1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Cem Sultan

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 17 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Cem Sultan
    (1459 - 1495)
    Fatih Sultan Mehmet'in oğullarından biridir. Babasının yerine geçemeyince kardeşi II. Bayezid ile savaşmış ve sonra da Rodos şövalyeleri tarafından kandırılarak esir edilmiştir. Fransa'da esaret çekerken ölmüştür.
    [​IMG]
    3 Mayıs 1481'de Fatih Sultan Mehmet'in ölümü üzerine Amasya'da bulunan Şehzade Bayezid ve Konya'da bulunan Cem Sultan'a haberciler gönderildi. Ancak Cem Sultan'a gönderilen haberci, yolda Şehzade Bayezid'in kayınbabası ve Anadolu Beylerbeyi olan Sinan Paşa tarafından yakalandı. Cem Sultan, babasının vefatını dört gün sonra öğrenebildi. Duruma kızan Yeniçeriler ayaklanıp sadrazam Karamanlı Mehmed Paşa'yı öldürdüler ve Şehzade Bayezid'in, İstanbul'da bulunan oğlu Korkut'u saltanat naibi ilan ederek onu taht'a çıkardılar. Şehzade Bayezid, İstanbul'a varır varmaz devlet idaresini eline aldı.

    Cem Sultan ise 4000 kadar askeriyle birlikte 27 Mayıs 1481'de İnegöl önlerine geldi. Sultan İkinci Bayezid, Ayas Paşa idaresindeki bir orduyu Cem Sultan'ın üzerine gönderdi. 28 Mayıs'ta yapılan savaşı kazanan Cem Sultan Bursa'da padişahlığını ilan etti. Kendi adına hutbe okutarak para bastırdı.

    Sultan II. Bayezid'e bir mektup gönderen Cem Sultan, Osmanlı topraklarını eşit olarak paylaşmayı teklif etti. Sultan II. Bayezid, ordusuyla birlikte Cem Sultan'ın üzerine yürüdü. Yenişehir Ovası'nda yapılan savaşı kaybeden Cem Sultan, Konya'ya geldi. Oradan da yanına ailesini de alarak Kahire'ye, ve oradan da Hac mevsiminde Hicaz'a gitti.

    Hac'dan sonra tekrar Kahire'ye gelen Cem Sultan, ağabeyi Sultan II. Bayezid'den bir mektup aldı. Bu mektupta, padişahlıktan vazgeçtiği takdirde kendisine bir milyon akçe ödeneceği belirtiliyordu. Ancak Cem Sultan bunu kabul etmedi. İkinci bir teklifi de geri çeviren Cem Sultan, tekrar ülkesine döndü.

    27 Mayıs 1482'de Konya'yı kuşatan Cem Sultan, Sultan İkinci Bayezid'in yaklaşması üzerine kuşatmayı kaldırarak Ankara'ya gitti. Oradan da tekrar Mısır'a gidecekti, ancak yollar tutulmuştu. Bu sırada Rodos şövalyelerinden Pierre d'Aubusson onu Rodos'a davet etti. 29 Temmuz'da Rodos'a giden Cem Sultan, yapılan antlaşma gereğince istediği zaman adadan ayrılacağını düşünüyordu ancak şövalyeler buna hiçbir zaman izin vermediler ve Cem Sultan esir hayatı yaşamaya başladı.

    Cem Sultan oradan, Fransa'ya gönderildi. Cem Sultan'ın Fransa'dan başka bir ülkenin eline geçmesini Osmanlı Devleti açısından sakıncalı gören Sultan II. Bayezid, Fransa'ya bir elçi gönderek Cem Sultan'ın Fransa'da tutulmasını istedi.

    Cem Sultan'ı kullanmak isteyenlerden birisi de Papa VIII. Innocentius idi. Papa, Cem Sultan'ı bahane ederek Osmanlılara karşı bir haçlı seferi düzenlenmesini istiyordu. Ancak bunda başarılı olamayınca Cem Sultan'a Hıristiyan olma teklifinde bulundu. Ancak Cem Sultan bunu kesinlikle reddetti.

    Sultan Cem`in Roma halkının fakirlerine para vermesi henüz insan sevgisinin tam oturmadığı Avrupa`da Cem Sultan'ın bu hareketi taraftar toplama olarak karşılandı.

    Cem Sultan vakası Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayezid'in Timur'un elinde esir düşüp, demir kafese hapsedilmesinden sonra ikinci büyük hadisedir. Rumeli'den tekrar Osmanlı topraklarına gelmek isteyen Cem Sultan, 13 yıl esir hayatı yaşadı. En son Papa'nın elinden Fransız Kralı tarafından kurtarılmış, ancak büyük bir ihtimalle zehirlendiği için bir hafta içinde yolda vefat etmiştir.

    Cem Sultan'ın bakım masrafları için Papa, Sultan İkinci Bayezid'den yılda 40.000 altından fazla para kopartmayı başarmış, Cem Sultan'ı serbest bırakma tehditleriyle de Osmanlı fetihlerini durdurmuştu. Bu olay ileride Şehzade katli için de önemli bir mesnet teşkil etmiştir.

    Cem Sultan, 25 Şubat 1495'de vefat etti. Sultan II. Bayezid bu olaya çok üzüldü ve üç gün yas ilan etti ve Cem Sultan'ın gıyabında cenaze namazı kıldırdı, Cem Sultan'ın naaşını alabilmek için uğraştı.

    Vefatından 4 yıl sonra 1499 yılının Ocak ayında Cem Sultan'ın cenazesi Osmanlı topraklarına getirilerek Bursa'da kardeşi Şehzade Mustafa'nın yanına gömüldü.




    Cem Sultan Beyitleri

    I. Beyit


    Şîrin tudagun “Çeşme-i Hayvân” olacakdur
    Rengin, yanağun gün gibi tâbân olacakdur

    Anlamı: (Ey sevgilim,) senin o şirin dudağın, beni ölümsüzlüğe ulaştırıp, yanaklarının rengi, (tıpkı) gün gibi ışıl ışıl parlayacaktır.

    II. Beyit

    İd ayı mıdur yoksa kemân mı kaşun iy dost;
    Her neyse, gönüli onlara kurbân olacakdur

    Anlamı: Ey dost, kaş(lar)ın bir bayram ayında görülen o hilal mi yoksa yay mıdır? Her neyse (ikisinden hangisi olursa olsun), onlar, benim gönlüm, onlara (o kaşlara, kaşların o duruşuna) fedâ olacaktır.

    *********************

    George Alexander Said-Zammit adındaki tarihçi Fatih Sultan Mehmet’in hayatı romanlara ve filmlere konu olan bahtsız şehzadesi Cem Sultan’ın soyundan geldiğini iddia ediyor, iddiasını asırlar öncesinden kalma noter ve arşiv belgeleriyle ispata çalışıyor ve Osmanoğlu ailesinin kendisini tanımasını istiyor. George Alexander Said-Zammit, Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan‘ın yani 13 senelik ızdırap dolu gurbeti romanlara ve filmlere kadar konu olan bahtsız şehzadenin soyundan geldiğini söylüyor. İddiasını doğrulayabilmek için arşivlerde özellikle de 16. yüzyılın noter arşivlerinde o dönemden kalma belgeler arıyor, buldukları arasında bağlantılar kurmaya çalışıyor ve sonra bütün bu çalışmalarını kitap haline getirip kendisinin ve ailesinin Cem Sultan‘ın soyundan geldiğini ve 17. göbekten torunu olduğunu ispata uğraşıyor. Cem’in üç oğluyla iki kızı vardı. Oğullarından Şehzade Abdullah ve kızlarından Ayşe Sultan, küçük yaşta öldüler. Büyük oğlu Oğuz Han babası sürgündeyken İstanbul’daydı ve 1483 Şubat’ında daha dokuz yaşındayken ‘nizam-ı âlem için’, yani devletin başına bir iş açmaması maksadıyla amcası Bâyezid tarafından boğduruldu. Mısır’da yaşayan kızı Gevher Melike ise 1505′te İstanbul’da öldü.

    Cem‘in hayatta tek bir oğlu kalmıştı: Şehzade Murat babasının sürgünü sırasında Rodos’a gidip yerleşti ve Maria Concetta Doria adında bir İtalyan kadınla evlendi. Daha sonra çok garip bir iş etti, Müslümanlığı bırakıp Hristiyan oldu, vaftiz edildi, ‘‘Pierre’’ adını aldı ve Papa 6. Alexander tarafından ‘‘Prens’’ yapıldı. Dininden ve adından vazgeçmesi Avrupa’yı çok memnun etmiş olacak ki, Napoli Kralı’ndan bir başka asalet unvanı, Roma Senatosu’ndan da ‘‘vatandaşlık’’ aldı. Rodos’ta çoluk-çocuğa karıştı ve Kanuni Süleyman’ın adayı fethetmesine kadar burada ‘‘Prens’’ olarak yaşadı. Ama Rodos’un 1522 kışında Türklerin eline geçmesinden hemen sonra, 27 Aralık günü boğduruldu. İdamında 48 yaşındaydı.

    İşte, Türk ve Vatikan tarihleri buraya kadar hep aynı bilgileri veriyorlar ama aralarında bundan sonra önemli bir ihtilaf çıkıyor: Türk tarihleri Cem Sultan’ın oğlu Murat’ın ‘‘Cem’’ adındaki çocuğuyla beraber idam edildiğini yazarken Malta, Rodos ve Vatikan arşivleri küçük Cem‘in öldürülmediğini, Nicola ismini aldığını, Malta’ya yerleştiğini ve 1536′daki ölümüne kadar burada yaşadığını söylüyorlar.

    George Said-Zammit, ailesinin işte bu Prens Pierre‘in ve oğlu Nicola‘nın soyundan geldiğini, Cem’in çocuklarının aile ismi olarak ‘‘Saytus’’u seçtiklerini, ‘‘Saytus’’un zamanla ‘‘Sait’’, ‘‘Sayd’’ ve nihayet ‘‘Said’’ olduğunu anlatıyor. İşin çok daha ilginç olan tarafı ise şu: Malta arşivlerinde Cem Sultan’ın oralarda ‘‘Nicola Saytus’’ diye bilinen torunu küçük Cem’le ilgili belgeler bulunuyor ve bu belgelerden Nicola Saytus‘un 1530′larda hayatta olduğu anlaşılıyor.

    Hanedanın cevabı:” Siz Osmanlı değil, Papalık prensisiniz.”

    Cem Sultan’ın soyundan geldiğini söyleyen George Said-Zammit, bundan iki ay önce Osmanoğlu ailesinin yani Osmanlı Hanedanı’nın New York’ta yaşayan reisi Şehzade Osman Ertuğrul Efendi’ye bir mektup yazdı ve aile tarafından ‘‘tanınma’’ istedi. Said-Zammit, mektubuna arşivlerden topladığı Cem Sultan’ın nesliyle ilgili belgeleri de iláve etmişti.

    Hanedan reisi Osman Ertuğrul Efendi, Said-Zammit’in mektubuna şık bir cevap verdi. İddianın doğru olabileceğini ancak tarihçilerin yapacağı geniş bir araştırmaya ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Said-Zammit ailesinin Osmanoğlu ailesi tarafından ‘‘tanınması’’ konusunda ise titiz davrandı ve ‘‘Sizi bir ‘Osmanlı Şehzadesi’ olarak kabul edemem. Zira, büyük dedeleriniz Papa Altıncı Alexander’in verdiği ‘Prens’ unvanını kabul ettiklerine ve bu unvanı birkaç nesil boyunca kullandıklarına göre artık ‘Osmanlı’ değil, ‘Papalık Prensi’ sayılırsınız’’ dedi.
    Cem Sultan’ın soyu devam edebilir ama Osmanlı sülalesinden birilerinin Hıristiyanlığı kabul edip benliğini yitirmesi kabul edilemez. Bundan dolayı hanedanın cevabını bende destekliyorum. Cem Sultan’ı Hıristiyan yapmak için Papa’nın o kadar çabası olmuş, yine de Cem Sultan Müslümanlıktan vazgeçmemişken torunun Hıristiyan olması ve soyunu öyle devam ettirmesi atalarına layık bir evlat olmadığını göstermesi büyük bir talihsizliktir hatta Cem Sultan’ın esir olmasından bile daha vahim bir olaydır.
     
  2. jeriko

    jeriko Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    5.268
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    657
    Yer:
    Anadolu (bu kadar ayrıntı iyi)
    Banka:
    314 ÇTL
    Osmanlı İmparatorluğunun menfaatleri için (maalesef) şehzade öldürülmesinin ne denli gerekli olduğunu bu olay ortaya koymuş.Teşekkür ederim bu güzel konu için.
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]

    Şehzade Murat babasının sürgünü sırasında Rodos’a gidip yerleşti ve Maria Concetta Doria adında bir İtalyan kadınla evlendi. Daha sonra çok garip bir iş etti, Müslümanlığı bırakıp Hristiyan oldu, vaftiz edildi, ‘‘Pierre’’ adını aldı ve Papa 6. Alexander tarafından ‘‘Prens’’ yapıldı. Dininden ve adından vazgeçmesi Avrupa’yı çok memnun etmiş olacak ki, Napoli Kralı’ndan bir başka asalet unvanı, Roma Senatosu’ndan da ‘‘vatandaşlık’’ aldı. Rodos’ta çoluk-çocuğa karıştı ve Kanuni Süleyman’ın adayı fethetmesine kadar burada ‘‘Prens’’ olarak yaşadı. Ama Rodos’un 1522 kışında Türklerin eline geçmesinden hemen sonra, 27 Aralık günü boğduruldu. İdamında 48 yaşındaydı.

    İşte, Türk ve Vatikan tarihleri buraya kadar hep aynı bilgileri veriyorlar ama aralarında bundan sonra önemli bir ihtilaf çıkıyor: Türk tarihleri Cem Sultan’ın oğlu Murat’ın ‘‘Cem’’ adındaki çocuğuyla beraber idam edildiğini yazarken Malta, Rodos ve Vatikan arşivleri küçük Cem‘in öldürülmediğini, Nicola ismini aldığını, Malta’ya yerleştiğini ve 1536′daki ölümüne kadar burada yaşadığını söylüyorlar.
     

Sayfayı Paylaş