1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Cevdet Kudret

Konusu 'Yazar / Şair' forumundadır ve Suskun tarafından 10 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL

    [​IMG]
    Cevdet Kudret Solok
    (d. 7 Şubat 1907, İstanbul - ö. 10 Temmuz 1992, İstanbul)
    Yedi Meşale edebiyat topluluğunun kurucuları arasında yer alan Türk edebiyatçı ve edebiyat tarihçisi. Tam adı Cevdet Kudret Solok olan yazar, Cevdet Kudret adı ile tanınır.​


    Cevdet Kudret, 7 Şubat 1907’de İstanbul’da doğdu. Dokuz yaşındayken babasını Musul Savaşı’nda kaybetti. Annesinin gayretiyle okudu. İstanbul Darülfünunu Hukuk Fakültesini bitirdi (1933).

    Kayseri Lisesi’nde (17.04.1934-25.09.1938), Ankara Devlet Konservatuarında (27.09.1938-20.07.1939) diksiyon ve edebiyat öğretmenliği, Ankara Erkek Lisesi’nde (03.07.1939-31.08.1943) ve Atatürk Lisesi’nde (31.08.1943-24.12.1945) edebiyat öğretmenliği, Yayın Müdürlüğü emrinde İnönü Ansiklopedisi’nde edebiyat sekreteri olarak çalıştı (24.12.1945-6.10.1950). DP iktidarı döneminde Bitlis Ortaokulu’na Türkçe öğretmeni olarak atanınca (3.10.1950) istifa etti (23.10.1950). Kısa bir süre İstanbul ve Ankara’da avukatlık yaptı (1951-1954). Türk Dil Kurumu’nda redaktör, Bilgi Yayınevi’nde danışman olarak çalıştı (1967-1970). Siyasal Bilgiler Fakültesi, Basın Yayın Yüksek Okulu’nda öğretim görevlisi olarak ders verdi (1970-1973).

    Yazın yaşamına Servet-i Fünun Dergisi’nde şiirle başladı (1927). Aynı dergide çalışan yedi genç yazar bir araya gelerek o güne dek yazdıklarını Yedi Meşale adında bir kitapta topladılar (1928). Grup, bundan sonra ‘Yedi Meşaleciler' olarak anıldı. Daha sonra çıkardıkları Meşale Dergisini sekiz sayı sürdürebildiler. Dergi, yeni alfabeye geçiş dönemindeki zorluklar nedeniyle kapandı. Cevdet Kudret, bu dergide yayınlanan şiirlerini Birinci Perde adlı kitabında topladı (1929). Daha sonraki şiirlerini ‘İkinci Perde (1936-1937)’, ‘Üçüncü Perde (1937- ) adları altında derlediyse de hiçbir zaman kitap halinde bastırmadı.

    Bu arada oyun yazmaya da yöneldi. Tersine Akan Nehir (1929), Rüya İçinde Rüya (1930), Kurtlar (1933) adlı oyunları Darülbedayi’de sahnelendi. ‘Danyal ve Sara’adlı oyunu Varlık Dergisi’nde (1938), ‘Yaşayan Ölüler’ adlı oyunu Ağaç Dergisi’nde (1936) tefrika edildi. ‘Cumartesi Çocuğu’ adlı güldürü biçimindeki bir oyununu ise tamamlamadı.

    Süleyman’ın Dünyası adı altında toplanan üç romanında, Sınıf Arkadaşları (1943), Havada Bulut Yok (1958),Karınca’yı Tanırsınız (1976) Türk toplumunun iki Dünya Savaşı arasındaki 30 yıllık toplumsal kesitini yansıttı.

    1940’lı yıllarda yazdığı öykülerini Sokak (1974) adlı kitapta bir araya getirdi.

    1950 sonrası , edebiyat tarihimizin ünlü isimleri ve eserleri üzerine tanıtım kitapları ve lise edebiyat kitapları yazdı. Bu kitapların çoğunu takma adlar altında yayınlamak zorunda kaldı. Giderek inceleme, araştırma, edebiyat tarihi türlerinde çalışmalara yönelen Cevdet Kudret’in, iki ciltlik Türk ve Batı Edebiyatı’ndan Seçme Parçalar (1980,1981), iki ciltlik Örneklerle Edebiyat Bilgileri (1980), üç ciltlik Türk Edebiyatı’nda Hikâye ve Roman (1965, 1967, 1990) incelemesi; üç ciltlik Karagöz (1968,1969), iki ciltlik Ortaoyunu (1973,1975)derleme ve incelemeleri önemli çalışmalar olarak nitelendirildi. 15. Yüzyıl ortalarına kadar getirdiği Örnekli Türk Edebiyatı Tarihi (1995) kitabı, ölümü nedeniyle yarım kaldı. İnceleme-araştırma kitaplarının önyazıları ile edebiyat üzerine yazılarından bazılarını yeniden gözden geçirerek bir araya getirdiği Edebiyat Kapısı (1997) ise yazarın ölümünden sonra basılabildi.

    Dilleri Var Bizim Dile Benzemez (1966), Bir Bakıma (1977), Benim Oğlum Bina Okur (1983), Kalemin Ucu(1991)adlı deneme kitaplarında edebiyat ve Türk diliyle ilgili çeşitli konular üzerine düşüncelerini dile getirdiği yazılarını topladı.

    Cevdet Kudret’e Ortaoyunu kitabı için Türk Dil Kurumu Bilim Ödülü (1974), Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman kitabı için Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü (1991) verildi. Ayrıca, Dil Derneği Türk Dili Onur Ödülü (1989) ile Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü’ne (1992) lâyık görüldü.

    1974 –1986 yılları arasında Bodrum’da yaşayan yazar daha sonra yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 10 Temmuz 1992’de bu kentte öldü.
     
  2. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    Dilek

    Şair: Cevdet Kudret Solok

    Bir küçük, bir küçücük evim olsa;
    İçinde bir küçük, bir küçücük halım olsa;
    Bütün bunlar benim öz malım olsa.
    Masam, mürekkebim, etajerim,
    Penceresinde benim perdelerim,
    Etajerinde kitaplarım olsa.
    Bir ufak, bir minicik evim olsa;
    İçinde bir kadın, beni parasız pulsuz seven bir kadın
    Bu kadın karım olsa!
    Nerde, hangi şehirde olursa olsun,
    Bir küçük, bir küçücük evim bulunsun,
    Bir ufacık halım olsun yeter,
    Yeter de artar bile!
    Nerde, hangi şehirde olursa olsun,
    Etajerim, kitaplarım olsun,
    Beni parasız pulsuz seven karım olsun yeter,
    Yeter de artar bile!
     
  3. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.517
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    90 ÇTL
    Gece Yarısı

    Şair: Cevdet Kudret Solok

    Dizilir ince ince, alnına bir soğuk ter!
    Gâvur mahallesidir evimin yukarısı,
    Rüzgârın salladığı bir çan durmadan öter.

    Bu ses aynı şekilde uzayacak yarın da!
    Bazan bir ışık gezer, tamam gece yarısı,
    Karşıdaki bir evin pencere camlarında...

    Şimdi gözyaşlarımla karanlığı delerim;
    Bana hatırlatıyor uzun uzun her akşam
    Simsiyah servileri bembeyaz perdelerim!

    Korkudan büzülürüm usulca bir kenara;
    Yatmak için yerimden azıcık kımıldasam,
    Gölgem bir hırsız gibi tırmanır duvara.
     

Sayfayı Paylaş