hem onların hem de dünyanın geri kalanındaki Ermenilerin yanında duruyorum.


    Iste biz millet olarak böyle bir aciz duruma düstük sayin basbakanimiz yukaridaki aciklamayi obama soykirim demedi diye bunu bir basari sayiyor. Ayni gün ermenistanda bizim bayragimiz yakilirken yukarida bahsettigim sözde aydinlarimiz taksimde ermeni yasi tutuyor. Cok degil yakin bir zamanda bizim meclisimizde bu sözde soykirimi kabul eder.
     
  4. Nafiz_Yılmaz

    Nafiz_Yılmaz Üye

    Katılım:
    3 Eylül 2013
    Mesajlar:
    98
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Şair
    Yer:
    Nevşehir
    Banka:
    0 ÇTL
    çok harika bir paylaşım olmuş teşekkürler
     

Sayfayı Paylaş