1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Magazin Chloe: Serdar'ın Aşkı Uğruna Müslüman Olabilirim

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Papatya tarafından 15 Haziran 2013 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.311
    Beğenileri:
    5.870
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.381 ÇTL


    Kuruçeşme'deki Sortie'de yer alan Mori Balık'ın işletmeciliğini üstlenen Serdar Ortaç'ın İrlandalı nişanlısı Chloe Loughnan; ünlü popçuya olan aşkından evdeki yaşamına kadar her şeyi Günaydın'a anlattı. İşte Loughnan'ın sorulara verdiği samimi cevaplar:

    Mori Balık'tan işletmecilik teklifi geldiğinde neler hissettiniz?

    Hiç bilmediğim bir işte çalışmak beni heyecanlandırıyor ve bir şeyleri başardığım zaman da kendime olan güvenim artıyor. Mori Balık'ın sahibi Serhat Gür'den böyle bir teklif geldiğinde çok mutlu oldum. Bu teklif beni korkutmak yerine heyecanlandırdı.

    Sizin mutfakla aranız nasıldır?

    Yemek yapabiliyorum fakat tabii ki İrlanda yemeklerini... Ama biraz üzerinde çalışırsam, her şeyi yapabilirim. Mesela Türk yemeklerinden mantıyı çok güzel yapabiliyorum.

    "SERDAR ÇALIŞMA DİYORDU AMA.."

    Peki, Serdar Ortaç işletmeciliğe soyunmanızla ilgili ne düşünüyor?

    Beni çok iyi tanıyor ve kişiliğimi iyi biliyor. Ben çalışmazsam çıldırırım. İlişkinin başlarında bana "Çalışma" diyordu fakat tanıdıktan sonra desteklemeye başladı.

    Kendi ayaklarınızın üzerinde durabilmek sizin için önemli görünüyor...

    Okulu bitirdikten sonra kendi yaşadığım şehri bıraktım ve ailemden ayrılıp başka bir şehre yerleştim. Günde iki iş yapıyordum; hem mağazada tezgahtarlık, hem de modellik. Kendi paramı kazanıyordum. Ailemin yardımı olmadan, kendimi geçindiriyordum.

    "BABAM SERDAR'I ÇOK SEVDİ"

    Serdar Ortaç ile yaşadığınız ilişkiyle ilgili aileniz neler düşünüyor?


    Ailem başlarda benim için endişeleniyordu çünkü sadece bir aylığına İstanbul'a gitmiştim. Uzun süre kalacağım belli değildi. Önce annem beni ziyarete geldi. Bu arada Serdar ile tanıştı ve çok sevdi onu. Babama da onun çok iyi bir insan olduğunu söyledi. Sonunda babam da Serdar ile tanışmak için Türkiye'ye gelmeyi kabul etti. İlk tanıştıklarında biraz daha resmilerdi fakat sonra babam da onu çok sevdi. İnanın; babam ile Serdar birçok konuda aynı bakış açısına sahip ve gerçekten birbirlerine çok benziyorlar.

    "UZUN OLMAMDAN NEFRET EDİYOR"

    Serdar Ortaç'ın boy farkı nedeniyle topuklu ayakkabıyı size yasakladığı doğru mu?

    Bu en başlarda gerçekten çok büyük problemdi ama şu an için değil. Serdar nefret ediyor uzun boylu olmamdan; o yüzden topuklu ayakkabı giymemi istemiyor. Ama topuklu giymesem de ondan uzunum, o yüzden giyiyorum!

    Yine de "Topuklu ayakkabı giyme" derse...

    Topuklu ayakkabıya aşık olduğumu biliyor.

    "SERDAR EVLENECEĞİM KİŞİ"

    Ortaç'ın hem annenizden, hem babanızdan büyük olması da ilginç bir durum olsa gerek...

    Annem (Lucy Loughnan) 37 yaşında, babam (Jason Loughnan) ise 40 yaşında. Benim aşkım kayınpederinden iki, kayınvalidesinden ise beş yaş büyük...

    "Serdar Ortaç benim evleneceğim kişi" diyebiliyor musunuz?

    Evet, "Eminim" diyorum. Ha bu sene evlenmişim, ha 10 sene sonra... Benim için hiç fark eden bir şey yok. Biz zaten şu an evli gibi yaşıyoruz. Bugün nasıl eminsem, 10 yıl sonra da bundan emin olacağımı düşünüyorum.
    "SERDAR İÇİN MÜSLÜMAN OLABİLİRİM"

    Sevgilinize duyduğunuz aşk nedeniyle ileride Müslüman olabilir misiniz peki?

    Bu konuda kesin bir şey söyleyemem. Geçen sene biri bana İstanbul'da yaşayacağımı söylese, inanamazdım. 42 yaşında bir popstar ile birlikte olabileceğimi söylese yine inanmazdım. Restoran işletmecisi olacağımı hiç tahmin edemezdim. Bunları yaşadıktan sonra her şey mümkün.

    "O DA BENİ ÇOK DEĞİŞTİRDİ"

    İlk tanıştığınızda size kendisini popstar olarak tanıtmış. Nasıl oldu, biraz bahseder misiniz?


    Serdar bana ilk tanıştığımızda "Benim şarkılarımı daha önce hiç duymadın mı?" dedi. Ben de "Hayır, duymadım" dedim. Sonra "Kim olduğumu bilmiyor musun peki?" diye sordu. Ben yine "Hayır" dedim. Ardından "Ben popstarım" dedi. Bunun üzerine ben de ona "Bu senin için iyi ama ne söylememi istiyorsun?" diye cevap vermiştim.

    Onu çok değiştirdiğiniz ve içinden bambaşka birini dışarı çıkardığınız konuşuluyor. Peki, Serdar Ortaç sizde neleri değiştirdi?

    Evet, Serdar'ın beni ne kadar değiştirdiğini gerçekten kimse bilmiyor. Buraya gelmeden önce kıyafetlerim, saçlarım çok farklıydı. Daha önceden göbeğimde, dilimde, kulağımda piercing'i olan biriydim.

    "KENDİMİ 40 YAŞINDA GİBİ HİSSEDİYORUM"

    21 yaşındasınız. Küçük yaşınıza rağmen İstanbul'a gelip bir ilişki yaşamanız ve hatta burada kalmanız sizi korkutmadı mı?

    Geçen hafta Türkiye'de birinci yılım doldu. Yaşadıklarım sayesinde kendimi 40'lı yaşlarda hissediyorum. Yaşım küçük olabilir ama gerçek yaşım bu değil! Hele kafa yaşım hiç değil. Hayatımda ilk defa, tek başıma başka bir ülkede yaşamıyorum. 17 yaşındayken de modellik için Paris'te yaşamıştım.

    "KAHVALTIMI SERDAR HAZIRLAR"

    Evde Serdar Ortaç nasıl biridir?


    Gardırobumu düzenler, renklerine ayırır. "Her zaman gerekli değil" dememe rağmen her zaman bunu yapar. Şehir dışına gideceksem, kaçta yatarsa yatsın; beni kendisi uyandırır, kahvaltımı hazırlar ve beni uğurlar. Benim aşkım evde asla Serdar Ortaç değil.

    Kendisi biraz 'hanım köylü' mü yoksa maço mu?

    İhtiyaç duyduğu zamanlarda maço ama yeri geldiğinde çok kibar birisi oluyor.

    "KUMARI BÜYÜK PROBLEM"

    Peki Ortaç'ın kumar oynaması ile ilgili neler söylemek istersiniz?


    Benim için büyük problemdi. Tanıştığımız zamanlarda oynuyordu ama sonra yavaş yavaş bıraktı. Zor bir işi olduğundan, kafasını dağıtmak için kendini kumara veriyordu. İlk zamanlara göre çok ilerleme kaydetti.

     

Sayfayı Paylaş