1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

çArşı'danResmi Açıklama..

Konusu 'Beşiktaş' forumundadır ve eFSaNe_KaRTaL tarafından 18 Haziran 2013 başlatılmıştır.

  1. eFSaNe_KaRTaL

    eFSaNe_KaRTaL | çArŞı | Özel üye

    Katılım:
    12 Şubat 2008
    Mesajlar:
    5.040
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    4.480
    Yer:
    Yaşanıp da bitenden daha acıdır yaşanmadan bitenle
    Banka:
    44 ÇTL
    “Rüşvet alan, para pul padişahı değiliz.

    Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.”

    Mağduriyetimiz ve mazlumiyetimiz sınanırken, vicdanı icarlanmamış halkımızın, hakikate olan inancından güç alarak diyoruz ki: Mutluluğun resmini yapamadık belki; ama -15 derecede, naylon çadırların içerisinde güneşin doğuşunu hayal etmenin ne olduğunu resmettiğimiz icin hiçbir pişmanlık duymuyoruz.

    Beyaz formalarımız bize kefen olsun ki kanlarımızı satmadık, tek celsede bağışladık. "Helal-i hoş olsun" diyoruz.

    Çocuk Esirgeme Kurumları’nda, ağlayan çocukların gözyaşlarını gördüğümüz için boğazımıza bir yumruk oturmuştu ve sıkılıydı.

    Yaşlılarımızı ziyarete gittiğimizde, analarımızın-babalarımızın olduğunu onlar ölmeden önce öğrendik.

    Tabelada yerlere çöp atmayınız yazdığı için değil, engelleri tek tek aşmaya calıştığımız için ceplerimizde mavi kapaklarla gezdik.

    Uluslararası Astronomi Birliği, Pluton için “o artık gezegen değil” dediğinde, kandırılmışlık duygusuna kapılmanın ne olduğunu iyi bildiğimiz için “bi dakkaaa!” dedik… “hepimiz Pluton’uz”!

    Hasankeyf, yunuslar, sokak hayvanları…

    Bilemedik, bilemedik, bilemedik.

    Daha çok sevmemekmiş asıl suçumuz, bilemedik.

    Karadeniz için haykırdık; kimsenin diline, genzine o çaylar dökülmesin diye. Karadeniz’e kanser araştırma hastaneleri yapılsın diye inim inim inledik.

    Van'a 8 değil, 18 konteynır alamamaktır vicdani suçumuz.

    17 Ağustos’taki acıyı biz neden daha çok hafifletemedik ki?

    Henüz biber gazı da icat olmadıydı üstelik.

    Biz buna yangınız.

    İçimizde yangın çıkardık, suçluyuz…

    Kaz Dağları ile akrabalığımız, Ferhat’a olan hayranlığımızdan olmadı.

    Peki ya Şirin bilseydi Munzur Çayı’nın gizemini, Ferhat’ın hali nice olurdu ?

    Biz de geç kalmışız be Schindler, evet. İnsanlık için, halkımız için daha çok güzellikler yapabilirdik.

    Düğün nedir bilemedik; ama cenazelerimizi hep kendimiz kaldırdık.

    Evvellerimiz ve geleneğimiz olduğu için, dayatılana karşı çıkıp başka bir dünyayı mümkün görebiliyoruz. O yüzdendir ki, “her şeyin, herkesin bir fiyatı vardır” diyen meymenetsiz patronun suratına parayı çarpan güzel abimizi sinema salonunda alkışladığımız anın heyecanını hep içimizde yaşıyoruz.

    Tarih, bugüne kadar söylediğimiz her sözün ve yaptığımız her şeyin şahididir. Bizim hakikatimiz, isnat edilenlerle değişmez.

    “Ağaçları sulamanın bir adalet, dikene su vermenin ise bir zulüm olduğunu” çok ama çok, çok iyi biliyoruz.

    Bizim aradığımız şey bambaşka...

    Şairin dediği gibi, “ne ağaca benzer ne de buluta”

    Hukuk ve ahlak kurallarının kesiştiği yerde vicdan arıyoruz biz, vicdan !
     
  2. felsefe_mi

    felsefe_mi ...!... Özel üye

    Katılım:
    14 Kasım 2011
    Mesajlar:
    3.556
    Beğenileri:
    416
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    40 ÇTL
    Süper bir açıklama olmuş. Helal olsun ama en çok şu kısmı beğendim
     

Sayfayı Paylaş