1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Cenazemi Padisah Kaldirir

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve wien06 tarafından 3 Haziran 2008 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Bir sabah padişah sadrazamı çağırır. ''Yahu sadrazam dün gece çok ilginç, karışık rüyalar gördüm, bugün tedbil-i kıyafet dolaşalım seninle'' der. Yola kuyulurlar.
    Mahalle aralarında tedbil-i kıyafet yürürlerken yerde yatan bir vatandaş görürler. Padişah ''selamünaleyküm, ne oldu ağalar, yerde uzanan kimdir böyle, niye yardım etmezsiniz'' Etraftan biri, ''sorma efendi, bu yatan mevta buraların ahlaksızı, kötü adamı idi. Kötü kadınları dükkanına alır, onlarla bir iki saat beraber olduktan sonra dışarı çıkardı, semtin ayyaşlarını dükkana alır, onlarla içerdi'' demiş.
    Padişah sadrazama ''bu mevtayı sokakta bırakmak olmaz, birşeyler yapalım, saraya haber sal, buradan alsınlar, ikimiz de cenazeye katılalım'' der. Sadrazam şaşkın, ''aman padişahım bu kötü adam için niye uğraşırsınız'' der. Padişah ''olmaz ben bu ülkedeki herkesin padişahıyım, iyisi, kötüsü, ayyaşı, müslümanı, gayrimüslümü farketmez, vatandaşın cenazesi yerde kalmaz, hem de Sultanahmet'te yapacağız cenaze törenini'' deyince sadrazam ''aman padişahım orada herkes sizi tanır, şöyle mahalle arasında bir camide kıldırsak'' diye ikna eder padişahı.
    Padişah ahaliye dönüp ''efendiler yok mu bu garibin kimi kimsesi'' diye sorar. Ahaliden biri '' var efendi, şu semtte oturur bir garip eşi vardı, zavallı'' der. Padişah yanında sadrazam mevtanın eşini bulmaya yola koyulur, bir süre sonra sora sora bakımsız, kerpiç bir evin kapısını çalarlar. Durumu anlatırlar.
    Yaşlı kadın, ''ah ah efendi çok anlattım, söyledim ama, dinletemedim. Dükkanına fena kadınları alır, karınlarını doyurur, onlara bu yoldan vazgeçmeleri için öğütler verirdi. sarhoşları alır, onlarla konuşur, içkilerini döker, onların da karınlarını doyurup dışarı bırakırdı. Kazancını hep o gariplere harcardı. Çok söyledim bak efendi diğer esnaf seni yanlış anlayacak, herkes seni fena biri bilecek yapma etme bir tek sana mı kaldı diye ama nafile dinletemedim.
    Yapma etme bak öldüğünde kimse sahiplenmeyecek, cenazen sokakta kalacak derdim. O da korkma hanım
    ,
    ''kimse kaldırmazsa benim cenazemi de padişah kaldırır inşaallah'' derdi
     

Sayfayı Paylaş