1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Candan Ünal - Ne Kadar Sevebilirsin ?

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve Sürgün Sevdam tarafından 10 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. Sürgün Sevdam

    Sürgün Sevdam Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    1 Kasım 2011
    Mesajlar:
    1.320
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    1.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Almanya
    Banka:
    32 ÇTL
    Ne Kadar Sevebilirsin?



    En fazla ne kadar sevebilirsin kalbim?
    Dünyayı karşına alarak,
    tüm cehaletinle en fazla ne kadar sevebilirsin?
    Bu inadına rağmen….

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]


    Ah cahil ve cesur kalbim, kendini ne sanıyorsun?

    Ne kadar sevebileceğini sanıyorsun?

    Vücudumun içinde bir organsın sonuçta,
    aklım sana emir vermese ne kadar sevebilirsin?
    Bu başına buyruk tavırlarına izin veriyorsa mantığım, bil ki;
    sana olan zaafındandır.


    Çok aç olduğunu düşün mesela.
    Birkaç gün hiç yemek yemediğini hayal et.
    Ardından bir ziyafet sofrasının başına otur.
    Ne kadar yiyebilirsin?
    Birkaç tabak,
    ne kadar zorlarsan zorla kendini midenin alacağı kadar;
    sonra?
    Sonrası doyarsın!


    Sen küçücük kalp halinle,
    yıllardır sevmeye aç olsan da birini,
    ne kadar sevebilirsin yahu?
    Bu ne efelik?

    Gençliğini düşünsene!
    Hani şu çok sevdiğin zamanlarını,
    üstelik daha cahildin o zamanlar;

    ne kadar sevebildin?


    Çok! Biliyorum……

    O çok sevdiğin yıllarda ki;
    henüz bu kadar kırılmamış ve kirlenmemiştin,
    ne kadar izin verdilerse o kadar sevebildin.
    Yalan mı?



    Seneler geçti, sevdalar gördün,
    ihanetler, acılar, sancılar yaşadın.
    Günler, aylar, yıllar su gibi aktı;
    bu yaşa nasıl geldiğini anlamadın.


    Kırıldın, yıprandın, törpülendin,
    rendelendin, kanadın…
    Yara bere içinde kaldın…
    Herkesi sevmeyi denedin, olmadı.


    Öğrendin!
    Öğrendikçe değiştin.
    Değiştikçe vazgeçtin…


    Şimdi tüm gücünle sevmek istiyorsun,
    anlıyorum ama artık sen de midem gibisin.

    Sadece yerin olduğu kadar sevebilirsin….


    Candan Ünal


     
  2. Sürgün Sevdam

    Sürgün Sevdam Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    1 Kasım 2011
    Mesajlar:
    1.320
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    1.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Almanya
    Banka:
    32 ÇTL
    Bir Sonraki Aşkta Farklı Olacak

    Mutluluğu ararken sana çarptım.
    Sende aradım huzuru, sevdayı, mutluluğu ama bulamadım.

    Uğraştım, didindim, taviz verdim, emek harcadım.
    Sen hiçbirine değmezmişsin, anladım….

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]


    Gençliğimde buna benzer düşüncelerim oldu.
    Hatta bu temel fikre sıkı sıkıya bağlıydım.

    “Ben sevdiğim kişiyle mutlu olmak için her şeyi yaptım, her yolu dendim.
    Ancak o ahlaksızın, düzenbazın biriydi; beni hak etmedi.”

    Mutluluğu ve yaşamdaki arayışlarımın karşılığını
    bir adama bağladığım yıllar geçirdim.

    Olmayacak duaya çok defa amin dedim.
    Amin diye niyet etmekle de kalmadım,
    olsun diye tüm gücümü harcadım.

    Tanrıcılık oynadım çünkü gençtim, toydum,
    hata yapmaya müsaittim.

    Yıllar geçtikçe ümidim kırıldı
    ama yine de tam olarak vazgeçmedim.

    Bir sonraki aşkta farklı olacağını düşündüm hep.

    Doğru sevgiliye rastlamamıştım.
    Beni mutlu edecek o prens mutlaka bir yerlerde yaşıyordu.

    Mutluluğa giden tek yol,
    birinin beni sevmesi ve benim de birini sevmemden geçiyordu.

    Bu yanılgıyla tüm gençlik yıllarımı geçirdim.

    Pişman mıyım?
    Hayır!


    Şimdi anlatacak yanılgılarım olmasaydı, ne yazacaktım.

    Kendi derslerimi öğrenemeseydim,
    başkalarının hatalarından da
    kendime örnekler çıkartmayı nasıl başaracaktım?

    Okuduklarımı, duyduklarımı, dinlediklerimi,
    şahit olduklarımı nasıl süzgecimden geçirip,
    hayatımda bir yerlerde uygulamaya koyacaktım?

    Ancak sizden önce
    bir yoldan geçmiş birinin lafından ders alacak kadar olgunsanız,
    artık genç değilsiniz demektir.

    Yaşadıklarınızdan öğrenmişsinizdir
    duvara çarpmanın ne olduğunu.


    Gençliğin ise hep bir umudu vardır.

    Bir sonraki aşkta farklı olacağına inanır.

    Mutluluğun tek formülü sizi seven birinin olması değildir.

    Sevgi,
    kendi içinizde var olması gereken en önemli dayanaktır.

    Birbirine bağlanmak zaman içinde cazibesini yitirir,
    ilişkinin ihtiyacı olan heyecan kaybolur.

    Önce kendini sevmek ve gerçekten tanımak gerekir.
    Mutluluk insanın özünde gizlidir.


    Hayatta sahip olunması gereken önemli özellikler vardır.

    Bunlardan ilki mutluluğu başka insanlarda ve şartlarda aramamaktır.

    Tam tersi,insan kendiyle mutlu olduğunda sevilmeye kapısı açıktır
    ve tüm kalabalığın içinde o ilk göze çarpandır.

    Candan Ünal
     
  3. Sürgün Sevdam

    Sürgün Sevdam Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    1 Kasım 2011
    Mesajlar:
    1.320
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    1.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Almanya
    Banka:
    32 ÇTL
    Kimseye Söylemeden Seviyorum

    Hep bıçak sırtında yaşadım, hep sınırlarda sevdim.
    Çok geldi sevmelerim bazılarına ama ben sadece kendim için sevdim.

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]


    Yüreğimi kanırtan acılar yaşadım.


    Yetmedi başkalarının ezası, kendimi cezalandırdım.

    Bir düştü hayat benim için,
    düştüm bir gün her yanımı kanattım.

    Sustuğum gecelerim oldu ama çok defa çığlıklarla uyandım.
    Yapamadıklarımla uğraşmadım, yaptıklarımı başarı saydım.

    Sevdikçe büyüdüm, çoğaldım.

    Belki o yüzden sevmekten hiç bıkmadım.


    Aşkımı başkalarına hediye ettim, sevdayı kimseye lütuf saymadım.

    Ömrüm boyunca korudum kalbimi,
    ne kadar kırılmış olsa da, sevmekten hiç caymadım.

    Yeniden, hep yeniden denedim, sevdayı kimse için satmadım.


    Bazı geceler yalnızlığımla ağladım,
    bazı zaman yalnızlığımı başıma taç yaptım
    ama aşka hiç sırtımı dönüp yatmadım.


    Aşka aşık kaldım önce, aşkın kadınıydım, aşkla yıkandım.

    Sevmek için özel sebepler aramadım, sadece sevdim.

    Bazen bir rengi, bazen bir şairi,
    bazen bir kadının gülümseyişini,
    bazen bir çocuğun gözlerini,
    bazen bir adamın utangaç dokunuşunu…


    Yüreğimi sevmek için eğittim.

    Eskiden ben de sevdiklerimden karşılık beklerdim,
    yıllar sindi üstüme, beklentilerimden vazgeçtim.

    Sevmek saf ve sınırsız olduğunda güzeldi.
    Sevmek sadece kendin için sevmeyi öğrendiğinde özeldi.
    Sevmek bir kalbin ödeviydi, sevmeyi severek öğrendim.

    Yıllar geçtikçe sevme şeklim değişti.

    Gençlikte hırçındım, sınırsızdım, küstahtım,
    acımazsızdım, bencildim, ihtiraslıydım.

    Sonra seneler geldi geçti ömrümden sakinleştim,
    olgunlaştım, paylaşmayı öğrendim.



    Saf sevgiye verdim gönlümü, severek törpülendim.

    Şimdi sadece sevmeyi biliyorum.

    Bazen sevdiğime bile sevdiğimi söylemeden seviyorum.


    Candan Ünal


     
  4. Sürgün Sevdam

    Sürgün Sevdam Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    1 Kasım 2011
    Mesajlar:
    1.320
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    1.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Almanya
    Banka:
    32 ÇTL
    Bir Gölge Sevda….


    Bahar geldi, oysa ben hep kışın o beyaz sesinde yaşamak istiyordum.
    Mevsimler de insanlar gibi değişiyorlar
    ve hep bir önceki mevsimin tadı kalıyor damakta.

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]

    Aykırı bir yaşam düşü benimki, aldırma!
    Sen olmasan da sevebilmeyi istiyorum.
    Hani kalbini bana bırakıp gitsen, git diyeceğim özgürce.

    Mor bir esinti istiyorum yüzümde,
    gece eflatun olsun istiyorum,
    olmuyor!

    Karanlığı da severim
    ama artık geceler bana daha çok tek başınalığımı hatırlatıyor.

    Gidilecek kaç şehir daha varsa,
    seni öyle merak ediyorum.


    Işık olsam diyorum bir lambada veya gölge olsam;
    izlesem bir ömür seni,
    uyuduğunda gizlice dudaklarına öpücük kondursam.

    Sen sadece beni yenebilirsin bu yaşam oyununda
    ve benim gibi birkaç kişiyi daha;
    ya sonra?

    Ölümü ne yapacaksın?

    Mutlak mağlubiyeti geçtim hadi, yaşamı ne yapacaksın?

    Düşünürsen, sen en çok hayattan başarısızsın.

    Her şeye karşı durabilirim aşk için, sana bile.

    Ayrıca ben seviyorsam, şairin dediği gibi, kime ne?
    Gönül benim, yürek benim, ömür benim.


    Biliyorum bütün yollar senin ve gidebildiğin kadar gideceksin.
    Git!

    Ben de üstüm başım bulut kokana kadar seni takip edeceğim.
    Hiç bilmeyeceksin ama ben seni severek öleceğim.


    Ama belki bir gün, senin peşinde dolaştığım o yollarda
    aşkımı başka renklere çevirecek bir çift göze rastlarım.

    Bakarım sen farkında değilsin hala gölgenin,
    bir düşün orta yerinde kaybolurum.

    Sen gölgeni ararken, ben kim bilir hangi kolda olurum?

    Candan Ünal

     
  5. Sürgün Sevdam

    Sürgün Sevdam Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    1 Kasım 2011
    Mesajlar:
    1.320
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    1.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Almanya
    Banka:
    32 ÇTL
    Hala Alışamadım Gidişine

    Her sabah uyanıp elimi yandaki yastığa uzatıyorum.
    Boşluğa çarpıyor kolum,
    ben de bir tokat gibi kendime çarpıp ayılıyorum.

    Doğru ya!
    Sen gitmiştin, yoktun..

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]


    Yalnızlığın o soğuk sesini her duyuşumda ürperiyor tüylerim.

    Koca bir sonsuzluk gibi yokluğun,
    hani şeytan yokladı derler ya,
    onun gibi titreyerek içine düşüyorum.


    İnsan değişiyor acılarda, büyüyor.
    Yüreğini terbiye ediyor.
    Susmayı, sabretmeyi,
    kanamayı, parçalanmayı öğreniyor.



    Beni yokluğunla sınıyor hayat,
    rendeliyor her yanımı.


    Bir bıçakla kesip yalnızlıklarımı,
    aşka yenik düşürüyor.


    O zaman daha çok kanıyorum.



    Alışılmıyor yokluklara denir ya;
    aksine en kolay yokluklara alışıyor insan.

    Parasızlığa, yoksunluğa, azlığa,
    kanaat etmeye, idare etmeye çabuk alışılıyor

    çünkü akıl yokluk nedir anlıyor.

    Sevda hariç!


    En zor şartlarda
    hayatta kalmayı başaran insanoğlunun,
    konu aşk olduğunda eriyip gitmesi tuhaf değil mi?


    Aşk dediğin, demir olsa eritiyor!


    Ben de alışmaya çalışıyorum bu yalın halime.

    Masaya iki tabak koymadan
    akşam yemekleri hazırlamaya,
    korkulu bir rüyaya uyandığımda
    sarılacak kimse olmadığı gerçeğine,
    uyurken istediğim kadar kitap okuyup
    ışığı açık bırakabileceğime
    alışmaya çalışıyorum.


    Gereksiz bir özgürlük bu!

    Pazar günleri
    futbol yorumları dinlemeye de razıydım aslında…

    Hala alışmaya çalışıyorum sensizliğe


    Bir yanım eksikken
    yaşamanın güzel yönlerini düşünüp
    kendimi teskin etmeye uğraşıyorum.
    Bulamıyorum…


    Gecenin o soğuk ve koyu yalnızlığında
    yıkanıyor yüreğim,
    her yanımı kanatıyor ayrılık.


    Hala gidişine alışmaya çalışıyorum…

    Başaramıyorum




    Candan Ünal

     
  6. Sürgün Sevdam

    Sürgün Sevdam Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    1 Kasım 2011
    Mesajlar:
    1.320
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    1.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Almanya
    Banka:
    32 ÇTL
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]

    Sen Hangi Gecedesin?

    Elim, dilim, aklım çaresiz..

    Bir uzak türkü tutturdum yokluğuna..

    Sessizim günler geçerken,
    bir tek gecelerde sözüm var söyleyecek.


    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]

    Aklıma gelen
    bütün yalnızlıkların köşelerine baktım,
    hiçbirinde aşka rastlamadım.

    Kendimi denedim yeniden
    ve her seferinde
    tek başına kaldım.

    Limanlar buldum sığınacak,
    birkaç gece saklandım
    sonra fırtına vurdu karaya.

    En çok orada savunmasızdım,
    o yüzden
    en çok o kollarda parçalandım.

    Yenilenip güçlendikçe,
    ayağa kalkıp denedikçe,
    sürünmeden yürüdükçe
    daha çok düşman kazandım.


    Dostların azalışını gördüm,
    arkadaşlıkların nasıl hırpalandığına
    şahit oldum,
    aldatıldım, kandırıldım,
    acıtıldım.

    Ancak hiçbiri
    aşkın ihaneti kadar
    iz bırakmadı kalbimde!


    Gecenin
    o karanlık yüzüyle komşuydum,
    yan yana oturdum.


    Çıtırtıların tenimi ürperttiği
    koyu ve siyah akşamlarda,
    yorganın altına saklanmadım; kalkıp sese yürüdüm,
    yüreğim çılgınca çarparken.

    Belki de
    o yüzden güçlendim,
    o yüzden yalnızlaştım.


    Senin gibi
    sevdiğim yüreklerde yanıldıkça,
    kendimi daha iyi tanıdım.


    Denediklerimle kırıldım, ezildim, yontuldum
    ama
    sonunda şekil aldım.

    Acılarımla piştim,kavruldum
    ama
    lezzet kazandım.


    Gecelerle büyüdüm sayılır,
    gündüzleri kimsesiz bıraktım.

    Hiçbir sesin
    duvarları kırıp geçemediği
    ıssız yatak odalarında,
    yalnızlığımla seviştim.

    Soğuğun bedenime işlediği,
    güneş görmeyen yerlerde
    nefes aldım.


    Ben gecelerde büyüdüm.

    Şimdi gündüzlerin düşüyüm.

    O yüzden
    güçlü,
    dimdik
    ve
    onurlu
    kaldım.


    Geçtiğim yolda
    pek çok insan gördüm,
    uzak durdum,
    tanıdım, tokalaştım.

    Hepsinden bir parça aldım,
    aklıma, gönlüme yazdım.


    Ben gecelerde yaşadığım
    sancılarla olgunlaştım,
    şekil aldım.


    Şimdi
    geri dönmek istiyorsun
    ama
    meraktan soruyorum.

    Sen hangi gecedeydin,
    seninle
    hiçbir karanlıkta karşılaşmadım?



    Candan Ünal
     
  7. Sürgün Sevdam

    Sürgün Sevdam Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    1 Kasım 2011
    Mesajlar:
    1.320
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    1.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Almanya
    Banka:
    32 ÇTL
    Nereye Gidiyorsun?


    Bitti mi aşkla işin?
    Kapattın mı bütün defterleri,
    nereye gidiyorsun?

    Hesabını kestin mi sevdayla?
    Öyle apansız ve sessizce,
    nereye gidiyorsun?

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]



    Bir garip düştü gördüğüm dün gece,
    yüreğimi burktu, sıktı, kemirdi, demirledi bir şeyler. Gidecekmişsin meğer…


    Nereye gidiyorsun?

    Daha tamamlanmamış düşlerin var.

    Tuhaf yalnızlıkların, kırılmış ve eskimiş hikayelerin var.

    Sahip olduklarını emanet ettin mi ki?

    Alıp başını nereye gidiyorsun?


    Dillendirmediğin kaç cümle var gönlünde kim bilir?

    Bana da hiç söylemediğin,
    kulağıma hiç değmemiş nelerin var, değil mi?

    Bu gidişler yoruyor ömrümü.

    Sıkkınım, sensizim, sessizim, canım acıyor;

    nereye gidiyorsun?

    Daha hiç sevmemiş gönüllere aşkı gösterecektik hani,
    umut olacaktık belki sevdaya,
    nereye gidiyorsun?

    En güzel zamanında aşkın,
    akşamüstü demlenmiş tavşankanı bir çayken aşkın kokusu bize;
    tam keyfini çıkarabilecekken sevdanın,
    nereye gidiyorsun?

    Gittiğin yerde ne olacağını umuyorsun?

    Tanıdık bir yüz mü göreceksin,
    başka birini mi seveceksin,
    eski sevdiğine mi döneceksin?
    Nereye gidiyorsun?

    Tamamlanmamış
    ve hep yarım kalmış bir öyküsü olacak ömrünün.

    Sende ve bende
    ama ayrı gecelerde yaşanacak anılarla dolacak hayatın sayfaları.

    Oysa yan yana ne güzel duruyorduk,
    nereye gidiyorsun?

    Bir gece yarısı,
    hiç kimsenin duymadığı bir anda,
    ben de çıkıp gideceğim sessizce belki…

    Benim de arkamdan birisi kızacak,
    ağlayacak, bağıracak, gülümseyecek.

    Kim bilir belki ben de o zaman anlayacağım
    gitmenin derin huzurunu
    ve belki de bir tek sen anlayacaksın o vakit beni
    ve neden gittiğimi.

    Ama şimdi soruyor yüreğim işte;
    nereye gidiyorsun?




    Candan Ünal
     
  8. Sürgün Sevdam

    Sürgün Sevdam Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    1 Kasım 2011
    Mesajlar:
    1.320
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    1.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Almanya
    Banka:
    32 ÇTL
    Ben Ak Dedim Sen Kara


    Bütün hepsi bir inat uğruna aslında…

    Sevgi, egomuzu yenemedi mi?

    O yüzden mi ayrıldık acaba?

    O yüzden mi beceremedik
    aşkın merdivenlerini çıkabilmeyi?


    [​IMG]


    İlişkilerin değerini bilemiyor insan kaybetmeden,
    hep daha iyisi gelecek zannediyor.

    Gelmiyor aslında
    ama hayatımıza uyumlu biri girdiğinde,
    insanda tuhaf düşünceler oluşuyor.

    Öyle ya;
    bu aşkı bulduysak, başkasını da buluruz!

    Tuhaf bir yedekleme ruhumuz var!

    Yenisini aramak istiyoruz hep,
    eskiye emek harcamaktan kaçınıyoruz.

    Gücümüzü, enerjimizi, zenginliğimizi dışarıda olana yatırım alternatif üretmeye meyilliyiz.

    Belki senle de bu hataya düşmüşüzdür.

    Belki sen ve ben yenilmişizdir düşlerin o büyülü renklerine,
    belki sadece uğraşmak zor gelmiştir…

    Bu kadar inadın bir anlamı olmalı diye,
    sadece bunun için anlamlandırmaya çalışıyor aklım ayrılığımızı.

    Her ikimizin de suçunu bulmak için çabalıyorum.
    Aklımın süzgecinden ayıkladığım anıları saklıyorum. Gülümsetenleri
    bir defterin sayfaları arasında
    çiçek gibi kurutuyorum.

    Neden diyorum, neden böyle olduk?
    Bir yerlerde yanlış yaptık, onu arıyorum.

    Bulursam diyorum,
    en azından birkaç mantıklı sebep bulursam,
    başkalarına da derman olurum belki diyorum.

    Herkes kadar savrulduk biz de,
    herkes kadar hata yaptık.

    Biz de diğerleri gibi dağıldık,
    oysa öyle olmamalıydık!

    Gurumuza yenildik herhalde,
    şimdi geceleri sarılıp yattığımız gururumuza….

    Ne geçti elimize?

    Şimdi arada bir karşılaşıp
    uzaktan göz göze gelince,
    bu kadar yabancı olmak
    sana da tuhaf gelmedi mi?

    Canımı yakıyor benim bu tek başınalık,

    seni başkasıyla yan yana görmek düşüncesi bile
    ağrıma gidiyor.


    Aslında ne tuhaf değil mi?

    Daha birkaç zaman önce yabancıydık,
    daha birkaç zaman önce aynıydık,
    bir elmanın iki yarısıydık;
    şimdi ayrıldık!


    Candan Ünal

     
  9. Sürgün Sevdam

    Sürgün Sevdam Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    1 Kasım 2011
    Mesajlar:
    1.320
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    1.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Almanya
    Banka:
    32 ÇTL
    Sevdamı Kime Sattın?



    Ben sevdamı sana emanet ettim,
    sen ne büyük bir hainsin ki, hıyanet ettin.

    Nasıl kıydın diye haykırmak geliyor içimden.
    Susuyorum…


    [​IMG]

    Hiç sözüm kalmadı sana söyleyecek,
    sustuklarımı saymazsan.
    Acılarım gibi, sözlerimi de içime atıyorum.

    Sabrım taşıyor, içim hala kendini tutuyor.

    Ben öğretmedim mi sana sevmeyi?
    Bir yüreğin nasıl sevileceğini ben göstermedim mi?
    Kim baktı sana daha önce öyle?

    Yaptığına ihanet denir,
    ihaneti yapana nankör denir…

    Nankörlüğe götüren seni nedir?

    Tadını mı aldın aşkın?

    Şimdi mi fark ettin sevdanın kıymetini?

    Sen hayatın neresinde duruyorsun?

    Hangi tecrübeyle bu yaşama bakıyorsun?

    Ne bekliyorsun bu hayattan, ne umuyorsun?

    Bu kötü yüreğinle,
    ne kadar başarılı olacağını sanıyorsun?

    Sana ben öğretmedim mi sevdayı?
    Kalbini nasıl kullanacağını göstermedim mi?
    Hiç bilmediğin o büyük duygularla tanışmanı sağlamadım mı?

    Seni severek öğretmedim mi sana sevmeyi?
    Sen sevdanın, aşkın varlığını inkar ederken,
    ben sana sevdalanıp yüreğinin kapılarını açmadım mı?

    Sen nasıl bu aşkı ayaklarının altına alıp ezdin?
    Sen nasıl bu sevdayı rakı mezelerine meze ettin?
    Sen hangi anadan doğmuştun ki;
    sana kadınlık edeni bir kalemde sildin?

    Sanıyorsun ki,
    ömrünün sonuna kadar böyle refah geçecek hayatın.
    Yok beyim, hayatın dengesi öyle değil.
    Kimse yaptığının hesabını vermeden gitmiyor.

    Bazıları görsün görmesin,
    bu evren sende kimin hakkı kalmışsa,
    onu almadan ölmene bile izin vermiyor.

    Sen şimdi ağustos böceği misali,
    elinde sazınla yat bir ağaç gölgesinde,
    nasılsa kış gelecek…

    Nasılsa bir gün bu saltanatın bitecek…

    Seni şimdi el üstünde tutanlar,
    gün gelip yüzüne tükürecek…

    Ben sana sevdayı öğretmiştim,
    ben sana erdemi öğretmiştim;
    ne çabuk unuttun?

    Aşkımı kaç kuruşu, ne uğruna sattın?
    Sen şimdi padişahısın kendi ömrünün
    ama gün gelecek,
    haline melekler bile ağlayacak….

    Candan Ünal

     

Sayfayı Paylaş