1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Çocuk kalmak istedim gözlerinde

Konusu 'Şiir' forumundadır ve iLk_NuR tarafından 21 Ağustos 2008 başlatılmıştır.

  1. iLk_NuR

    iLk_NuR Üstat

    Katılım:
    7 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.332
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    meLekLerin arasından:)
    Banka:
    93 ÇTL
    Gözlerinin önüne düşen uzun kakülü,
    up uzun siyah kirpikleri,
    ışıl ışıl umut saçan gözleriyle
    sabah güneşinden ışık çalmak için yüzüne
    yurdun duvarına yaslanan,
    çocuk kalmak istedim gözlerinde.

    Değil geleceğini düşünmek
    bir sonraki gününü bile düşünmeyen,
    hele hele büyüyeceğini
    aklına hiç getiremeyen
    ulaşılmaz servet bildiği
    ne yazık ki rüyasında bile
    bir kere binemediği
    mavi bisikletin boncuklu tekerinde toz
    kalemtıraşlı 1969 model
    otomobilin kornasında çocuk olmayı özledim.

    Sofranın davetsiz misafirlerinden
    makarnaya saplanan
    kaşık sesleriyle dolu,
    okul önlüğümün damlattığı suyla
    cısır cısır öterek ritim tutan
    sobanın isiyle kaplı,
    sarhoş külhanbeyi Deli Çavuş´un
    narasıyla ürken sokağın çeşmesinde
    üstünü ıslatan
    ayakları çıplak, gözleri ıslak
    çocuk olmayı özledim gözlerinde...

    Çocukluğumda kalan ablam ve ağabeyimle
    oyuncağımız olan tellerinde
    çocukluğumuzun resmi kalmış,
    ıspanakla , ezik elmayla, vesaire ile
    bütünleşen pazar arabasıyla oynarken
    ocağın üstünden yere devirdiğimiz
    kelle paçayı
    anılarımda nefes aldırmadığım şahsın
    iştahla yemesine kahkahalarla gülen
    çocuk olmayı özledim.

    Biletçiden vagon vagon kaçarak,
    akşama kadar Ankara´yı
    Cebeci´den Kayaş’a,
    Kayaş’ tan Sincan´a
    durak durak turlarken,
    tren kokusuyla beslediği tenini
    ışıldatmak isteyen annesinden,
    gözüm sabundan yandı diyerek
    leğenden kaçmaya çalışınca
    kafasına su tasını yiyip ağlayan
    çocuk olmayı özledim gözlerinde...


    Sanki karlarla sevişmek uğruna
    ayakkabısından firar etmiş parmaklarıyla
    hala yürümeye devam eden,
    utancından reddedince kamyon tekerini,
    ayazdan pantolonunda donup
    paçasından sızma hevesi
    kursağında kalmış çişine
    şaşkınca bakakalan
    çocuk olmayı özledim.

    Bir yıl boyunca
    kırık düşlerini süsleyen ama,
    bayram namazında çalınacağını
    hiç düşünmediği mavi çizgili,
    beyaz spor ayakkabısını
    bayram arifesinde yastığının altına saklayıp
    hayalci uykuya dalan çocuk olmayı özledim.
    İnsanın kalbine, vicdanına
    çivi gibi saplanan
    artık kendine gel diye
    şiddetli bir şamar atan
    cenaze merasimlerinde,
    hocanın ağlamaklı, titrek sesinde ve
    gül suyu tazeliğinde ürpererek
    duyduğu pişmanlığı unutup,
    yine yaramazlık yapan munzur, haylaz
    çocuk kalmayı istedim gözlerinde..

    Annemin aldatılma korkusu,
    babamın ise taş gibi coşkusu Nergis abla
    orak çekiçle süslenmiş
    Hacettepe yurdunun balkonunda
    daha gözü açılmamış onsekizlik delikanlıları,
    fakir kokan,is kokan sokağın
    soğuk havasında röntgenciliğe iten
    Nergis ablayla kadınlar ham¤¤¤¤¤ giden
    çocuk olmayı özledim.

    Özgürlük hasretine elveda diyenlerin,
    ya da diyebileceklerini zannedenlerin
    tıka basa doluştukları türkülerle dolu cafede
    solculuk kokan saz tınlamasında,
    üniversiteli kızın sübyancı olduğundan habersiz
    sevgi kokulu kucağında oturan saf, sabi
    çocuk olmayı özledim.

    Elim ellerinde terleyip erirken,
    öpüşmeyi günah sanan
    düşüncelerime yenik düşünce
    onu öpememekten bulut olmuş
    gözlerimin pişmanlığında
    yüreği güvercin, kalbi Beyşehir gölü
    çocuk olmayı özledim.

    Özledim, çocuk kalmayı istedim,
    hayatın anlamsızlığıyla, kahpe ihtiraslarla,
    paranın mahkumlarıyla,
    gülen maskeyle yaklaşanlarla,
    iyilerin fazla barınamadığı,
    bu pembe makyajlı, lanet olası dünyayla
    henüz tanışmamış
    yüreği Yunus, kalbi Mevlana saf, sabi
    çocuk olmayı özledim.

    Ve senin gözlerinde
    hala çocuk kalmayı istedim
    yirmi dokuz yaşıma girdiğim
    bu doğum günümde...

    İstedim ama çocuk kalamadım,
    adam olmayı ben hiç sevemedim,
    çocuk kalıp hayatın cıvıl cıvıl
    yaşandığını sanmak varken,
    kaderi kederi tanımamak varken...

    Sen hep ´´baban gibi adam ol oğlum
    eşek olma lan çakal´´derdin ya
    keşke adam olma çocuk kal
    deseydin kardeşine,
    ve çocuk kalabilseydim, büyümeseydim,
    yerinde sayardı zaman ilerlemezdi.

    O zaman ne hayatın acı yüzünü görürdüm,
    ne de senin öldüğünü...
    O zaman ne acılara ererdi aklım,
    ne de senin öldüğüne ağlardım,
    çocuk kalsaydım.
    Yine çocuk kalmak istedim gözlerinde...

    Yine... : (


    ALINTI
     

Sayfayı Paylaş