1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Magazin Cep ve İnternet Aldatma İçin İcat Edilmiş!

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Papatya tarafından 28 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.254
    Beğenileri:
    5.753
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.885 ÇTL


    Türkiye'de de çok satanlar listesine giren 'Aşkın Ömrü 3 Yıldır' kitabının yazarı Frederic Beigbeder, yönetmen koltuğuna geçerek romanını beyaz perdeye aktardı. Aşkın ömrüyle ilgili fikrini değiştirdiğini söyleyen Beigbeder, romanıyla aynı ismi taşıyan filmini ve aşkı, Şamdan Plus'tan Deran Özer'e anlattı.

    15 yıl aradan sonra romanınızı filme dönüştürmeye nasıl karar verdiniz?

    Aşkın ömrüyle ilgili fikrimi değiştirdim, bu yüzden filmini yapmaya karar verdim. Aşkın ömrünün daha da kısaldığını düşünüyorum. Bu kitabı yazdığımda 30'lu yaşlardaydım, şimdi 47 yaşındayım, elbette bugün olduğum kişi değildim o zaman. Üstelik kitabı yazdığım zaman, yeni boşanmıştım ve depresyondaydım. Aşka karşı çok acımasız ve agresif bir kitap yazdım. Bugün daha aklı başında biriyim.

    AŞK ELEŞTİRİSİ

    Aşk konusunda görüşleriniz hangi açılardan değişti?

    Hala aşkın çok acı veren bir şey olduğunu düşünüyorum ama aynı zamanda aşkın çok büyük bir şans olduğuna da inanıyorum. Ölmek üzereyken aklımdan geçen son şeyler aşk anılarım olacaktır muhtemelen. Çektiğim film de hem bir aşk eleştirisi, hem de aşka ithaf edilmiş bir yapıt.

    15 yılda toplum da değişti. İlişkilerle ilgili neler gözlemlediniz?

    Toplum açısından bakarsak işlerin daha kötüye gittiğini söyleyebilirim. Her şeyden önce arzu ve tüketim duygusu baskın duygular haline geldi. Kitabı yazdığım zaman cep telefonları yoktu, internet kullanımı da bu kadar yaygın değildi. Bence bu iki icat, çift kavramını yok etmeye yönelik keşfedilmiş gibi duruyor. İki icat, erkeklerin eşlerini aldatabilmesi için yaratılmış gibime geliyor.

    Peki ya kadınlar?

    Tabii kadınların da erkekleri aldatmasını kolaylaştırmıştır. Dikkat ederseniz; çiftler genelde şifrelerini birbirlerine vermiyor. Bugün bir kadın eşine "Facebook'una girebilir miyim?" diye sorarsa, alacağı yanıt "Hayır" olacaktır. Toplum uzun süreli ilişkileri cesaretlendirecek bir gelişim içerisinde değil. Sürdürülebilir bir aşk, 15 sene öncesine göre çok daha zor. Belki benim jenerasyonum aşka daha çok ihtiyaç duyuyor. Bizim için aşk; çağın getirdiği yeniliklere ve toplumun gittiği yöne karşı bir başkaldırıdır. Toplumda artan bir egoizm var. Aşk ise topluma marjinal bir bakış gibi yani aslında aşkın punk bir duruşu var.

    İYİMSER BİR SONU VAR

    Sizin aşk tanımınız ne zaman ve nasıl oluşmuştu?

    Dinlediğim masallar, izlediğim filmler, şarkılar ve okuduğum kitaplar; aşk tanımını oluşturdu. Annemle babam çok genç yaşta boşandı; bu boşanma benim aşk tanımımda kötümserlik yarattı. Annem çok yalnızlık çekti bir süre; o dönem hep aşk şarkıları dinlerdi. Annemin dinlediği şarkılar bende, aşkın ne kadar güçlü bir duygu olduğu bilincini geliştirdi ve ona karşı hayranlık duydum. Elton John gibi aşk tanımını oluşturmama yol açan sanatçıların şarkılarını filmimde de kullandım. John'un büyük hayranıyım, jenerikte de onun 'Your Song' isimli şarkısı var.

    Filmi izleme şansım olmadığı için soruyorum, mutlu mu bitiyor?

    Seyirci iyimser şekilde salondan ayrılacak. Sonları, okuyucunun ya da izleyicinin kendi yorumlayabileceği gibi bırakmaktan hoşlanırım.

    Aşk acısı için ne söylemek istersiniz?

    Bence acı çekmek, sıkılmaktan bin kat daha iyi. Sıkılma gibi bir duygusuzluk halindense, acı çekmenin daha insani ve hayata dair olduğunu düşünüyorum. Sıkılmaktansa, acı çekmeyi tercih ederim.

    ROMANTİK ERKEK EĞLENCELİ ERKEKTİR!

    Siz de boşandınız. Çocuğunuz var mı?

    Evet bir kızım var, boşandığımızda çok küçüktü. Kızım filmimde de oynuyor. Bir çiftin yanına gidip soru soran sörfçü kız rolünde. Ona küçük bir rol verdim ve vermiş olduğum rol de aşkı simgeliyor. Filmde kızım, bir çiftin yanına gidip onlara "Aşık mısınız?" diye soruyor.

    Kızınız kaç yaşında ve onunla nasıl bir ilişkiniz var?

    13 yaşında. Onunla çok iyi bir ilişkimiz var.

    Kızınız aşık oldu mu peki?

    Kızım bana bu tip şeyleri çok anlatmıyor ama galiba geçen sene öyle bir şey oldu. Kızımı yakından izliyorum ve benim yaptığım hataları yapmasını istemiyorum.

    Şu an bir ilişkiniz var mı? İlişkilerinizde nasıl bir erkeksiniz?

    Bir ilişkim var. Ben romantik bir erkeğim. Romantik denilince ilk akla elinde güller tutan bir erkek gelmemeli, romantiklik eğlenceli anlamına da gelir.

    UZAK MESAFELER AŞKTA İŞE YARAYABİLİR

    Aşkın ömrünün üç yıl olduğunu söylediniz, şu anda daha da kısa görüyorsunuz. Peki sonrası için ne önerirsiniz? Bilseydim, çaresini paylaşırdım. Prodüktörüm Paris'te, eşi de Los Angeles'te yaşıyordu. Uzun süre bu şekilde evliliklerini götürdüler. Uzak mesafeler işe yarayabilir.

     

Sayfayı Paylaş