1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Cennet'e giren en son kişi kim olacak?

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve sessiz gemi tarafından 6 Nisan 2009 başlatılmıştır.

  1. sessiz gemi

    sessiz gemi Forum Tutkunu

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1.643
    Beğenileri:
    27
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    mühendis
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    80 ÇTL
    Artık ne ölüm ne de hesap korkusu kalır. Kişi umduğu rahmetin misliyle yüz yüze gelir. İşte o zaman kul, “Ve kâlû’l-hamdülillahi ezhebe anne’l hazen”, yani “Bizden hüznü ve sıkıntıyı gideren Rabb’imize hamdolsun.” (Fâtır, 34-35) der.

    Peygamber Efendimiz anlatıyor: Hz. Musa (aleyhisselam), Cenab-ı Hak’la aracısız olarak konuşabilen bir peygamberdi. Aklına takılan soruları Yüce Rabb’ine sorar, aldığı cevapları ümmetiyle paylaşırdı. Bir gün aklına şöyle bir soru gelmişti:
    - Cennetlik insanlar içinde derecesi en düşük olan kimsenin gireceği Cennet nasıl olacak?
    Hz. Musa, cevabını çok merak ettiği bu soruyu Rabb’ine yöneltti. Cenab-ı Hak, sevgili peygamberinin bu sorusunu şöyle cevaplandırdı:
    - Cennet’i hak eden kullarım teker teker Cennet’teki yerlerine yerleşecek. Geriye en son bir kulum kalacak. Ona da, “Cennete gir” denecek. O kulum Cennet’e girmek için adımını atacak; ancak ona cennetin dolu olduğu görüntüsü verilecek. Ondan sonra kulum ile kendi aramda şöyle bir konuşma geçecek:
    - Allah’ım! Herkes Cennet’teki yerini almış. Ancak maalesef bana yer kalmamış.
    - Ey kulum! Sen, dünyadaki hükümdarlar gibi lüks ve rahat bir hayat yaşamak ister misin?
    - Buna layık bir kulluk yapmadım; ama Sen’in lütfun ve keremin boldur. İsterim Ey Rabb’im!
    - Sana o kadar mülkle beraber onun dört katını daha veriyorum.
    - Şükürler olsun ey Rabb’im! Ne diyeceğimi bilemiyorum.
    - Ayrıca sana bu mülkün de on katını veriyorum.
    Hz. Musa sorduğu sorunun cevabını almıştı. Bu soru onu çok memnun etmişti. Ardından şöyle bir soru daha sordu:
    - Ey Rabb’im! Cennet’in en alt tabakasındaki kişinin durumu bu ise peki Cennet’in en üst tabakasındakinin durumu nasıl olacak?
    - Onlara vereceğim şeyleri ne göz görmüş ne kulak işitmiş ne de kimsenin aklına gelmiştir.
    Hz. Musa, Rabb’inin vereceği bu lütufları duyunca şükürle iki büklüm oldu ve binlerce hamd ü senada bulundu. (Müslim, İman 312).




    ÇIKARILACAK DERSLER

    1. Dünyada daha çok bedenimizin altında kaldığımız içindir ki, Allah Cennet’in cismanî nimetlerini öne çıkararak sürekli onları anlatmakta ve insanlara o dille konuşmaktadır. Cennet’te en başta ‘cemalullahı’ müşahede etme gibi tasavvur ve tahayyüllerimizi çok çok aşan nimetler vardır ki; esas önemli olan da onlardır.
    2. Dünya, ahiretin bir tarlasıdır. Buradaki müsbet ibadetler ahirette, keyfiyetlerini bilemeyeceğimiz şekilde müsbet neticeler doğuracağı gibi; buradaki negatif görünümlü ibadetler de yine orada müsbet neticeler doğuracaktır. Meselâ, nasıl namaz, oruç, zekât ve hac gibi ibadetlerin bir Cennet nimeti olarak karşımıza çıkacağı söz konusudur; öyle de çekilen sıkıntıların, ızdırapların, hastalıkların da birer Cennet nimeti olarak bize bahşedileceği her zaman düşünülebilir. 3. Bir insanın şehevî arzularına karşı koyup iffetli olmaya çalışması, meşru zevk ve lezzetlerle iktifa edip harama girmemesi ve bedenî isteklerini makul ölçüler içinde devamlı frenlemesi, cismanî buud ve derinlikleriyle, o insanın karşısına Cennet’te hep birer nimet olarak çıkacaktır. Tohum burada atılır. Başaklar orada devşirilir. Her şey buğdaylar gibi burada değirmene dökülür, orada ambarlarda muhafaza edilen un halinde karşımıza çıkar. Her uhrevî varlık burada yaratılır, orada onlara hayat üflenir.

    ALİ DEMİREL
     

Sayfayı Paylaş