1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Çarşambayı Sel Aldı..

Konusu 'Türkü/Hikayeleri' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 21 Şubat 2009 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.183
    Beğenileri:
    4.780
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    377 ÇTL
    Çarşamba deyince bir yabancı hemen Çarşambayı sel aldı türküsünü anımsar. Çarşamba her şeyden önce bu türküyle ünlenmiştir. Bu ün ardında nice acı ve gözyaşını taşıyor. Tarih boyunca yeşilırmak nice canlar almıştır. 1970 ‘ler de Suat Uğurlu ve hasan uğurlu barajlarıyla doğal akışa son verilmiştir. Artık Yeşilırmak ‘tan insan hayvan cesetleri, Evler, beşikler ve birçok hayat nesnesi geçmiyor. Kısacası artık Çarşamba ‘yı sel almıyor. Yıllardır söylenen, söylenecek olan bu güzel türküyü ve bu türkünün hikayesini hemşehrimiz sayın faik okutgen derlemiştir. Çarşamba ‘yı sel aldı.

    [​IMG]


    Ahmet, abdal deresinin kıyısında yerleşmiş yoksul köy ailelerinden birinin oğluydu. Baharla birlikte yıllarca süren karasevdası karşılık bulmuş. Melek kalbini açmıştı. Kısa zamanda yüzük takıp nişanlandılar.

    Ahmet yapraklar sararmaya durduğunda orduya yollandı. Melek ise gözyaşlarıyla baş başa kaldı. Ağaoğlu Mehmet Ali Melek ‘e göz koydu. Ahmet ‘in arkadaşları ne kadar uyardılarsa kar etmedi.

    Melek reddetti Mehmet Ali ‘yi. Bunun üzerine ağaoğlu adamlarıyla Melek ‘i dağa kaldırdı. Kötü haberi kuşlar uçurdu Ahmet ‘e. Kısa günde uça geldi aşkın delikanlısı. Kuşandı atını silahını. Arkadaşlarıyla düştü yollara. Dağ tepe demedi gece gündüz Melek ‘i aradı. ´Meleeeeek.. Meleeeeek..´ diye çığıra çığıra sesi uçtu.

    Önce bir çakal yağmuru uç verdi. Sonra şimşek şimşek içinden çıktı. Çatırdadı koca gökyüzü. Işınlar Çarşamba ovasını renkten renge soktu. Ne yağmur ne silinen izler aşkın atlılarını durduramadı. Tufan ikinci kez yaşanıyordu sanki. Yağmur yeşilırmak ı boğuverdi. Çarşamba ovası kaynayarak akan bir göle dönüştü. Canik Dağlarından aşağılara doğru bir çığ gibi önüne kattığı her şeyi sürükledi sel; evler, insanlar, bebek beşikleri, hayvanlar, kağnılar, ağaçlar, büyük küçük kayıklar çaltı burnuna doğru sürükleniyordu.

    Sonunda duruverdi yağmur. Güneşle parladı yeşil Çarşamba. Usul usul bir gökkuşağı belirdi. Sular günbegün çekildi. Çekildikçe hayat yeniden kurulmaya başladı. Yaralar sarılıyor. Evler onarılıyordu. Abdal deresinin Yeşilırmak ‘a katılmak üzere döküldüğü yamanın başında ahali toplanmaya başladı. Derenin eğimle indiği yamanın dibinde büyük bir kaya parçası vardı. Onun üstünde ise iki insan. Melek ve Ahmet ‘ti onlar. El ele tutuşmuş, sırtüstü öylece yatıyorlardı. Ahali sel acısını unutmuş onlara yanıyordu. Hüzün gözyaşına döndü. O büyük kaya parçası. Ahalinin üstünde toplandığı o taş yedi yerinden ayrıldı ve her birinden bir servi boyu su fışkırmaya başladı. Bu hazin aşka doğa gözyaşı döküyordu..

    Ahali şaşkınlığın ardından dualar okumaya başladı. Dualar içten mırıltılara. Yıllardır can alan insanların acısını dile getiren dizelere dönüştü.

    İşte rivayet o rivayet. Derler ve hikaye ederler ki Çarşamba ‘yı sel aldı türküsü o acı mırıltılardan doğdu. Yedi yerinden su fışkıran kayanın olduğu yerde bir su değirmeni kuruldu ve o yöre o gün bu gündür Değirmenbaşı olarak anıldı. (Çarşamba ‘daki Değirmenbaşı mah.) çınar ağaçlarının gölgelediği ahşap değirmenin yedi taşı vardı. Yedi oluğuna su veren set üzerinden yedi kez yürümek. Sağ ve sol omuz üzerinden yedişer kez su atmak uğur sayıldı. Her hıdrellezde bu yaşandı. 1970 ‘lerde değirmenin yıkımına değin bu gelenek sürdü.
     
    SAHRA_BUSE bunu beğendi.
  2. LoSt_LoVe

    LoSt_LoVe Forum Onuru

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    4.011
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    2.880
    Yer:
    En sevdiğimin yanından :=)
    Banka:
    119 ÇTL





    Çarşamba'yı sel aldı
    Bir yar sevdim el aldı
    Keşke sevmez olaydım
    Elim koynunda kaldı

    Oy ne imiş ne imiş
    Kaderim böyle imiş
    Gizli sevda çekmesi
    Ateşten gömlek imiş

    Çarşamba yollarında
    Kelepçe kollarımda
    Allah canımı alsın
    O yarin kollarında

    Oy ne imiş ne imiş
    Kaderim böyle imiş
    Gizli sevda çekmesi
    Ateşten gömlek imiş

    Çarşamba yazıları
    Körpedir kuzuları
    Allah alnıma yazmış
    Bu kara yazıları

    Oy ne imiş ne imiş
    Kaderim böyle imiş
    Gizli sevda çekmesi
    Ateşten gömlek imiş
     
  3. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.430
    Beğenileri:
    7.358
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.820 ÇTL
    Cahit Öztelli "Evlerinin Önü" adlı araştırmasında aynı türküyü şu haliyle vermektedir (s.98)

    Çarşamba'yı sel aldı
    Bir yar sevdim el aldı
    Keşke sevmez olaydım
    Elim koynunda kaldı

    Ah ne imiş ne imiş
    Kaderim böyle imiş
    Kimse sevda çekmesin
    Ateşten gömlek imiş

    Çarşamba yollarında
    Bilezik kollarımda
    Yavrum seni tanırım
    Pınarın yollarında

    Ah ne imiş ne imiş
    Kaderim böyle imiş
    Kimse sevda çekmesin
    Ateşten gömlek imiş

    Karanfilim susuzum
    Kaç gündür uykusuzum
    Girsem yarin koynuna
    Elim durmaz huysuzum

    Ah ne imiş ne imiş
    Kaderim böyle imiş
    Kimse sevda çekmesin
    Ateşten gömlek imiş
     
    SAHRA_BUSE bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş