1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Cinsel Saldırının Psikolojisi

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve dderya tarafından 6 Kasım 2015 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.320
    Beğenileri:
    7.514
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    17 ÇTL
    Cinsel Saldırının Psikolojisi

    Cinsel saldırıların büyük çoğunluğunda amaç olarak saptanan. önceden düşünülen, tasarlanan eylem sözkonusudur. Hukuk diliyle cinsel saldırılar «taammüden işlenen suçlar» grubunda yer alır. Cinsel saldırılar cinsel dürtülerin aşın baskısı ve zorlaması sonucu ortaya çıkmaz; cinsel ihtiyaç ve gerginliğin hemen, kendiliğinden giderilmesi için yapılan eylem olarak kabul edilemez.

    Cinsel saldırıda bulunanların çoğu, kendilerine cinsel doyum sağlayacak bir eşin olmasını kabul etmezler ya da böyle bir gereksinim duymazlar. Hatta çoğu normal cinsel ilişki düşünce- skiden bie nefret eder, tiksinirler. Saldırgan insanlar ancak zorla, zorlayarak yapılan cinsel ilişkiden hoşlanır, doyum bulurlar. Cinsel saldırıda bulunan erkeklerin yandan fazlasının da evli olması üzerinde önemle durulacak bir noktadır.

    1977 yılında Groth ve çalışma arkadaştan 225 cinsel saldın dayım incelediler. Sonuçta inceledikleri vakaların üçte ikisinde amacın güç gösterisi olduğunu saptadılar.

    Burada, cinsel saldınnın amacı, başka bir deyişle kurbanı dan kişinin gözünün korkutulması, sindirilmesi, yıldırılması ve onun yenik düşmesi isteği eylemi başlatır. Eylemin amacına ulaşması cinsel saldırıyı yapana doyum sağlar. Onun hoşnut olmasına yarar. Genel olarak kişilik zayıflığının, kişisel zayıflığın bu yolla desteklenmesi duygusu cinsel saldırıya yol açar.

    Geri kalan üçte bir vakada cinsel saldırıya yol açan temel etken hiddet, kızgınlık öfke olarak görülür. Cinsel saldırıda bulunanların küçük bir bölümünde sadistik kişilik yapısı sözkonusudur.

    Amacı güç gösterisi olan cinsel saldırganlar arasında birbirine benzemeyen davranışlar olabilir. Bunlar arasında hiddetli, kızgın, öfkeli saldırganlar en tehlikelidir. Bunlar kurbanlarına karşı hayvanca, vahşice eylemler yaparlar.


    1981 yılında Malamuth yaptığı araştırmalarda, kimi erkeklerin kadınlar tarafından aşağılandığını, hor görüldüğünü, hakaret edildiğini ve reddedildiğini saptamıştır. Bu erkekler kadınlara kin, nefret kızgınlık ve öfke duygulan beslerler ve onlara acı vermek için önüne geçimez bir istek duyarlar. Bu nedenle ellerine fırsat geçtiğinde kadınlara karşı saldırgan davranırlar.

    İçinde saldırganlık öğelerinin bulunduğu pornografik filmlerin bu tip cinsel saldırganlığı artınp artırmadığı, destekleyip desteklemediği tartışmalıdır.

    1986 yılında ABD Anayasa Mahkemesi pornografiyle ilişkili görüşlerini bildirmiştir. Bu görüşe göre cinselliğin şiddet bağlamı içkide bulunduğu durumlarda saldırganlık olasılığının artması mümkündür. Örnek olarak, cinsel saldın öykülerinin yayınlanmasından sonra, deneklerin kadınlara karşı girişilen şiddet eylemlerini beğendikleri, onayladıktan saptanmıştır.

    Bir araştırmada yer alan erkekler, laboratuvar ortamında kadınlara karşı çok saldırgan davranmışlardır.

    Laboratuvar araştırmalan şunu göstermiştir: Şiddet öğesi içeren, cinsel istek uyandıran durumlarla, görüntülerle karşılaşma uyarılmayı ve saldırganlığı arttınr. Ancak bu artışta kişilik yapısı önemli rol oynar.

    Şiddet eylemleri daha çok saldırgan davranıştan olan erkeklerde ortaya çıkar. Bu erkekler cinsel saldırıda da bulunurlar.

    Ancak şu konuda sorulan pratik soruya cevap yoktur: Cinsel içerikli pornografik, açık saçık görüntülerin yasaklanmasının ya da başka bir biçimde, belli sınırlar içinde bulunmasının cinsel saldırganlığın sıklığını ya da toplumsal değerler İçinde kalmasını sağlayıp sağlayamayacağı belirgin değildir.

    Özcan Köknel, Yaşamın Zaferi
     
    OBir ve kAşİf bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş