1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Cemaat Nedir ve Cemaat Oluşumu

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve Suskun tarafından 16 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Cemaat Nedir ve Cemaat Oluşumu​

    Cemaat nedir

    Cemmat kelimesi daha çok aynı duyguyla hareket etmek için bir arada bulunan kişilerin oluşturduğu toplumsal birlikteliktir.Cemiyet kelimesi de ilk önce zihinde benzer bir anlam uyandırsa da her iki sözcük arasında belirgin farklar vardır.Cemaate mensup kişiler arsında yoğun bir bağ vardır.Bu bağ manevi duygulardan ibarettir.Cemaat ilişkilerinde 'Ben' düşüncesinden öte 'Biz' düşüncesi hakimdir. Kişiler maddi çıkar gözetmeksizin birlikte olur, duygu ve düşüncelerini paylaşır ve bir biriyle kaynaşırlar.Oysa cemiyette ilişkilerde manevi yön çok zayıf olmakla birlikte belki de hiç yoktur.Cemiyete mensup kişiler 'Ben' duygusuyla hareket ederler ki bu durum cemaatle aralarında olan en belirgin farktır.
    Günümüzde cemaat kelimesi daha çok tarikatlar için kulanılmakla birlikte art niyetli kişilerce sürekli kötü muamele görmüştür.Oysa dinimiz bilindiği gibi bir cemaat dinidir.Cemaati teşvik edicidir.

    Cemaat Oluşumları
    Türkiye’nin toplumsal formasyonunda özellikle sosyo-kültürel üst yapısal alanda, bireylerin kişilik ve kimlik krizleri içinde olması patolojik bir olaydır. Bu durum toplumsal arenadaki “değerler dünyasının boşluğu”ndan kaynaklanmaktadır. Toplumdaki bu değer boşluğu sivil toplum örgütleri yerine daha çok, din temeli “tarikat”, “cemaat” gibi oluşumlarla doldurulmaktadır. Zaten, cemaatsel yapıya müsait olan kültürel alanımız bu süreci hızlandırmada da büyük rol oynamaktadır.
    Din olgusu ve dinin Türk kültüründe önemli bir unsur olarak belirmesi, Türkiye toplumunda bir “eylem aracısı” olarak ele alınmasıdır. Mardin bu durumu; “...aralarında seçim kaybetmiş ‘laikler’in başta bulunduğu bir kısım politikacılar, din faktörünün Türkiye’de karşısına geçilmez bir varlık olduğunu anlatırlar” şeklinde değerlendirmektedir (Mardin, 1997: 38). Belki bir tehlikeden çok patronaj ilişkilere önem veren siyasal partilerin oy kaygılarından dolayı Türkiye’de cemaatler hoş görülmekte ve desteklenmektedir. Kimilerine göre, kurumsallaşamayan ve oy kaygısıyla birçok şeye göz yuman siyasal iktidarlardan dolayı, sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerinin yetersizliği, cemaatlere ortam hazırlamakta ve bir anlamıyla cemaatlerin işlerini kolaylaştırmaktadır.
    Cemaat imgesinin geliştirdiği retorik; yaşamın her alanında benzerliği ve aynılığı da beraberinde getirmektedir. Sivil toplum örgütlerinin toplumsal yapıda sergilediği çoklu düşünsel etkinliği ve çoğulcu anlayış yerine cemaatler, tek boyutlu anlayış doğrultusunda bir yaşamı öngörmektedir. Bütün pratiklerini dinselleştiren cemaatler inanlarına benzer şekilde tek yönlü yaşam politikalarını aşılamaktadırlar denilebilir.
    Cemaatler olgusu aslında, yeni ve çağdaş demokrasinin kimlik ve farklılıklar etrafında yeniden yapılandığı bir dönemde, ileri toplumların örgütlenme biçimini yakalama fırsatı verebilecek bir olgudur. Günümüz toplumlarında her açıdan modern donanımlara sahip bireyler çeşitli krizlerle her an karşı karşıya gelebilmektedirler. Bu krizlerin başında da “kimlik krizi” gelmektedir. Kimilerine göre cemaatler adeta modern çağın hastalığı olan kimlik krizleri için bulunmaz birer nimet vasfını taşırken kimilerine göre de geleneksel toplum değerlerinden hala sıyrılamamış toplumun kalıntıları olarak görülmektedir. Belki de, İnsanlar modern bireyler olarak kendilerini, kendi iradi düşünceleri ve özgür tavırları etrafında gerçekleştiremedikleri için, sosyal ve bireysel açıdan parçalanmış benliklerinin patolojik tedavisini cemaatlerde bulmaktadır.
    Cemaat ile cemiyet arasında mekik dokuyan toplumsal ve siyasal yapımız gün geçtikçe cemiyete doğru evrildiği de bir realitedir. AB’ye uyum sürecine yönelik önemli adımlar ve modern toplumun temel kriterleri gün gittikçe Türkiye’de de kendini hissettirmektedir denilebilir. Ancak bu durum Türkiye’nin gündeminden “cemaat” olgusunu kaldırmaz. Daha önce de söylediğimiz gibi cemaat olgusu Türkiye’de, toplumsal yapıda hem bireysel hem de sosyal açıdan bazı noktalarda “tampon kurum” görevini de üstlenmektedir.
     

Sayfayı Paylaş