1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Cennet ve Cehennem

Konusu 'Kıssadan Hisse' forumundadır ve Suskun tarafından 19 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Cennet ve Cehennem
    Şüphesiz ki kıyamette yollar ayrılacak insanların bir grubu Cennet’e diğer bir grubu da Cehennem’e gidecek cennet ve cehennem yaratılmış olup şu anda mevcutturlar. Hazreti Adem cennetten kovulmuş Kur’an’daki (viddet lil kafirin - kafirler için hazırlandı” veya “muttakiler için hazırlandı” gibi lafızlar Cennet ve Cehennem’in halihazırda mevcut olduğunu gösterir. Bu noktada mirac hadisinin de ayrı bir yeri vardır.

    “Cennette yüz derece vardır. Her derecenin arası sema ile arzın arası gibidir. Firdevs en yüksek derecedir. Onda dört cennetin nehirleri fışkırır. (Firdevsin) üstünde de Rahman’ın arşı bulunur. Allah’tan isterken firdevsi isteyiniz.” (Tirmizi-2533)

    Cennetin Kapıları:

    “Cennette sekiz kapı vardır. Onlardan birine reyyan denilir. Oruçlulardan başkası giremez.” (Buhari-2084 Müslim-1152)

    Ahmet bin Hanbel Muaz bin Cebel’den nakleder: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Cennetin anahtarı Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet etmektir.” buyuruyor.

    Gölgeler:

    Sıcağın alnında yanan bir kişi için rahatlığı ne ile anlatabilirsiniz? Ona serin bir gölgelikten bahsedersiniz. Şöyle yüksek bir yerde rüzgarın hafif estiği söğüt ağacının altı gibi kutuplarda titreyen bir müslümana serin bir yerden bahsetsen belki dinlemez bile. Rahmetin lapa lapa kar gibi yağdığını bahsetseniz bizler için bir anlamı olabilir ama Afrika’da yaşayanlara rahmet sağanak halde inen bir yağmur gibi anlatılırsa kulaklar kabarır.

    “Önceki resullerden sana bahsettiklerimiz olduğu gibi bahsetmediklerimizde oldu.” (Nisa 164)

    Kur’an’da bahseden 25 Peygaberden önce de Peygamberler indi. Çin’e Endenozya’ya uzaklardaki bir adaya gidip görülme imkanı bulunmayan ülkelerdeki Peygamberlerden bahsetmek belki dinleyenler için bir ütopyadan ileri gitmeyebilirdi. Ama bir İbrahim (a.s.) İsmail (a.s.) İshak (a.s.) Musa (a.s.) Süleyman (a.s.) Yakub (a.s.)... Ortadoğu’ya gidip bu insanların yaşadıkları yerleri yaptıkları binaları görmek mümkün. Muhatabımıza anlatılan şeylerin umumun ve onun aklına uygun olması aklından uzak olsa da diğer gerçeklerin varlığı onu inanmaya itecektir.

    Bizler Türkçe’de güzel ve iri gözü temsil için “sıpa gözlü” tabirini kullanırız. Belki de adada yaşayıp balıkçılıkla geçinen bir toplum için “uskumru gibi bir göz” makbuldur velhasıl...

    Hadislerde: “Hiçbir gözün görmediği hiçbir kulağın duymadığı ve hiçbir kalbin (aklın)de tasavvur edemeyeceği” bir cennet insanlara anlatılır. Belki de cennette ifade edilen külgeler meyveler ırmaklar ve huriler bizlerin bu dünyadaki zevk anlayışımız bunlar olduğu için temsil edilmiştir.

    Evet cennet vardır.

    Evet ırmaklar külgeler huriler vardır ama biz bunların keyfiyetini idrak edemeyiz. Bekleyip göreceğiz inşaallah.

    “Kimin kalbinde zerre kadar iman varsa cennete girecektir.” (Buhari-ilim)

    Şu kesindir ki: “Razı oldunuz mu (kullarım)?” diye sual buyurunca cennet ehli: “Hiçbir yarattığına vermediğin şeyleri bize verdin. Bizlere ne oluyor da razı olmayalım.” diyecekler. (Buhari-6183 Müslim-2829)

    Cennet ehli yiyecek içecek ama tuvalet ihtiyacı olmayacak. Bunlar misk kokusu gibi bir koku ile vücuttan çıkacak. Cennet güzel hurilerinden tek bir tanesi yeryüzüne indirilse yer ve sema onun ışığıyla aydınlanıp onun güzel kokusuyla dolacak (Buhari ve Müslim). Unutmayın ne kadar güzel düşünürseniz düşünün hiç bir kalp onu tasavvur edemeyecek.

    Yedi adet (kat) cennet vardır. Firdevs Adn Huld Naim Me’va Darusselam Darulcelal. Bazıları ise dört tane olduğunu bazısının bazısına bağlantısı olduğunu söyledi. Emekli ve ihtiyarların cennete giremeyeceğini de unutmayalım. Çünkü kaç yaşında olursanız olun orada otuz yaş civarında güzel has parlak bir cemalde olacağız.

    Hepimizi Alacak mı?

    Geçmiş insanlara nazaran kıyamete daha yakın olduğumuzu şu zamanlarda insan çevresindeki İslam düşmanlarına bakıp “cehennem bunlar ve bunlardan önceki Firavunlar Nemrutlar ve ateşe lâyık olan herkes cehenneme sığacak mı” diye düşünürken Hazreti Allah cehenneme sorar: “Doldun mu?” (helimtele’ti). Cehennem cevaben: “Daha var mı ya Rab?” (hel min mezid) diyecek.

    Mustazaflar üzülmeyiniz cehennem pek geniş.

    Ateş:

    Dünya ateşi gibi bir ateş değil. Bin sene kızartılmış bin sene beyazlamış ve bin sene de kararmış bir ateş (hadislerdeki tabir). Kafiri sıkıca saracak bir azap. Allah’ın zalimi zulmuyle bırakması makul müdür?

    Buhari Müslim ve Tirmizi rivayetinde Numan bin Beşir Efendimizden şöyle duyduğunu söyler:

    “Kıyamet gününde ateş ehlinden bir insan için en hafif azap topuklarına konan ufak bir parça ateşten dolayı beyninin kanaması.” İçecek olan irin kan vesair şeylerden bahsetmeye tahammülüm kalmadı.

    Cebinde taşıdığı çakmakla bir haram gördüğünde elinin altına tutup pek de sıcakmış diye haramdan imtina eden akıllı insanlar gördüm. İnsan bütün ciddiyetiyle kendini haramlardan muhafaza etmeye çalışmalıdır. Zira bu işin şakası yok.

    Ölen Çocuklar:

    Müslümanların büluğa ermeden ölen çocuklarının cennete gireceği cehennemi görmeyeceği söylenilir. Zirâ onlar mükellef değildirler. Kafirlerin büluğa ermeden ölen çocukları konusunda ise uzun tartışmalar olmutur. En iyi hüküm veren ise Hazreti Allah’tır.

    Arş:

    Büyük bir cisimdir ve Allah’ın yaratması ile var olmuştur. Üzerine oturmak için yaratılmamıştır. “Ve o arşı azimin de rabbidir.” Keyfiyetini en iyi yaratan bilir.

    Kürsü:


    Büyük bir cisimdir. Ama arş kadar büyük değildir. Kürsi de üzerine oturulmak için yaratılmamıştır. Keyfiyetini en iyi Yaratan bilir.

    Kalem:

    Allah’ın yarattığı diğer bir cisimdir. İbni Abbas (Allah ondan razı olsun) der ki: “Allah ilk önce kalemi yaratmış ve ‘yaz’ demiştir. ‘Ne yazayım’ sorusuna ‘kaderi yaz’ denilmiş ve kalem kıyamete kadar olacak şeyleri yazmıştır.” “Nun kaleme ve yazdıklarına yemin olsun.”

    Levh:

    Allah’ın yarattığı bir cisimdir ki kalem ona Allah’ın kudretiyle meleklerin vasıtası olmadan yazar. Keyfiyetini en iyi bilen O’dur.

    Allah Azze ve Celle Cenneti cehennemi arşı kürsüyü kalemi levhi ihtiyacı olduğu için yaratmamıştır. Muhakkak ki onun hiçbir şeye ihtiyacı olmadığı gibi herşeyin de ona ihtiyacı vardır. Bunları yaratmasının sebebini ise en iyi Yaratan bilir.

    Ey kulu olmakla iftihar ettiğimiz Rabbim! Görmediğimiz halde Senin ve elçinin bize bildirmesinden dolayı cennete cehenneme levh’e arşa kürsüye kaleme tam bir kalp mutmainliği ile iman eyledik. Bizler hakkındaki rahmetinden de ümitvarız. Rahmetini bizden eksik eyleme. (Amin)
     

Sayfayı Paylaş