1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Canlının Yapıtaşı Hücre (6.Sınıf)

Konusu 'Fen ve Teknoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 12 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Canlının Yapıtaşı Hücre (6.Sınıf)

    Merceklerin keşfedilerek gözle görülemeyecek kadar küçük hücrelerin büyütülerek incelenmesine imkân sağlamıştır.1600 lü yılların ortalarında bazı bilim insanlarının el yapımı mikroskoplarla hücreleri inceledikleri genellikle hücreyi keşfeden kişinin İngiliz bilim insanı Robert hooke olduğu kabul edilir. Robert hooke ağaç kabuğundan yapılmış şişe mantarından aldığı ince bir kesiti mikroskop altında incelediğinde, kesitin gözenekli bir yapıda olduğunu fark etti. Bu gözeneklere hücre adını verdi. Robert hooke un mikroskopta gözlemlediği bu yapılar canlı hücreler değildi. Bir zamanlar canlı hücreleri çevrelemekte olan şimdi ölmüş bitki dokusundan geriye kalan hücre duvarlarıydı. Robert Hooke yaptığı bu çalışmayla Kraliyet Akademisine girdi.

    Robert Hooke ile aynı dönemde Hollanda da Anton Von Leeuwenhoke, o döneme göre oldukça kaliteli mikroskoplar üretiyor ve incelemeler yapıyordu. Leeuwenhoke aslında giysi ve düğme satan bir tüccardı. İlk olarak gözlükleri mercek gibi kullanarak kumaşları incelemeye başlamıştı. Sünger, bakteri, sperm, kan ve havuz suyunu mikroskopla incelemiştir. Leeuwenhoke yıllarca kraliyet akademisine yaptığı çalışmalarla ilgili mektupları yazdı. İlk mektupları akademi tarafından kuşkuyla karşılandı. Ancak Akademi'nin gözlemleri doğrulaması için Robert Hooke u Hollanda ya göndermesiyle Leeuwenhoke un çalışmaları sonucunda tüm canlıların hücre adı verilen yapılardan oluştuğu ve hücrelerin yalnızca kendinden önceki hücrelerin bölünmesiyle oluştuğu anlaşıldı. Işık mikroskopları geliştirilerek ve bazı boyama teknikleri kullanılarak hücre içindeki daha küçük yapıların bir kısmı zaman içinde gözlemlense de bugünkü bilinen şekliyle keşfedilmesi 1932 yılında elektron mikroskobunun geliştirilmesiyle gerçekleşti. Elektron mikroskobunun geliştirmesi hücrenin yapısının anlaşılmasına olanak sağladı.

    Hücre

    Canlıların en küçük yapıtaşı birimine hücre denir. Bütün canlılar hücrelerden meydana gelmiştir. Bazı canlılar tek hücreli bazı canlılar çok hücrelidir. Canlıların vücut büyüklüğü artıkça hücre sayıları da artar.

    Canlılardaki hücreler büyüklük ve şekil bakımından farklılık gösterir. Hücrelerin çoğu ışık ya da elektron mikroskobuyla gözlenebilirken, kuş yumurtası ile limon ve portakal gibi bitkilerin gözle görülebilir.

    Hücreler genellikle hücre zarı, sitoplâzma ve çekirdek olmak üzere 3 temel kısımdan meydana gelir. Ancak, çekirdeği olmayan hücreler de vardır. Bitki hücrelerinde ise hücre zarının bir de hücre çeperi bulunur.

    HÜCRE ZARI

    Hücreyi dış ortamdan ayıran yapıya denir. Hücre zarı canlı, esnek ve çok incedir. Ancak elektron mikroskobu ile görülebilir. Hücre zarının en önemli özelliği seçici geçirgen olmasıdır. Hücre için zararlı maddeleri içeriye almadığı gibi yararlı maddeleri de dışarıya vermez.

    Hücre zarı;

    1.hücreye şekil verir

    2.hücreyi dış etkenlerden korur

    3.hücreyi dış ortamdan ayırır

    4.hücre ile bulunduğu ortam arasında madde alışverişi sağlar.

    5.seçicidir, her maddenin hücreye geçişine izin vermez.

    6.esnektir

    Hücre zarının yapısında yaklaşık olarak %60 oranda protein,%35 oranında karbonhidrat bulunur. Yağ tabakası çift katlıdır. Proteinler bu tabakalar arasına gömülmüş durumdadır. Üzerinde por denilen açıklar bulunur.

    HÜCRE ÇEPERİ(HÜCRE DUVARI)

    Bitki hücrelerinde, hücreler arasında birikerek kalınlaşan selüloz tabakaları hücre çeperini oluşturur. Hücre çeper, hücre zarının dış kısmında yer alır. Bitkilerde desteklik ve dayanıklılık sağlar. Dış etkenlerden korur. Hücre çeperi cansız ve tam geçirgendir. Üzerinde madde geçişine izin veren geçitler bulunur.

    Bakteri ve mantar hücrelerinde de hücre duvarı bulunur. Ancak bu canlılarda hücre duvarının yapısı, bitkilerdeki hücre duvarının yapısından farklıdır.

    SİTOPLÂZMA

    Sitoplâzma, hücre zarı ile çekirdek arasını dolduran yumurta akı kıvamında canlı bir ortamdır. Yapısında inorganik ve organik maddeler bulunur. Su ve madensel tuzlar sitoplâzmanın yapısında bulunan inorganik maddelerdir. Proteinler, karbonhidratlar, yağlar ve vitaminler ise sitoplâzmanın yapısında bulunan organik maddelerdir. Sitoplâzmada %70-90 oranında su bulunur. Sitoplâzmada solunum, boşaltım. Sindirim, fotosentez gibi yaşamsal olayların gerçekleştiği organel adı verilen yapılar bulunur. Organellerin her biri belli bir iş yapmak üzere özelleşmiştir.

    Mitokondri: oksijen kullanarak besinlerin yapısındaki enerjinin açığa çıkardığı organellerdir. Böylece hücrenin yaşamsal olayları için gerekli olan enerji sağlamış olur. Çift katlı zarla çevrilidir. Dıştaki zar düz, içteki zar kıvrımlıdır. Enerji ihtiyacı fazla olan kas ve karaciğer gibi mitokondri sayısı diğer hücrelere göre daha fazladır.

    Koful: hücre için zararlı veya fazla olan maddeleri depo eder. İçi sıvı dolu baloncuklara benzerler. Bitki hücrelerinde az sayıda büyük kofullar bulunurken hayvan hücrelerinde çok sayıda küçük kofullar bulunur. Bitki hücreleri yaşlandıkça kofulları daha da büyür.

    endoplazmik retikulum: hücre içini ağ gibi sararak madde dağılımını ve taşımasını sağlayan, tüp borular şeklindeki organellerdir. Bazılarının üzerinde bol miktarda ribozom bulunur.

    Kloroplast: bazı hücrelilerde ve bitkilerin yeşil renkli yapılarını oluşturan hücrelerinde bulunur. Yapısında bulunan klorofil pigmenti sayesinde fotosentez yaparak besin ve oksijen üretir. Hayvan hücrelerinde kloroplast bulunmaz.

    Ribozom: ribozomlar endoplazmik retikulum ile çekirdek zarı üzerine dizilmiş olarak ya da sitoplâzmada dağınık olarak bulunabilir. Hücrenin protein sentezinin gerçekleştirdiği organeldir.

    golgi cisimciliği(aygıtı):ter, süt, mukus, koku maddesi, bal özü gibi salgı maddelerinin oluşturulmasında görevli organeldir. Oluşan salgı, zarla çevrelenerek küçük kesecikler halinde depolanır. Böylece maddelerin hücre dışına taşınması sağlanır. Golgi aygıtı, salgı üreten hücrelerde ve sinir hücrelerinde gelişmiştir. Golgi aygıtının işlevini yapamaması salgıların azalmasına yok açar.

    lizozom: taşıdığı sindirim enzimleri sayesinde büyük moleküllü besinlerin parçalanmasını sağlayan organeldir. Hücre içi sindirimde görevlidir.

    sentriyoller: birbirine dik ince çubuk demetleri şeklinde iki silindirik yapıdan oluşur. Bu yapılara sentriyol adı verilir. Hücre bölünmesinde görevlidir. Hayvan hücrelerinde bulunur, bitki hücrelerinde bulunmaz.

    Hayvan hücreleri arasında bazı farklılıklar vardır. Bitki hücreleri köşeli bir şekle sahipken hayvan hücreleri genellikle yuvarlağımsı şekle sahiptir. Bitki hücrelerinde hücre zarı dışında hücre çeperi bulunurken hayvan hücrelerinde hücre çeperi bulunmaz. Bitki hücrelerinde kloroplast bulunurken hayvan hücrelerinde kloroplast bulunmaz. Bu nedenle hayvan hücreleri besin ve oksijen üretmezken bitki hücreleri üretebilir. Bitki hücrelerinde kofullar büyüktür ve hücre sitoplâzmasında çok fazla yer kaplar. Ancak hayvan hücrelerinde sentriyoller bulunmazken hayvan hücrelerinde sentriyoller bulunur.

    Hücrelerin şekillerinin farklı olması görevlerinin farklı olmasıyla ilgilidir. Hayvanların yapısında bulunan sinir hücreleri çevreden bilgileri alıp aktarmasıyla görevlidir. Bunun için bilgi almasını sağlayan pek çok çıkıntısı olduğu gibi aktarımını sağlaması için bir uzantısı vardır. Kandaki oksijen taşıyan hücreler daha fazla oksijen taşıyabilmek için çekirdeklerini kaybetmiştir. Bu nedenle ortaları çökmüş gibi görünür. Bu hücrelerin kırmızı renkli olmasıyla kanın kırmızı renkte olması arasında bir ilişki olduğunu tahmin edersiniz. Kemik hücrelerin mineral depolanması

    ÇEKİRDEK

    Hücrenin yönetim merkezi çekirdektir. Hücrede yaşamsal olayları denetler ve organellerin düzenli çalışmasını sağlar. Bu görevi yapısındaki kalıtsal madde sayesinde gerçekleştirir. Bitki ve hayvan hücrelerinde kalıtsal madde çekirdek içinde bulunur. Bunun dışında kalıtsal maddeyi çekirdek içinde bulunduran bir hücreli ya da çok hücreli başka canlılarda vardır. Amip, öğlene, paramesyum gibi canlılar kalıtsal maddeyi çekirdek içinde taşıyan bazı bir hücrelilerdir.

    Bakteriler bir hücreli mikroskobik canlılardır. Kalıtsal maddeyi çekirdek içinde bulundurmazlar. Kalıtsal madde sitoplâzmalarında dağılmış halde bulunur.
     
  2. eylülke

    eylülke Ziyaretçi

    Çok teşekkür ediyorum. Canlının yapıtaşını araştırın demişti öğretmen tam aradığımda buydu. Ödevim tamamdır. :)
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 26 Eylül 2016

Sayfayı Paylaş