1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Capoeira Dansı

Konusu 'Dans Türleri & Türk Halk Oyunları' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 31 Ekim 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    CAPOEIRA NEDİR?

    Capoeira Brezilya asıllı bir savunma sanatıdır. Brezilya' da yaşayan Afrika asıllı kölelerin kendilerini savunmak için geliştirdikleri bu saldırı kökenli spor bugün Brezilya başta olmak üzere Dünyanın 48 ülkesinde resmi olarak yapılmaktadır. Estetik görünümü ve katı formlara sahip olmayışı Capoeira' yı diğer savunma sanatlarından ayırır. Bir çok insana göre Capoeira bir savaş sanatı savunma sanatı ya da sadece bir dans olabilir. Brezilya'daki Capoeira'nın kökenlerini yaratan köleler için Capoeira 'Özgürlüğe giden yol' olarak kabul görmüş. Eğer siz Capoeira ile ilgileniyorsanız ya da yapıyorsanız cevabını çok rahatlıkla verebilirsiniz.
    Capoeira RODA adı verilen insanlardan oluşan bir çember yada yuvarlak daire yada yarım daire içerisinde 2 kişi ile belli stillerde ve ritimlerde oynanan bir oyundur. Bu oyunun adı JOGO' dur.
    RODA çemberinin ve JOGO ( jogu ) oyununun belli töresel kuralları vardır. RODA orkestra'yı da içinde barındırır.Oyun müzik eşliğindesaldırı ve savunma kavramları temel alınarak oynanır.Bu oyunda rakipler birbirlerine ağırlıklı olarak zihinsel ve bunun yanında fiziksel üstünlük sağlamaya çalışır.
    Fakat saldırılar ve üstünlük kurmayıkma anlamında deil aksine birliği ve uyumu sağlamak içindir.
    Capoeira 2 temel stil halinde oynanan bir oyundur.ANGOLA ve REGIONAL. Her iki stildede kurallaroyunun anlamı ve amacının bilinmesi uygulamaktan çok daha önemlidir. Capoeira'yı özel yapan şey budur.
     
  2. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    CAPOEIRA TARİHİ?

    Capoeira Angola Tarihi
    Portekizliler 16. yy'ın 30'lu yıllarında şeker pancarı üretimi için çalıştıklarından birçok işçiye ihtiyaç duymuşlardı. Bu yüzden kendi yerlileri olan "Tupi" kızılderililerini köleleştirmeye çalıştılar. Kızılderililer işçi değil avcı olduklarından o kadar yoğun bir tempoya ayak uyduramıyorlardı ama buna karşın yine de köleleştirildiler. Portekizliler köle kullanımında uzman olmalarına rağmen kısa bir süre içinde yüzbinlerce kızılderili çeşitli nedenlerle ölmüş ve bu nedenle kilise kızılderililerin köleleştirilmesini yasaklamıştır. Açık kalan işçi boşluğu bir şekilde doldurulması gerekmiştir. Bu düşünceyle hareket eden Portekizliler kısa bir süre sonra 1538 yılından sonra Afrika'dan Brezilya'ya 2-3 ile 18 milyon arasında bir sayıda köle getirtmeyi başarmıştır. Kölelerin çoğu çok kötü şartlar altında kuzeydoğu Brezilya'daki şeker pancarı üretim sahalarında çalıştırılımıştır.
    Bu dönemde birçok köle kaçmaya çalışmış kaçarken veya kaçtıktan sonra "Capitães do mato" (ormanın kaptanları) tarafından yakalanıp çok büyük cezalara çarptırılmışladır. Capitães de mato'ya yakalanmadan kaçabilen köleler (o dönemde sayıları pek fazla değildi) yaşamlarını tehlikeli ormanlarda sürdürmek üzere kurdukları "quilombos" adı taşıyan köylere (topluluk) yönelmişlerdir. Kısa bir zaman sonra Brezilya'nın ormanlarında birçok quilombos kurulmuştur. Bunların başlangıcı 16. yy'ın 90'lı yıllarında Palmares'in ormanlarında (bugünkü Alagoas) görülmüş ve sayıları sürekli artmıştır. Buna rağmenquilombos sayısı Portekiz askerlerine karşı koyabilecek ölçüde gelişmemiştir. Bu durum 14 Şubat 1630 yılında Hollandalılar'ın üçbine yakın askerle Portekiz ordusuna saldırmasıyla değişmiş ve köleler ayaklanarak kaçma imkanı bulabilmişlerdir. Palmarino'lulara katılan çok sayıda köle Palmarino'luların kendilerine olan güvenlerini arttırmıştır.
    1635 yılında quilombo'ların başına Gunga-Zumba (anlamı: büyük öncü) geçmiştir. Gunga-Zumba önderliği ele aldıktan sonra Hollanda ve Portekiz askerleri birçok kez Palmarino'ya saldırı düzenlemiş ama her seferinde başarısız olmuşlardır.
    1667'den 1670'e kadar Pernambuco'nun güneyi Palmarino'luların egemenliğinde kalmıştır. 1676'da Pernambuco'nun o dönemki generali olan Pedro de Almedia acımasızlığı ile ünlenen komutan Fernão Carrilho'yu Palmarino'yu yerlebir etmesi için görevlendirmiştir. 1667'de Palmarino'ya saldırılmış ve kuşatma sonucunda Gunga-Zumba'nın Amaro'da bulunduğu ortaya çıkmıştır. Komutan Fernão C. Gunga-Zumba'yı ele geçirebilme amacıyla Amaro'ya saldırmış ama ayağından ağır bir yara almasına rağmen Gunga-Zumba kaçmayı başarmıştır.
    1678'de Porto Calvo'ya geri dönen komutan büyük ölçüde asker kaybetmesine rağmen Portekiz halkı tarafından bir şampiyon gibi karşılanmıştır. Generalin elinde 200'den fazla Palmarino esiri bulunmasından dolayı Gunga-Zumba'yla bir antlaşmaya varmaya çalışmış ve savaşlardan yorgun düşen Gunga-Zumba antlaşmayı kabul etmiştir. Bunun ardından Gunga-Zumba yanına birçok Palmarino'luyu alarak Serinhaém'den 32 kilometre uzaklıkta bulunan Lucaû'daki bir rezerveye yerleşmiştir. Herkes Palmarino'luların yenildiğini düşünürken kısa bir süre sonra halk yeniden ayaklanmış ve yeni kralöncekilerden daha acımasız ve kararlı olan Zumbi başa geçmiştir.
    İlk quilombo'lar kurulmadan önce tutsak dönemlerinde geliştirilen Capoeira Gunga-Zumba'nın döneminde de kullanılmasına rağmen en yoğun Zumbi'nin döneminde kullanılmıştır. Zumbi'yi yok etmek için birçok girişimde bulunulmuş ve sonra Pernambuco'nun generali "yabani" lakabı takılmış Domingos Jorge Velho'yu Bandeirantes'in başına geçirerek Zumbi'yi ve Palmarino'luları yakalamak üzere görevlendirmiştir. Birçok kez savaşa girilmesine rağmen Velho her seferinde başarısız olmuş ama pes etmemiştir. Pernambuco'nun zengin tabakası Palmarino'lular yüzünden birçok köle kaybetmiş ve bunun sonucunda generale baskı yapmaya başlamışlardır. General bunun üzerine 1694 yılında Velho'ya Palmarino'ya karşı 9000 asker vermiştir. Bu savaş Palmarino tarihinde ikinci en büyük savaş olmuştur. Velho başarısız olmak üzereyken Macaco (Palmarino'da bir quilombo)'nun önüne altı tane top getirtmiş ve Palmarino'luları geri çekilmeye zorlamıştır. Bu sistemi bir raya oturtarak Velho tüm köyleri birer birer yıkmaya başlamıştır. Savaş bittikten sonra Palmarino'luların çok azı hayatta kalmıştır ve bunlardan birisi de Zumbi'dir.
    Kitaplarda anlatılana göre Zumbi çok yakın bir arkadaşı olan Antônio Soares'in ihbarı üzerine öldürülmüştür çünkü Soares Portekizlilerin tutsağı konumunda olduğundan işkencelere daha fazla dayanamayarak Zumbi'yi ele vermiştir.
    20 Kasım 1695'de Gongoro'da Zumbi Soares'le karşılaşmış ve sarıldıkları sırada Soares Zumbi'nin karnına bir hançer saplamıştır. Aniden meydana çıkan Portekiz askerlerinden kaçmaya çalışırken Zumbi bir kişiyi öldürmüş ve birçok kişiyi yaralamıştır.
    Zumbi'nin ölümü ile Palmarino direnişi sona ermiştir. Palmarino'nun tarihi Capoeira'nın da tarihi olmuştur çünkü siyah kölelerin ateşli silahlara karşı kullandıkları en büyük silahları Capoeira'ydı. Bundan dolayı 13 Mayıs 1888 Brezilya'daki "abalição" (köleliğin kalkması)'dan sonra isyancıların vazgeçilmez silahı Capoeira da yasaklanmıştır. Bu engellere rağmen siyah kültürün bir öğesi olan Capoeira hayatta kalmayı başarabilmiştir.

    " Vücutları silahlarıydı.Dansları ise kamufle. Bu gizlilik aynı zamanda da onların hayat felsefesi ve kültürü oldu."

    Uzatılan Zincirler
    Brezilya'da 1888'de köleliğin kalkması yani aboliçâo'dan sonra zenciler sosyal ve ekonomik hayat için büyük bir problem oldular. Bu beklenmeyen yüksek sayıdaki işçi gücü nereye yerleştirilebilirdi? Bunların tümünü kim ödeyecekti?
    Önceden olduğu gibi zencilerin çoğu alt seviyelerde yaşıyordu; işsiz evsiz ve geleceksiz. Tüm işler kabul edilmeliydi çünkü en azından bir süre de olsa hayatlarını garanti altına almalılardı. Yine de bu kadar zor koşullar altında yaşamak kötü sonuçlar doğruacaktı ve bu yüzden zencilerin çoğu birer suçlu oldu. Zencilerin vazgeçilmez silahı olan Capoeira bu dönemlerde bir suç aracı olarak kullanıldığından aynı zamanda bir suç unsuru olarak da görülüyordu. Capoeira'nın çalışılması kesinlikle yasaktı ama yine de kölelik dönemlerinde şeker pancarı üretim bölgelerinde yaptıkları gibi gizli gizli çalışmalar devam etti. Beyaz insanların gözlerinden uzak arka sokaklarda...
    Capoeira çalışırken veya yaparken yakalanan bir kişi 11 Ekim 1890'dan beri kanun kitaplarında yer alan 487 numaralı maddeye göre 2 ila 6 ay arası bir süreyi tamamlamak için Fernando de Noronha adasına'daki hapishaneye cezasını çekmek üzere gönderildi.
    Bu zor şartlara rağmen Capoeira çalışılmaya devam etti. Polisler bu spora iltimas göstermiyorlardı. Oysa ki sadece birkaç Capoeira'cı korkulan insanlardı (Burada Capoeira'cı denmesinin ve Capoeirista denmemesinin sebebi Capoeirista olmak için sadece Capoeira yapmanın yetmeyeceğidir). Polis ve Capoeira'cıların çatışmaları sürmekteydi ve her çatışmada iki taraftan da ölenler ve yaralananlar oluyordu. Capoeira'nın bu derece yasak olmasına rağmen gücü de yadsınamıyordu. Bu yüzden polis kuvvetleri Capoeira bilenler arasından seçiliyordu.
    19. yy. başlarında sarayın koruması olan Major Nunes Vidigal mükemmel bir Capoeira'cıydı ve görevlerini yerine getirirken halkın önünde Capoeira kullanmaktan çekinmiyordu. Bu yüzyılın 20'li yıllarında en çok dikkat çekense Bahia'daki polis şefi Pedro de Azevedo Gordilho'ydu. Capoeirista'laracondomblé'ye ve ofoxé'ye yaptıklarından dolayı ünü pek iyi sayılmazdı. Gordilho o dönemlerde Capoeirista'ların düşmanı olarak görülüyordu ve genelde onların şarkılarında ismi Pedrito olarak geçerdi.
    Tüm bunların genelinde aslında beyazların Capoeira ile araları iyiydi çünkü üst seviye insanların ve politikacıların korumaları Capoeira okullarında eğitim görmüştü. Bunun yanı sıra seçim günlerinde Capoeira önemli bir unsur olarak görülüyordu çünkü halkın çoğunluğunu zenciler oluşturuyordu. Söylenenlere rağmen seçim sonrasında herkes sözlerini unutuyordu ve hatırlamak da istemiyordu. Yıllar geçtikçe göz önüne çıkmamak şartıyla Capoeira okullarına yani "Academia"lara izin verildi. Tabii Capoeira'cılara da. Bunların arasında büyük bir ihtimalle dünyanın en ünlü mestre'si olan Mestre Bimba da bulunuyordu...


    Capoeira Regional Tarihi
    Mestre Bimba'nın gerçek ismi Manoel dos Reis Machado'dur. 23 Kasım 1899'da Salvador - Bahia'da doğmuş ve 12 yaşında "Baiana de Navegaçâo" adlı firmanın kaptanı olan Afrikalı Bentinho sayesinde Capoeira ile tanışmıştır. Mestre Bimba:
    O zamanlar Capoeira'yı sadece işsizler hamallar ve suçlular yapıyordu. Capoeira yaparken yakalanan oyuncuları tehdit eden cezalardan biri şu şekildeydi: Ellerden biri bir ata diğer el ise başka bir ata bağlanır atlar serbest bırakılır ve koşturulurlardı. Sürüklenmeden dolayı ölenler çoktu.
    Mestre Bimba her şeye rağmen polislerin takibini de dikkate almayarak genç yaşta Capoeira öğretmeye başladı. Gerûlio Vergas'ın 1930 yılında Capoeira'yı yasal hale getiren onayı ile Mestre Bimba yeni bir tarz yarattı. Bu tarza "Luta Regional Baiana" ismini verdi ama daha sonra Capoeira Regional adıyla tanındı. Mestre Bimba saygı duyulan ve korkulan bir dövüşçüydü. Ona üç vuruş diyorlardı ve ataklarına kimse karşı koyamıyordu. Örneğin 1931 yılında Praça de Sô'deki Odeon Parkı'nın açılışında Mestre Bimba hangi tarz olursa olsun herkese meydan okudu ve karşısına dört dövüşçü çıktı. Bu dövüşçülerden en dayanıklısı Mestre Bimba karşısında sadece 1 dakika 40 saniye durabildi. Bundan sonra her yerde hiç yenilmeyen kahraman olarak bilinmeye başladı.
    Mestre Bimba müzik çalgılarında da oldukça iyiydi ve mükemmel bir Berimbau ustasıydı. Capoeira Regional'ın Toque'lerini (ritmlerini) kendisi yarattı.
    Müzik dışında M. Bimba'nın Condomble inançlarına saygı duyduğu ve inandığı da bilinirdi.
    1930'lu yıllarda Gerûilo Vergas yönetime geçmişti ve halktan politikası için destek arıyordu. Bunun bir etkisi olarak polislerin ve güvenlik kuvvetlerinin kontrolü altında kapalı alanlarda Capoeira'nın çalışılmasına izin verildi. Bunu fırsat bilen M. Bimba ilk "Academia"yı açtı ve böylece bir çağ atlanıp kölelik ve bastırılmışlığın sonu gelmiş oldu.
    M. Bimba öğrencilerinin Capoeira Regional'ı daha iyi öğrenebilmeleri için "8 Sequéncia"yı oluşturdu ve bununla birlikte saldırılar ve kontrataklar bir düzen altında daha kolay öğretilebilmeye başlandı. Bunun yanında "Cintura Deprezada" ile hava hareketlerinin öğrenimini amaçlandı. Bu sistemdeoyunculardan biri diğerini "Balâo" ile havaya yolluyordu ve diğer taraf her seferinde ayak üstü inmeye çalışırdı ve zamanla bunu öğrenirdi.
    1930-1937 yılları arasında M. Bimba'nın öğrencisi olan Cisnando Lima'nın yardımlarıyla Capoeira Regional boks ve jiu jitsu'dan teknikler aldı ve eğlence ve törelerden fedakarlık ederek dövüşü üst sınırlarına taşımaya çalıştı.
    M. Bimba'dan önce Capoeira'nın ders sisteminde öğretme kavramı bulunmuyordu. Öğrenmek isteyenler Jogo'yu ve çalışanları izler kendi başların çalışırlardı. Bazı zamanlarda da Mestre'ler veya tecrübeli ve bilgili oyuncular ufak tiyatrolar düzenleyerek öğrenmeyi kolaylaştırırlardı.
    Yıllar geçtikçe M. Bimba Capoeira alanında birçok başarı elde etti ve 1949'da öğrencileriyle Sâo Paulo'ya giderek diğer tarzdaki dövüşçülere karşı çeşitli turnuvalar hazırladı. 1955'te o dönemin başbakanı olan Gerûlio Vargas için bir gösteri düzenlendi ve gösterinin sonunda başbakan M. Bimba'ya sarılarak: "Capoeira bizim tek gerçek milli sporumuzdur" dedi.
    Brezilya'yı baştan sona gezmiş olan M. Bimba 70'li yılların başında kırgın bir şekilde Salvador'dan Guyana'ya geçti.
    "Bir daha asla geri dönmeyeceğim çünkü üst tabakadaki insanlar beni hiç bir zaman ciddiye almadılar; Guyana'da beni hiçbir şey memnun etmiyorsaben de onun mezarının tadını çıkarırım" demiş ve bir yıl sonra 1974 yılında Guyana'da 74 yaşında hayata gözlerini yumdu. Bazı sadık öğrencileri bedenini Bahia'ya geri götürdüler.
     
  3. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    DUNYA'DA CAPOEIRA

    Capoeiro Brezilya'da yaşayan Afrikalılara ait bir halk dansı spor ve sanat. Afrikalılar bu sanatı Afrika'dan mı getirdiler baslangıcı nerededir ilk capoeiristler kimlerdi? Kimse bunların cevabını tam bilmiyor. Capoeira'yı hiç bir Afrika etkisi olmayan bir Brezilya halk sanatı olarak düşünmek kuskusuz yanlış olur. Ancak Capoeira'nın Afrika'dan bu haliyle geldiğini iddia etmek de yanlış olacaktır.. Herseyden önce Portekiz Amerika ve Karaib adaları gibi tarihinde kölelik sistemi bulunan bir çok ülkede caz blues veya limbo dansı gibi zencilerle ilgili ortak kültürel ögelerin görülmesine rağmen Brezilya dışındaki hiç bir ülkede Capoeira'ya rastlanmıyor.
    Afrika Avrupa ve Yerli kültürleri kendine özgün çelişkili ve karmaşık bir tarihe sahip Brezilya'da birbirlerini oldukça etkilemişler. Diğer yandan ülkenin çesitli bölge ve sosyal seviyelerinden herbiri kendi kültür özelliklerini bir dereceye kadar korumuş. 1888 yılında köleliğin kaldırılmasına kadar yaklaşık dört milyon Afrikalı Brezilya'ya getirilmis. Bu insanlar Avrupa kültür ögeleri karşısında sindirilmeye zorlanırken aynı zamanda onların olağanüstü etno-kültürel direnişleri de Brezilya kültürünü büyük ölçüde etkilemiş. Köleliğin rastlandığı tüm Amerika bölgeleri içinde sadece Brezilya'da Afro-Amerikan bir halk oluşmuş.
    Bira Almeida bu gün Capoeira öğreten mestre derecesinde bir sanatçı. Bu dereceye yükselebilmek için yaklaşık 25 yıl kadar ugraş vermek gerekiyor. Kendisi Dünya Capoeira Dernegi'nin kurulmasinda öncülük etmis bu konuda kitaplar yazmış kaset ve plak doldurmuş film müzikleri yapmış bir çok gösteride yer almış. San Fransisco'da açtıkları okullarında Capoeira öğretiyorlar; çesitli yerlerde düzenlenen seminerler ve gösterler aracılığıyla Capoeira'yı tüm dünyaya tanıtmaya çalışıyorlar. 1993 yılında onunla uçakta tesadüfen tanıştığımda Almanya'da yapılacak 9. Capoeira Yaz Toplantı'sına katılmak üzere San Fransisco'dan Paris'e gidiyordu.
    Bira Almeida Capoeira ögretirken com-pe adını verdiği bir yöntem uyguluyormuş. Com-pe sözlük olarak "ayak ile" anlamını taşıyor. Sembolik olaraksabir kişinin daha fazla fiziksel güç ve sağlık ruhsal denge açık zihin ve bilge bir ruh için Capoeira aracılığı ile bilinçli bir şekilde aldığı yolu temsil ediyor.
    Capoeira'nın baslangıcı Brezilya'daki kölelik döneminin ilk 200 yılına rastlıyor. Yüzyıllar önce Atlantik'in öte yanındaki Angola'dan zenci köleler aracılığıyla Brezilya'ya getirilmiş. Şimdi Brezilya'nın kuzeyindeki zenci liman sehirlerinde yaygın olarak yapılan Capoeira baslangıçta ölümcül bir gösteriymiş. Bu yıllara ait dökümanlar ilk cumhuriyet hükümeti tarafindan yakılmış. 15 Aralık 1890 tarihinde o zamanın Maliye Bakanı Ruy Barbosa ülke tarihinden kölelik izlerini silmek niyetiyle bu kararı imzalamış. Pek çoklarına göre bu kararın altında köle sahiplerinin kölelerin serbest brakılmasıyla ilgili tazminatları ödememesi için yapılmış ekonomik bir manevra yatıyor. Capoeira ile ilgili kayıtlara ilk defa bundan sonra geleni dönemde rastlanıyor.. Ancak bu dönemde Capoeira bir "sosyal hastalık" olarak kabul edilmiş ve Brezilya Ceza Yasası ile resmen yasaklanmış.
    Brezilya'daki Afrika inançlarına göre evrendeki tüm şeyleri hareket ettiren sihirli bir güç Ache bulunuyor. Doğanın her noktasında var olan bu güç özel ayinlerle aktarılabiliyor. Capoeiranın din ile doğrudan bir bağlantısı bulunmamasına ragmen capoeiristlerin bu ya da başka bir şekilde Afro-Brezilya ayinleriyle bir ilişkileri bulunuyor. Capoeira da dolayısı ile Ache köklerle olan bir bağlantı ve her bir capoeirist tarafindan geliştirilmesi gereken özel enerji anlamını taşıyor.
    Baslangıçtan mestre olmaya giden yolda öğrencilerin "karanlıkta oynamak" "suda oynamak" ve "ışıkta oynamak" olarak tanımlanan fiziksel evrelerden geçerek yeterince uzun bir mesafe katetmeleri gerekiyor. Zihin ve bedenlerini gerilim ve tekniklerden arındırmaları ve anlık hareketlere bir kapı açmalarıCapoeira oynamayı tüm kalpleriyle öğrenmeleri gerekiyor. Contra mestre yani yardımcı usta adı verilen bu aşamadan sonra capoeiristlerin ayakları yorulacak acıyacak fakat onların ruhları "kristal küre ile oynamak" üzere onlara yardım edecek. Onlar hareketlerin zamanlaması ve etkinliği üzerinde uzmanlaşacak ve kendilerini hayatın ritmine uyum göstermek üzere ayarlayabilecekler. Eğer fiziksel uç noktaların kesin sınırlarını keşfetmek üzere bu sanat üzerinde çalışmaya devam ederlerse ve eğer yeni baslayanların karalıktaki yeni oyunlarına cevap vermek üzere onların davetlerini kabul etme cesaretleri varsa ve böyle alçak gönüllü olabilirlerse o zaman belki onların bir mestre olmak için orixas tanrıları tarafindan bahşedilen "zihinde oynamak" mertebesine erişme şansları olabilir.
     
  4. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    ENSTRÜMANLAR

    Capoeira geleneksel olarak canlı müzik eşliğinde yapılan bir spor olduğu için kendine öz yerel enstrümanları vardır. Capoeira' ın ana müzik aleti "berimbau" dur. Panderio atabaque ve agogo sonradan ilave olmuştur. Profesyonel bir ekipte 3 berimbau 2 panderio 1 atabaque ve bir agogo bulunur.

    Berimbau
    Berimbau veya Birimbau da denir.
    Berimbau'nun Capoeira'da ilk defa ne zaman kullanıldığı maalesef bilinmemektedir çünkü Capoeira'nın tarihinde daha önce de dediğimiz gibi 1888 yılının öncesin ile ilgili tüm dökümanlar yok edilmiştir.
    16. yüzyılda Berimbau veya Birimbau şeklinde adlandırılan enstrüman Portekiz oluşumu bir ağız davulu veya Afrika kökeni taşıyan bir ağız okuydu (berimbau de boca). Zamanla değişerek bugün kullandığımız ve tanıdığımız "berimbau de barriga" yani Göbek-berimbau halini aldı.
    Tüm Capoeirista'lar bir berimbau'ya sahiptir. Mestre'lere göre tüm Capoeirista'lar berimbau'larına iyi bakmalılar onunla ilgilenmeliler onları nasıl gereceklerini bilmeliler ve özellikle de onlara kişisiel bir özellik katmalıdır.

    Panderio
    [​IMG]
    Eski Hint kültürünün bir ürünü olan ve İber Yarımadası'nda görülen Pandeiro düğünler evlilikler ve diğer dini törenlerde kullanılıyordu. Aynı Atabaque gibiPandeiro da Brezilya'da yaşayan Portekizliler tarafından kullanılmaya başlandı ve kısa sürede Capoeira'nın bir parçası oldu.
    Geleneksel yapıya sahip olan Pandeiro'lar eski zamanlarda yılan derisinden bile yapılırken genelde keçi derisini kullanır. Bu derinin çember gövdeye gerilmesiyle meydana gelen Pandeiro bilinen tef çalgısından farklı olarak teften daha geniştir.

    Atabaque
    [​IMG]
    Afrika ve Brezilya'da yayılmasından önce Atabaque aslında doğunun eski bir enstrümanıydı. İran ve Arap dünyasında ortaya çıkan Atabaque kısa süre sonra Afrika'da da yayıldı. Brezilya'ya Portekiz halkının kutlamaları ve dini geçit törenlerinde kullanılması amacıyla gelen Atabaque'nin bir diğer ülkeye giriş nedeni de göç eden doğu halkının geleneklerini peşlerinden getirmeleridir.
    Değişik zamanlarda ülkeye giriş yapan bu enstrüman bu zaman farklarının etkisiyle de farklı çeşitler kazanmış ve farklı bölgelere özgü bir anlam kazanmıştır. Capoeira'nın müzik yapısına tam anlamıyla uyan Atabaque'nin Capoeira'nın vazgeçilmez enstrümanlarından birisi olması da uzun sürmemiştir.
    Atabaque basit bir tanımla Capoeira roda'larında kullanılan geniş davullardır. Orijinalinde inek derisinin metal halkalar ip ve ahşap takozlarla gövdeye bağlanmasıyla meydana gelir.
    Vuruş sistemi olarak Pandeiro ile neredeyse aynı sisteme sahiptir - üçüncü vuruşta vurgu olan dört vuruşlu bir sistem. Tipik olarak sağ sol SAĞ sağ düzenindeki el vuruş şemasını kullanır ve ellerin davul üzerinde kalmasından kaçınılmalıdır. Roda'larda genelde aynı ritmi kullanan Atabaque'nin maculelê ve miudinho için özel ritimleri vardır.
    Atabaque yüksekliklere göre değişik isimler kazanır. En uzun atabaque'ye "rum" aynı genişlikte ama daha kısa olanına "rum-pi" ve en kısa olanına "le" ismi verilmiştir.

    Agogo
    [​IMG]
    Gege-Nagô mezhebinde "çan" anlamına gelen agogô Brezilya'ya Afrikalılar tarafından getirilmiştir. Dini törenlerde ve kutlamalarda kullanılan agogô Afro-Brezilyalılar tarafından yavaş yavaş Capoeira'ya da dahil edildi ve Capoeira'nın vazgeçilmez bir parçası oldu.
    Geleneksel olarak atık olarak değerlendirilen metal parçalarından - teneke kutular veya makina parçalarından oluşturulan agogô günümüzde gerçek bir müzik enstrümanı olarak değerlendirilmekte ve birçok müzik dükkanında da görülebilmektedir. İki veya üç adet çanın tek bir kola bağlanmasıyla oluşan agogô ufak bir sopanın yardımıyla çalınmaktadır.

    Reco Reco
    [​IMG]
    Neredeyse Agogô kadar yeni bir Capoeira eklentisi olan Reco-Reco bambu veya şeker kamışının kesilerek oluşturulan bir bölümüyle yapılır. Bir ağaç parçasının düzgünce kesilerek şekillendirmesiyle de oluşturulabilir. Reco-Reco'nun yüzeyi pürüzlüdür ve bu yüzeye sürtülen metal veya ahşap çubuk sayesinde keskin ama kesik bir ses elde edilir. Genelde sokak roda'larında çitlere veya plastik şişelere sürtülerek çıkarılan Reco-Reco müziği Reco-Reco'nun gelişmiş müzik dükkanlarında satılmasıyla da herkesin ulaşabileceği bir biçime bürünmüştür. Reco-Reco roda'larda pek görülmeyen ama görüldüğünde de yabancı karşılanmayan bir müzik enstrümanıdır

    Caxixi
    [​IMG]
    Caxixi bir bakıma berimbaunun bir parçasıdır. Sağ veya sol elin ortadaki iki parmağına takılan çalgı ileri geri sallanarak çıkardığı sesle berimbauya eşlik eder. Basit malzemeyle örülen çalgının alt kısmına sesi daha iyi çıkarması için su kabağı parçası konulur. İçersinde ince boncuk yada fasülye mısır konulur. Çeşitli boy ve biçimlerde olabilirler. orkestrada tek başına da kullanılabilirler.
     

Sayfayı Paylaş