1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Carl Gustav Jung (1875 – 1961)

Konusu 'Kim Kimdir ? - Biyografiler' forumundadır ve Papatya tarafından 31 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL


    [​IMG]

    Psikolojiye getirdiği analitik yaklaşımla bilinen ve Freud ve Adler ile birlikte Modern Psikolojinin kurucularından olarak kabul edilen İsviçreli psikiyatrist Jung, metafizik araştırmaları ile de bilim dünyasında dikkatleri üzerine çeken bir isim olagelmiştir. Psişenin doğasını anlayabilmek için rüyaların, sanatın, mitolojinin, dinlerin ve felsefenin yakından incelenmesi gerektiğini savunmuş ve insan kavramını daha iyi algılayabilmek için Simya, Astroloji ve eebiyat alanlarında da uzun araştırmalarda bulunmuştur.

    Psikolojik arketipler, kollektif bilinçsizlik ve eşzamanlılık gibi kavramları ortaya atan Jung, içedönüklük/dışadönüklük, kompleks gibi olguları da bilimsel literatüre iyice yerleştirmiştir. Eşzamanlılık ve arketipler ile ilgili yazıları sadece metafizik alanında değil, modern fizik alanında da yeni açılımlar yaratmış, ezoterik konuların algılanması ve tartışılmasında da yeni bir dönemi başlatmıştır.

    Fikirleri ezoterik dalları incelemesiyle daha da netlik kazanan Jung, bilimsel makalelerinde ve kitaplarında böylesi incelemeleri yaptığını, özellikle de hastalarının Astrolojik horoskoplarını analiz ettiğini saklamamıştır. O dönem içerisinde bilim çevrelerinde tepki gören bu araştırmalarla ilgili bilgileri açıklamaması konusunda Freud da onu ikna edememiştir. Aralarındaki sonraki yazışmalarda, Freud’un da Jungun böylesi konularla ilgilenmesi nedeniyle hayalkırıklığına uğradığı görülür. Jung, Freud’un çekindiği gibi, mistisizm ile bilimi birbirine karıştırma suçunu işlemekle de itham edilmiştir.

    Arketiplere dayanılarak yapılan rüya analizleri ve Myers-Briggs Kişilik Tipi Testi bugün Jung Psikolojisi olarak adlandırılan dal içerisinde genel olarak bilinen kavramlar olma niteliği taşırlar.

    İnsanların bilim ve mantığa gereğinden fazla önem verdiklerini savunan Jung, düşünce yapılarına ruhçuluğu ekleyen ve bilinçsiz boyutların idrakine varan insanların yarar göreceğini söylemiştir. Ona göre kişinin amacı, bilinçli otonomiyi korurken bilinçsiz gölgeyle de bir araya gelerek bütün oluşturmaktır.


     

Sayfayı Paylaş