1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Çizginin Bittiği Yer....

Konusu 'Kıssadan Hisse' forumundadır ve iLk_NuR tarafından 7 Ağustos 2008 başlatılmıştır.

  1. iLk_NuR

    iLk_NuR Üstat

    Katılım:
    7 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.332
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    meLekLerin arasından:)
    Banka:
    93 ÇTL
    Hepimiz aynı yöne koşuyoruz. Var gücümüzle. Yanımızda günahlarımız, sevaplarımız.
    Çünkü hayat, hep aynı yöne doğru sürdürülen bir koşudur.

    Koşu biter; biz biteriz, koşu biter...

    ...

    Dünyaya ölmeye gelinir.

    Yaşanmaya gelinseydi, koşunun sonu hep yeni yaşamalara çıkardı. Koştukça hayata yaklaşır, bitmeyen ömürleri tekrar tekrar yakalardık.

    "Her fâni ölümü tadacaktır..."

    Koşuların, hedeflerin, bitirişlerin son soluğunda ölümü tatmak var...

    Geldik, gideceğiz... Çare yok. Giderken doğduğumuz günkü gibi saf, temiz ve haramsız olabiliyor muyuz? Kazanç budur. Zor olan, imkânsız görünen budur. Ve inanmak, imkânsızı başarabilme gücü, azmi ve kuvvetidir.

    İnanmak, dolu dolu yaşamaktır.

    ...

    Aylardan ne, günlerden hangisi, ayın kaçındayız?

    Dün kimler göçtü, bugün kaç kişi uğurlandı, yarınlar kimleri çağırmada? Dünler, bugünler ve yarınlar, bizleri hem çağıran, hem uğurlayandır.

    Dünler de bitiyor.

    Dünler de koşmakta idi bizim gibi... Demek, "dünya zamanı" da ömürlü. Bugün, dünün bittiği çizgi. Bugün ancak yarının sınırına kadar yaşayacak...

    Zaman bile sonsuz değil, mekân bile.

    Ve insan, zaman ve mekân ile birlikte eskiyor, koşuyor, tükeniyor.

    ...

    Zaman, mekân ve insanın benzerlikleri kaderlerinde. Üçü de bitişe hizâlı ve hızlı.

    Güneş her sabah bir başka zemine doğuyor; bir gün daha yorulmuş olarak, yorulmuş bularak... Bütün büyümeler sona doğrudur. Kâinat bile büyümekte ve kaderine koşmakta.

    Demek ki, yaratılmışların tamamı ölüme yönelik...

    Bu ölümde, beraberlikler ve büyüklükler olmalı...

    Şair ne kadar haklı.. "Ölüm bunca güzel olmasaydı, Efendimiz ölmezdi..."

    ...

    Ölüm bunca güzel olmasaydı, güzeller ölmezdi...

    Giden, gitmeyi hak edebilmeli.

    Dünyaya yaşamaya gelmek; ölüm varsa, yalandır, yanlıştır...

    Çiçekler ölüyor, kuşlar ve ağaçlarla birlikte... Ekinler ölüyor, yamaçlarla, dağlarla beraber... Gün gelecek, ân gelecek, ölüm bile ölecek... Zaman, mekân ve insan ile birlikte.

    Ölüm, "ölecekler" tükenince ölecek.

    Çünkü, kâinat çapında bir görev sona ermiş olacak.

    En son, en başa kardeş olacak.

    Sonsuz büyüklükte bir aynaya bakar gibi, en son, en başı; kendini görecek...

    ...

    Ölüm "kötü son" değil. Sürpriz netice değil.

    Ölüm, koştuğumuz ve ulaştığımız tazeliktir...

    Ölümün bir adım ötesi yenilik.

    Ölümde konaklamadan ölümsüzlüğe varılmaz.. Ölümde dinleniriz. Ömür boyu süren yorgunluklar orada üstümüzden atılır.

    Yaradana ve İki Cihan Efendisi'ne (asm) yorgunluksuz kavuşuruz...
     

Sayfayı Paylaş