1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Çek nedir?

Konusu 'Hukuk Köşesi' forumundadır ve e-PaCk tarafından 10 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    Yasal unsurları

    Çek, hukuki niteliği itibariyle bir ödeme aracıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun 692. maddesinde çekin şekle ait yasal unsurları aşağıdaki gibi belirtilmiştir.

    Çek:
    1. Banka tarafından, 3167 Sayılı Kanun’da ve bu Kanun’a ilişkin Tebliğ’de yer alan hükümlere uygun olarak basılan veya bastırılan çek yaprağını,
    2. “Çek” Kelimesini (veya yabancı dilde yazılı ise, o dilde çek karşılığı olarak kullanılan kelime),
    3. Hesabın bulunduğu muhatap banka şubesinin adını,
    4. Kayıtsız şartsız belli bir bedelin ödenmesi için havaleyi,
    1. Keşide gününü,
    2. Keşide yerini (veya keşidecinin adı ve soyadı / unvanı yanında yazılı olan yer)
    3. Hesap sahibinin vergi kimlik numarasını,
    4. Çeki keşide eden kişinin imzasını

    ihtiva eder.

    Keşide edildiği gün gösterilmemiş veya takvimde bulunmayan bir güne (32 Şubat, 32 Nisan, 33 Kasım vb.) keşide edilmiş olan çekler, Türk Ticaret Kanunu’nun 692. ve 693. maddeleri’ne göre çek hükmünde değildir. Buna karşılık 29, 30, 31 Şubat veya 31 Nisan, 31 Haziran, 31 Eylül, 31 Kasım keşide tarihli çeklerin, ilgili ayın son günü keşide edilmiş olduğu kabul edilerek bunlar hakkında geçerli çek olarak işlem yapılabilecektir.

    Çekte keşide yeri olarak, idari birim olarak kabul edilen “il veya ilçe isminin” yazılmaması halinde, mahkemelerce bu tür çekler kambiyo senedi vasfında sayılmamaktadır, bununla birlikte çekin üzerinde keşide yeri olarak sokak/cadde/semt ismi veya bina numarası gibi bilgiler yer almamalıdır.

    Çekler, emre yazılı, nama yazılı ve hamiline yazılı olarak düzenlenebilirler.

    Nama yazılı çek

    Çek yasa gereği emre yazılı senetlerden sayıldığından bir çekin nama düzenlenmesi için sadece lehdarın belirtilmesi (adı, soyadı, tüzel kişi ise ticaret unvanı) yeterli değildir. Belirli bir kimse lehine olan çekin “emre” olmadığının da ayrıca belirtilmesi gerekir. Örneğin Mehmet Kiremitçiye ödeyiniz (emre yazılı değildir) gibi. Bu kabil çek ancak alacağın temliki yoluyla devredilebilir. Bu devir alacağın temlikinin hukuki neticelerini doğurur. Temlik beyanı “İşbu çekten doğan alacağımı ………..’ye temlik ettim” şeklinde olacağı gibi, temlik beyanı ayrı bir kağıda da yazılabilir ancak, bu durumda çekin teslimi de gerekir.

    Bloke çekler

    Lehdarlar arasında çeklerin güvenle karşılanmasının ve aynı şekilde tedavülünün temin edilmesi ve ekonomik zorunluluklar teyit müessesesini ortaya çıkarmıştır.
    • Teyit, “teyit edilmiştir”, “görülmüştür”, “karşılığı mevcuttur”, “işbu çek muhteviyatı olan yalnız …….TL bloke edilmiştir” gibi muhatap banka tarafından çekin ön yüzüne veya arkasına bir açıklama yazılmak suretiyle yapılmaktadır.
    • Bankanın teyidi zorunlu unsurları havi çekin ibraz süresinde geçerlidir.
    • İbraz süresi geçtikten sonra bloke edilen para üzerinde rehin, haciz veya tedbir gibi herhangi bir kısıtlama yoksa para hesaba veya keşideciye iade edilir.

    Ciro

    Ciro, çeki elinde bulunduran tarafından yapılır ve çeki devralana çek bedelini tahsil, çeki ödeyecek bankaya da ödeme yetkisi verir. Ciro, emre yazılı senetlerde devir kolaylığı sağlar, çekin ön veya arka yüzüne yapılabilir. Çek üzerinde yer kalmaması halinde ciro alonj üzerine de yapılabilir. TTK'nun 595. maddesi hükmüne göre beyaz cironun geçerli olması için cironun çekin ön yüzüne değil arkasına veya alonj üzerine yazılması gereklidir. Cironun kayıtsız ve şartsız olması ve TTK'nun 702. maddesi gereğince bir silsile içinde birbirini takip etmesi gerekir.

    Vade

    Çek görüldüğünde ödenir. Buna aykırı herhangi bir kayıt (vade) yazılmamış hükmündedir, dolayısıyla geçersizdir. Keşide günü olarak gösterilen günden önce ödenmek için ibraz olunan bir çek ibraz günü ödenir. Karşılığı yok ise arkası yazılır.

    Ödeme için ibraz süreleri

    Çek, keşide edildiği yerde ödenecekse (çekin üzerinde yazılı muhatap banka şubesi ile keşide yeri aynı ise) on gün, keşide edildiği yerden başka bir yerde ödenecekse (çek üzerindeki muhatap banka şubesi ile keşide yeri farklı ise) bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.
    Ödeneceği memleketten başka bir memlekette keşide edilen çek, keşide yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay, keşide yeri ile ödeme yeri ayrı kıtalarda ise üç ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.

    Keşide yeri ile ödeme yeri ayrı kıtalarda bulunsa dahi her iki yer ülkesinin Akdeniz'de kıyılarının olması halinde ibraz süresi üç ay değil, bir ay olarak kabul edilir.

    Çekin keşide yeri ve muhatap şube, Büyükşehir Belediye sınırları içinde ise, ibraz süresi 10 gün, aksi takdirde bir aydır. Bununla birlikte, Büyükşehir Belediye teşkilatının bulunmadığı yerlerde çek keşide edilmesi durumunda, çekte keşide yeri olarak bir il adı (örneğin Muğla) belirtilmiş ve çekte gösterilen muhatap şube de aynı ilin bir ilçesi (örneğin Bodrum) ise veya tam tersi bir durum söz konusu olduğunda, ibraz süresi yine bir aydır.
    Yukarıda yazılı müddetler, çekte keşide günü olarak gösterilen tarihten (keşide günü hariç) itibaren başlar. Sürenin son günü tatile rastladığı takdirde, süre takip eden ilk işgününe kadar uzar. Aradaki tatil günleri süre hesabına dahildir.

    Çekten cayma

    Keşidecinin çekten cayması, ancak ibraz süresi geçtikten sonra hüküm ifade eder. Çek, süresi içinde ibraz edilmezse, bu süre geçtikten sonra keşideci herhangi bir sebep göstermeden çekten caydığını bildirebilecektir. Çekten cayılmamışsa, muhatap, ibraz süresinin geçmesinden sonra dahi çeki ödeyebilir.

    Çekin ödemeden men edilmesi

    Keşideci çekin kendisinin veya üçüncü bir kimsenin elinden rızası olmaksızın çıkmış olduğu iddiasında ise muhatabı çeki ödemekten men edebilir. Çekin rıza hilafına elden çıkması, çaldırmak, kaybetme veya zorla alınması hallerini ifade eder. Yargıtay men nedeninin açıkça bildirilmesi gerektiği görüşündedir.
    Keşideci tarafından ödemeden men talimatı verilmesi halinde, çekin ibrazında arkasına, banka tarafından, keşidecinin ödemeden men talimatı bulunduğu ve bu nedenle işlem yapılamadığı belirtilerek karşılığı olup olmadığı yazılır ve karşılık veya kısmi karşılık var ise bu miktar bloke edilir.
    Muhatap bankayı ancak keşideci ödemekten men edebilir. Hamilin buna hakkı yoktur. Hamil, ancak mahkemeden alacağı tedbir kararı ile ödemeyi durdurabilir. Çek keşide edilen hesap üzerinde rehin bulunması, haciz veya ihtiyati tedbir konulması halinde muhatap banka ödeme yapamaz.

    Keşidecinin ölümü

    Çekin tedavüle çıkmasından sonra keşidecinin ölümü veya medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesi yahut iflası çekin geçerliliğini etkilemez.
    Banka, çekteki imza ile keşidecinin bankaya vermiş olduğu imza beyannamesindeki imza birbirini tuttuğu ve uygun olduğu takdirde ödeme yapacak ve Vergi Usul Kanunu’nun 150. maddesi hükmü gereğince ölüm vakasını ve intikalleri bağlı olduğu vergi dairesine bildirecektir.

    Zamanaşımı

    Hamilin, cirantalara, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakkı ibraz süresinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.
    Çek borçlularından birinin diğerine karşı haiz olduğu müracaat hakları bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı beyan edildiği tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.

    Çek karnesinin bankalardan alınması

    Çek karnesi isteminde bulunan firma ya da kişilerin mevduat hesaplarında yeterli bakiye bulundurması, hesap sahibinin ticari ve mali durumunun yeterli ve ahlakının iyi bulunması gerekir. Bankaların kendilerine her başvuran kişiye çek karnesi verme yükümlülüğü yoktur. Çek karneleri, bankalar tarafından basılır veya bastırılır. Bankalar, çek karnesi verdikleri müşterilerinin açık kimlik ve adresleri ile vergi kimlik numaralarını talep ederler.

    Çekte ibraz ve ödeme

    Çek, bedelinin ödenmesi talebiyle muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edilebilir. İbrazın gerçekleşmesi için, çekin hak sahibi hamil tarafından ya da onun vekili veya temsilcisi tarafından muhatap bankaya fiilen verilmesi gerekir. Çekin takas odasına ibraz edilmesi muhatap bankaya ibraz sayılır. Çekle işleyen hesabın bulunduğu banka şubesi, ibraz edildiği anda karşılığı bulunan çeki ödemek zorundadır. Çekin karşılığının kısmen bulunması halinde ise bu miktar ödenir.
    Muhatap bankanın, hesabın bulunduğu şubesi dışındaki bir şubesine ibraz edilen çek karşılığı provizyon alınmak suretiyle ödenir.
    Türk Lirası hesabına bağlı olarak alınmış olan çek karnelerine yabancı para yazılarak çek keşide edilmesi halinde, çekin karşılığının olması halinde ödenmesi gerekir, karşılığının hesapta bulunmaması halinde ise arkasına karşılığı olmadığı yazılır.
    Müşterilere verilen hizmetin kalitesi ve dolayısıyla maliyet farklılıkları nedeniyle bankadan bankaya farklı olmakla birlikte, bankalarca çek karneleri ve çek bedeli tahsilleri için komisyon ve ücret talep edilir.

    İhtar ve düzeltme hakkı

    İhtar

    Çek yasasının ilgili maddesi gereğince; süresinde ibraz edilen çeklerin kısmen veya tamamen karşılığı olmadığı arkasına yazılmak suretiyle tespit edildiğinde, keşidecinin bankada kayıtlı adresi dikkate alınmak ve her bir çek yaprağı için ayrı ayrı olmak suretiyle; banka şubeleri tarafından çekin üzerinde yazılı keşide tarihine göre son ibraz tarihi belirlenir, son ibraz tarihine 10 gün eklenerek düzeltme hakkının kullanılabileceği son tarih tespit edilir ve düzeltme hakkının kullanılma süresinin bitimini takip eden 10 gün içinde iadeli taahhütlü bir mektupla,
    • kendisinin veya vekil ve temsilcilerinin elinde bulunan bütün çek karnelerini aldığı bankalara geri vermesi,
    • düzeltme işlemlerini yerine getirmesi,
    • aksine davranışların cezai müeyyideleri gerektireceği

    keşideciye ihtaren bildirilir.

    Ortak hesap sahipleri, hesapları üzerinde müşterek imzaları ile tasarrufta bulunuyorlar ise bu hesap için verilmiş çekleri keşide ederken birlikte imzalamaları gerekir, çekin karşılıksız çıkması halinde Bankaca düzeltme haklarını kullanmaları için her iki hesap sahibine de ihtarname gönderilir.

    Düzeltme hakkı

    Hesap sahibi, çekte yazılı keşide gününe göre hesaplanacak ibraz süresinin bitim tarihinden itibaren en geç on gün içinde, çekin karşılıksız kalan kısmını, yüzde on tazminatı ve ibraz tarihinden ödeme gününe kadar geçen süre için hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte ödediği takdirde düzeltme hakkını kullanmış sayılacaktır.

    Keşidecinin cezai yaptırıma maruz kalmamak için yukarıda belirtilen süre geçtikten sonra da çek tutarını, tazminatı ve gecikme faizi ile birlikte ödemesi mümkündür. Ancak bu takdirde, tazminat oranı ve gecikme faizi oranı artış gösterecektir.

    Düzeltme hakkının kullanılması sayı ile sınırlandırılmamış olup, karşılıksız her çek yaprağı için kullanılması mümkündür.

    Savcılığa ihbar ve sorumluluklar

    Banka tarafından yapılan ihtarı aldığı veya almış sayıldığı tarihten itibaren 10 gün içinde geçerli bir sebebe dayanmaksızın çek karnelerini geri vermeyenlerin savcılığa ihbarı zorunludur.

    Karşılıksız çek

    Muhatap banka yeterli karşılığı olmadığı için çekin ödenmediğini ve hesap sahibi hakkında gereken bilgileri T.C. Merkez Bankası'na bildirir. Bildirim, çekin ibraz tarihinde yapılır.
    Çek yasaklılığı mahkeme kararına bağlıdır. Mahkemelerce, yeterli karşılığı bulunmayan çek keşide edenlerin, bir yıl ile beş yıl arasında belirlenecek bir süre ile bankalarda çekle işleyecek hesap açmalarının ve çek keşide etmelerinin yasaklanmasına karar verilebilmektedir.

    Çek keşide etmekten yasaklı kişi ve kuruluşlar T.C. Merkez Bankası tarafından bankalara duyurulur.

    Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.

    Verilecek para cezası miktarı, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl değişmektedir. Bu suçun tekrarında, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

    Mahkeme, ayrıca işlenen suçun niteliğine göre bir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmalarının yasaklanmasına karar verir. Yasaklanma kararı bütün bankalara duyurulmak üzere Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na bildirilir.

    Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı bir suç oluşturur.

    Ne T.C. Merkez Bankası'nın ne de bankaların, yasaklılar listesinde yer alan kişileri, sonradan kişilerin başvurusu üzerine kayıtlardan silmek gibi bir görev ve yükümlülüğü bulunmamaktadır.

    Bankaların sorumlu olduğu miktar

    Bankalar, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için sorumlu oldukları tutarı ve kısmen karşılığının bulunması halinde ise sorumlu oldukları tutarı her çek yaprağı için sorumlu oldukları tutara tamamlayacak biçimde ödemekle yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmündedir.

    Yukarıda belirtilen sorumluluk miktarı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmi Gazete’de yayımlanır.
     

Sayfayı Paylaş