1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

ÇOCUĞU OLMAYAN GELEMEZ (GİREMEZ)

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve alemdar tarafından 20 Mayıs 2015 başlatılmıştır.

  1. alemdar
    Cesur

    alemdar Öyle bir geçer zaman ki! V.I.P

    Katılım:
    27 Haziran 2010
    Mesajlar:
    2.865
    Beğenileri:
    2.539
    Ödül Puanları:
    6.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    ATAMIZIN ŞEHRİNDEN
    Banka:
    3.919 ÇTL
    Değerli dostlar, böyle bir yazıyı kaleme almak zorunda hissettim kendimi.
    Neden mi ? Çok sevdiğim, dostlarımın başına gelen, yaşanmış tuhaf bir olay olduğu için (hoş tanımasam da kimin başına gelse hoş değil, yine yazardım)
    Maalesef toplumda bu tarz düşünceler de olan kişiler olduğu için...
    2014 yazı bir akşam üstü, ailece görüştüğümüz değerli dostlarımız (karı, koca) sitemizde bulunan parktaki kamelyada oturmak için, evlerinden çıkarlar. Kamelyada çocukları parkta eğlenirken, oturup bekleyen anne ve babalarda vardır. Kamelyaya gelip oturmak istediklerinde, tuhaf bakışlar ve sözlerle karşı karşıya kalırlar, orada bulunanların bir çoğu, hep bir ağızdan sözleşmiş gibi:
    -Siz anne, baba değilsiniz, yanımıza gelemezsiniz, çocuklarımızı sevemezsiniz, sizin çocuğunuz yok. Çocuklarımıza zarar verirsiniz! der, derler.
    Neye uğradıklarını şaşıran, dostlarımız, eğitimli, kültürlü, içinde merhamet duygusu olan kişilerdir. Ve yakında anne, baba olacaklar nasipse.
    Değerli bilim insanıdır her ikisi de. Öyle sevgi doludurlar ki, özellikle çocuklara karşı, ellerinden gelen maddi ve manevi desteği esirgemezler.
    Tabi, gerekli cevabı, nazik bir şekilde verip oradan uzaklaşırlar...
    Aradan hayli bir zaman geçer, (yukarıda belirttiğim gibi çok yakında çocukları olacak nasipse) bir iki gün önce, yine sitemiz içinde bulunan parka inerler. Kamelyada otururlar. Daha önce o tuhaf bakışları ve sözleri atanlardan bir annede oraya gelir ve oturur. Hiç bir şey yaşanmamış gibi davranır dostlarımıza.
    Nitekim, bir süre sonra o anne dayanamaz ve tuhaf bir şekilde gülerek:
    -Artık sizde parka yanımıza gelebilirsiniz, çocuklarımızı sevebilirsiniz! der.
    Bizim dostlar yine şaşkın, yine, yine...
    Karşılarındaki anneye dönerek:
    -İlla ki çocuğumuzun mu olması gerekiyordu, çocuğu olmayan, evli olmayan, (vesaire) sevilmez mi? Çocukları sevemez mi? derler.
    Kadın, pişkin pişkin, sırıtarak:
    -Elbet severler, ama ben ve komşularım öyle istemeyiz, anne baba olmayan ne anlar sevgiden, çocuk sevmekten...der.
    Ve yine bizim dostlar, gereken cevabı verirler, ama bu kez onlar orada oturmaya devam ederler, kadın gereken cevabı almış usul usul oradan uzaklaşır.
    Daha detaylar var, ama neyse.
    Ben bu durumu yeni öğrendim, bir şekilde ve böyle bir şeyin yaşanmış olması beni rahatsız etti. O yüzden böyle bir yazıyı kaleme aldım.
    İstedim ki, içimizde böyle insanların var olduğu da bilinsin. Sevgi, saygı ve merhamet anlayışı tuhaf olan...
    Sevginin anne baba olmayla ne alakası var. Anne baba olan sevgi dolu, olmayanlar sevgi boşu mu?
    Hayır tabi ki. Sevgi evrensel bir duygu, her yerde her şekilde, ALLAH' a, peygamberimize, kurana, tabiata, hayvanlara, insanlara, vesaire... gösterilir, gösterilebilir. Farklı, farklı...
    İlla ki, sevmek için bir sıfata gerek yok. Evli, bekar, anne, baba, vesaire...
    Sevgiden, merhametten yoksun olduktan sonra, anne baba olmanında bir önemi yok o halde...
    Sevginin, dini, dili, ırkı olmaz, olmamalı. Biri, birileri daha çok sever, sevilir veya bir başkaları bu durumu farklı yaşar, elbet saygı duyarız...
    Sevgi bir parantez içinde saklı değil, ... nokta gibi ucu açıktır...
    Her görüşe saygı duyarız elbet. Lakin sevginin pazarlığı bile söz konusu olamaz!..
    Bir birimizi saçma nedenlerle dışlamak yerine, çok küçük sebeplerle sevsek, saysak olmaz mı?
    En azından bir birimizi sayalım. EMİ. ( Belki sevgi de utanır gelir arkasından...)
     
    ~KaÇaK CaDı~ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş