1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Çocuk Psikolojisi

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 16 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Çocuk Psikolojisi


    Cocugun gelisimi bagimliliktan bagimsizliga, bencillikten isbirligine,somut dusunceden soyut ve mantikli dusunmeye dogrudur.
    Duygulari surekli degisiklik gosterir, biraz once kavga ettigi arkadasiyla bir sure sonra barisir oyunlar oynar.bu yuzdendir ki cocuklarin kavgalarina ve oyunlarina yetiskinler karismamalidir.

    Cocuklar yeni durumlara uymakta gucluk cekmezler, cabuk ogrenirler, kotu olaylari, sayet cok yaralayici degilse cabuk unuturlar.
    Spontandirlar, dusuncelerini ve olaylari sansurlemeden anlatirlar. Bu yuzden "Cocuktan al haberi" deyimi yaygin bir deyimdir.
    Cocuklar dinlenilmelidir, kisiliklerine ve farkliliklarina saygi duyulmalidir.
    Her zaman kendilerini ifade etmelerine olanak verilmeli, bu tavirlari desteklenmeli, "sen cocuksun sus" asla denilmemelidir.
    Dolayisiyla cocuklarla iletisime girerken gelisim donemlerine (bknz. Cocuk Psikolojisi-Haluk Yavuzer) ozgu niteliklerini de gozonune almak gerekir.Bu bolumde cocuklarda siklikla rastlanan davranissal ve duygusal problemler irdelenecektir.

    Okul Korkusu
    Tikler
    Altini Islatma
    Yaramazlik
    Tuvalet Egitimi
    Parmak Emme
    Depresif Dusunce
    Hiperaktivite
    Yalan Soyleme
    Ozel Egitim
    Gelisim Donemleri
    Oyun Terapisi
    Cocugu Dinlemek
    Panik Atak
    Premack Ilkesi
    Cinsel Taciz
    Sorumluluk
    Cezanin Psikodinamigi
    Zihinsel Gelisimi
    Dikkat Cekme
    Depresyon

    Okul Korkusu

    Diger bir deyisle evden ayrilma korkusudur.Okula gitmek istemeyen gitse bile sinifa girmeyen cocuklarin yasadigi duygu durumudur.Genelde ilkokul caginda ortaya cikar..

    Okul korkusu sayet okulla ilgili herhangi somut bir problem yok ise (dayak, asagilayici ogretmen tutumlari vs) anne ve cocuk arasinda ki yogun ve de bagimli iliskiden kaynaklanir.Cocuk annesini kaybetme endisesi ile annesinden ayrilmak istemez
    Okul Korkusu konusunun cozumunde asagidaki turde yaklasimlarda bulunmak yararli olabilir :

    Cocugunuzun korkusu uzerine konusarak, nedenlerini cocugunuzla birlikte saptamaya calisiniz.
    Okula gitmedigi icin onu tehdit etmeyiniz, korkutmayiniz.
    Ogretmenine durumu anlatiniz ve gerekiyorsa isbirligi saglayiniz.
    Hic bir sonuc alamiyorsaniz bir uzmana danisiniz.
    Cocugunuzun okuldan uzak kalmamasina dikkat ediniz.
    Unutmayiniz, korkular dogal tepkilerdir. Nedenleri vardir.
    Nedenlerini arastiriniz.



    Tikler

    Kaslarimizda olusan irademiz disi kasilmalardir.Erkek cocuklarinda daha siklikla gorulur.Genel olarak kayginin, bunaltinin disa vurumu olarak degerlendirilir.
    Cocugunuzun tik sahibi olmasinin baslica nedenleri soyle siralanabilir :
    Kuralci ve titiz ana, baba tutumlari
    Denetleyici ve cocuktan performansinin uzerınde bir seyler bekleyen ana baba tutumlari
    Tik konusunun cozumunde asagidaki turde yaklasimlarda bulunmak yararli olabilir :
    Cocugunuza tiki ile ilgili " yapma , etme " mesajlari vermeyiniz.
    Cocugunuzun duygularini ogrenmeye calisiniz.
    Tiklerin cogu gelip gecicidir. Kalici olanlar icin bir uzmana basvurunuz.
    Cocugunuzun hangi ortamlarda ve kimlerin yanindayken tiksel davranislarda bulundugunu belirleyiniz.
    Altini Islatma

    Cocuklar ikinci yasin sonunda diskilarini, ucuncu yas sonunda da cislerini tutmayi ogrenirler.
    Arastirmalar, yataklarini islatan cocuklarin ebeveynlerinin de cocukluk donemlerinde yataklarini islattiklarini gostermektedir.
    Bedensel bir bozukluk yoksa psikolojik kokenlidir ve baska belirtilerle beraber gorulur.

    Altini Islatma problemi fizyolojik olabilir. Fizyolojik nedenler arasinda bobrek ve dosaltim sistemindeki rahatsizliklar, derin uyku durmu sayilabilir. Cocugunuzun oncelikle fiziksel bir muayeneden gecmesi gerekir.
    Altini Islatma sorunu, psikolojik kokenli ise asagidaki sebeplerden kaynaklanabilmektedir
    Kardes kiskancliklari
    Aile ortamindaki huzursuzluklar ana baba kavgalari
    Korku yaratan olaylardan sonra
    Kimi zaman da ana babanin cocuk tarafindan cezalandirilmak istenmesi olasi nedenlerdendir.
    Altini Islatma konusunun cozumunde asagidaki turde yaklasimlarda bulunmak yararli olabilir :
    Sayet baska davranissal bozukluklar yok ise bu durum, ana babanin anlayisli, sabirli ve hosgorulu tutumlari ile bu donem atlatilabilir.
    Cocugunuzu bu durumundan dolayi asla asagilamayiniz, sertlige basvurmayiniz.
    Yatma vakitlerinde sulu gidalar vermeyiniz.
    Gece tuvalete gitmesini saglayiniz.
    Kronik bir hal almissa ve onleyemiyorsaniz bir uzmana danisiniz.

    Yaramazlik

    Genelde, cocuklar mevcut duzenimize uygun davranmadigindan onlara "yaramaz-hasari" damgasi vururuz.Unutulmamalidir, cocuklarin her davranisinin, her eyleminin bir amaci vardir. Dolayisiyle "yaramazligin" da nedenleri vardir.

    Bu nedenleri soyle ozetleyebiliriz:
    1- Cocuk ilginin uzerinde olmasini, yetiskinlerin kendisine hizmet etmesini ister.
    Verilen Mesaj:"Sizin ilginizi ancal yaramazligimla cekebiliyorum" dur
    2- Cocuk mevcut otoriteye baskaldirir.
    Verilen Mesaj: "Burayi ben yonetecegim"dir.
    Cocukla bu savasin icine giren yetiskin genelde bu savasi kaybeder.
    3- Cocuk cevresindeki insanlardan intikam almak isteyebilir. Dayak yiyen, sozel siddete maruz kalan cocuklar, yaramazliklariyla yetiskinlerden intikam alabilirler.
    Verilen Mesaj: "Madem beni sevmiyorsunuz, o halde benden nefret edin" dir.
    Yaramazlik konusunun cozumunde asagidaki turde yaklasimlarda bulunmak yararli olabilir
    Ona daha fazla ilgi gosteriniz. "Seninle ilgilenmemi mi istiyorsun?" sorularla cocugunuza yaklasabilirsiniz.
    Yaramazlik onemsenmemelidir. Cezalandirma ve azarlama...bu davranis bicimini (yaramazligi) pekistirecektir.
    Otoritenizi cocukla paylasarak, ona da kontrol edebilecegi ve yoneltebilecegi alanlar birakiniz. Ornegin; odasinin sorumlulugunu ona verebilirsiniz.
    Cocugunuzu sevdiginizi, onu anladiginizi, onun her zaman yaninda oldugunuzu ILETEBILMELISINIZ. Cocugunuz yaramazlik yaptiginda, "Ne yaparsan yap, seni sevmekten vazgecmeyecegim" diyebilirsiniz.
    En iyi sonuclar, odullerle alinir. Bu oduller, ovgu, onay ve ilgidir. Sayet ceza verecekseniz, onlari bu odullerden mahrum ediniz.
    Dayak ve hakaret bir ise yaramaz, ancak cocuklariniza bu tarz iletisimi ve davranis bicimini ogretmis olursunuz.
    BERNARD DEFRANCE adlı arastirmaci "Sanctions et discipline à l'école" adlı kitabında {Syros,l999}, okulda ceza ve disiplin konusunda ilginc bulgulara varmistir. Ona gore,
    Cocukların okulda aldiklari cezalarin hemen hemen hic etkisi yoktur. Sorun cezalandirmak veya cezalandirmamak degil, kurali kimin hangi degerlere gore yaptigi ve yanlislarin nasil, hangi gerekcelerle tespit edildigidir.
    Defrance,"kurala uymama mi cezalandiriliyor, yoksa ogretmenin otoritesi mi kalici kilinmak isteniyor " diye sormaktadir.
    Bazi durumlarda ceza, cocuk tarafindan yetiskinin ondan intikam almasi olarak algilaniyor ve yetiskine dusmanca duygular beslemesine neden olabiliyor.
    Sonuc olarak su denilebilir ki, cezadan korkmak "uslu olmanin" gostergesi degildir.Ceza korkusundan kaynaklanan kurallara uygun davranis ta, o kurali kabul etmek degildir.


    Ozel Egitime Muhtac Cocuklarin Ailelerine Sunulacak Psikolojik Yardim
    Ozel egitimde anababanin egitime katkisi cok onemlidir.Ana baba
    okulla iliskilerini artirmali
    ogretmenlerle sik sik gorusmeli
    programin uygun kisimlarini evde calismalidir.
    Ozurlu cocuklarla ilgili yasal duzenlemeler ornegin hangi kurumlara gidecekleri, cesitli yas donemlerinde hangi egitim kurumlarindan yararlanabilecekler gibi konular ailelere bildirilmelidir.
    Ozurlu cocuklarin ana babalarinin cevreden aldiklari destekler soyle ozetlenebilir:
    aile ici destekler.
    doktor egitimci ve psikolog tarafindan verilen destekler.
    medya, devlet hizmetleri egitim sistemi ve okullar araciligi ile saglanan destekler.
    kulturun ekonominin ve dinin sagladigi destekler.
    Ergenlikte cocuga, bagimsiz yasam arkadas iliskileri, kabul gorme ve ergenin kendini oldugu gibi kabul etmesine donuk psikolojik yardimlar gereklidir.
    Ailelerin arkadasliga, dostluga, yalniz olmadiklarini hissetmeye, kisacaduygusal destege ihtiyaclari vardir.Bu destek aile cevresinden saglanabildigi gibi, psikolojik danisma gruplarinda difer anne ve babalardan da alinabilir.
    Bu gruplar ana babalarin birbirlerine duygusal ve sosyal yonden yaklasmalarina yalniz olamdiklarini farketmelerine yardimci olur.
    Boylece depresyon ve karamsarlik duygulari yerini, basarma, kendine guven ve baskalarina yardim etmenin getirdigi tatmin duygularina birakir.
    Bunun sonucunda ailenin yasadigi kaygi duzeyinde belirgin azalma olur.
    Aileleri gelecekle ilgili planlar yapmaya gudulemek, kendileri ve cocuklari icin bir gelecek oldugunu hissettirmek, psikolojik danisma gruplarinin temel amacidir.



    HiperAktivite

    Cocuklar genelde kosar , ziplar,gunboyu hareket halinde olurlar.Ancak bazi cocuklar vardir ki, onlardaki hareketlilik olaganin disindadir. Cocuk yerinde duramaz, saldirgandir,savruk ve duzensizdir, uzun sure bir isle ugrasamaz, surekli kipir kipirdir.Zekasi yasina uygundur ancak dikkat daginikligi ve ogrenme yetenegindeki zayiflik nedeniyle okulda basarisiz olurlar.
    Cevredekiler tarafindan "duz duvara tirmanan cucuklar" olarak tanimlanabilirler.Ancak boylesine hareketli olmalarina ragmen, hareketlerinde beceriksizlik ve koordinasyon bozuklugu soz konusudur.Örn. ayakkabisini baglayamaz, giysilerini giyemez..
    Hiperaktif davranislarin kokeninde dogum oncesi ve sonrasinda olusan beyin zedelenmeleri yatar. Ayrica arastirmalar, hiperaktif cocuklarin "putaman" adi verilen beyin bolgesine (beyinde motor aktiviteyi yöneten dikkat merkezi) az kanin gittigini bulgulamistir (milliyet gazetesi).
    Tedavide aile ve davranis tedavisi ile birlikte ilac tedavisi de uygulanir.
    Cocugun spor ve acikhavada serbestce yapilabilecek etkinliklere yonlendirilmesi de sagaltici bir etki yapar.
    Hastaligin gidisati, zamaninda ve etkili bir mudahale ile genelde olumludur..
    Hiperkaktivite konusunda daha detayli bilgi icin [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]



    Cocuk Nicin Yalan Soyler? Cocuk Ve Yalan

    Yalan, bir hatayi gizlemek dolayisiyla cezadan kacinmak icin soylenir.
    Yasamin ilk bes yilinda cocugun soyledigi yalanlardan endise duyulmamalidir.Cunku gercegi algilama ve ona dsadik kalma yetisi yas ilerledikce gelisir.
    Gercegi ayirtedebilen bir cocuk, yine de yalan soylemeye devam edebilir.Cocuk yalan soyler cunku...,
    Cevreyle olan iliskilerinde "yolunda gitmeyen bir seyler" vardir.
    Cezadan kurtulmak ister.
    Kendini digerlerindebn asagi gormektedir.
    Ilgi cekmek ve cevresini sasirtarak oz doyum saglamak istediginden olmadik seyleri oluyormuscasina ifade eder, bunlara psuedo yalanlar denir.
    Kendisini rahatsiz eden gercekleri gizlemek ister /örn, okul basarisizligini gizler.
    Ana babasinin sevgisine ihtiyaci vardir.
    Cevresindekiler de yalan soylemektedir, model alir.
    Bazen de ana babasinin istegi uzerine yalan soyler ve bunu aliskanlik haline getirir.
    Kendi hayatini gizlemek geregi duyar.
    Nasil onleyebiliriz?
    Cocugunuzu yalan soylemeye iten nedenleri bir dedektif titizligi ile tespit ediniz ve bu nedenleri onunla "boyle demek istiyor olabilir misin" diye irdeleyin.
    Sizler de yalan soylemeyin.
    Yalan karsisinda cok sert ve asagilayici tavir takinmayiniz.
    Psikososyal Gelisim Donemleri
    Kuramci, Erikson a gore, gelisim yasamin tumune yayilmaktadir.Bu kuramcinin belirttigi gelisim evrelerinden bazilari, yas sinirlari kesin olmamakla beraber, söyledir:
    1-Oral dönem (0 - 1 yas...güven ya da güvensizlik):
    Bu dönemde cocugun cevresiyle etkilesimi, güven ya da güvensizlik duygularinin yerlesmesinde etkilidir.Bebegin annesiyle olan iliskisi onun herseyidir.Dolayisiyla bebegin ihtiyac ver gereksinimlerinin karsilanmasi, anne ile bebek arasinda karsilikli anlayis ve guvenin olusmasini saglar.
    Bu temel duygunun gelisimi ise ilerideki yillarda bieryin cevresiyle kurdugu ilsikilerde kendine guven duymasi demektir.
    Kendine guvenen kisiler, kendi degerlerinin bilincinde olarak, digerleriyle daha rahat ve sevgi dolu iliskiler kurarlar.
    2- Anal- kas donemi ( 1 - 3 yas....özerklik ya da utanc ve kararsizlik.)
    Bu dönemdeki fiziksel olgunluk, bebeklerin emeklemelerine, yürüyüp kosmalarina olanak saglar.Bu durum da kisilik acisindan özerklik ve bagimsizlik demektir.
    Ayrica, tuvaletegitiminin verildigi bir donem olarak ta onemlidir..bu donemde ebeveynler tuvalet egitimi sirasinda baskici ve sert tutumlari ile cocukta bir cok nevrozon yerlesmesine neden olabilirler..dolayisiyla, cocugu tuvalete alistirirken oncelikle fiziksel olgunluga erismesi beklenmeli sonrasinda da yumusak ancak kararli bir egitsel tutum sergilenmelidir..diskisini veya çisini kaciran cocuk korkutulmamali, cezalandirilmamalidir.
    Bu evrede cezalandirilan, kisitlanan ve bagimli olmaya yonlendirilen cocuklar, ileriki yaslarinda bastirilan ofke ve utanci yasarlar, kararsiz yetiskinler olurlar.
    3- Cinsel dönem ( 3 - 5 yas....girisim ya da sucluluk duygulari)
    Cocugun cevresindeki her seye ilgi ve merakla yaklastigi donemdir.Bu nedenle de girisimcidir, arastiricidir, surekli sorar, ogrenmek ister, hareketlidir.
    Bu donemde, cocugun ana babasina olan cinsel ilgisi de söz konusu olablir.(Freud u odipal ve elektra kompleksleri).
    Ana babanin elestirel yaklasimi ve ya cocugun merakini örseleyici tutumlar, sucluluk duygusuna neden olacaktir..Dolayisiyla bu donemde cocugun merek ve ilgisini destekleyici, sorularina cevap verici yaklasimlar, özgüvenin olusmasinda da etkili olacaktir.
    4- Gizil dönem ( 6 - 11 yas...beceri ya da asagilik duygulari)
    6 - 11 yaslari arasindaki bu donem , surekli etkinlik icerisinde olan okul cagi cocugunu kapsar.Cocuga amaclarinin ve hedeflerinin degerli oldugu hissettirilirse ve desteklenirse, becerileri ve arastirici yani gelisir.
    Bu donem cocugun hayatina "ögretmen" kavraminin girdigi donemdir. Okul problemleri basgösterir.ogretmen ve ailenin isbirlig cok önemlidir.
    5 - Ergenlik dönemi
    Kimlik arayisi, dis gorunum ve begenilme arzusu baskindir.Orta okul donemine denk dusen bu surecte, cinsel uyanisla beraber yani ruhsal tepki ve davranislar gelisir..
    Ergen kendini begenmez, surekli kusur arar, elestirilere asiri duyarlidir, hircin ve kavgaci olur..
    Derslere ilgi azalir, ebeveynle iliskiler kopar, arkadaslar ön plana cikar, bencillik, yasaklara tepki baslar, duygusal gel-gitler artar..
    Kisaca, gencin, sudan cikmis baliga dondugu cok firtinali bir donemdir..
    Dusunme yetenegi gelisirken, ilgi alanlari cesitlenir.Cosku, hayal, idealizm yogunlasir.
    Kimlik karmasasinin yasandigi bu donemde, yine baskic, anlayissiz ve cezalandirici ana baba tutumlari, ergenin isini daha da guclestirir..
    Saglikli cinsel egitim icin ebeveyn ve ergen diyalogu sarttir..
    Yetiskinler unutmamalidirlar ki..
    Her yetiskin ergen olmustur, ancak ergenler yetiskin olma yolundadirlar..destek, sevgi , ilgi ve analyis beklerler...



    Cocuk Egitiminde Premack Ilkesi
    PREMACK,ödül olarak uyarici yerine faaliyeti kullanmayi onermistir.
    Premack ilkesi." Her cift tepki icin olasiligi yüksek olan, olasiligi düsük olani pekistirir yani tesvik eder.."
    Bu ilke cocuk yetistirmenin kendisi kadar eski olup, BÜYÜKANNENIN KURALI olarak ta betimlenir.
    Premack kuralini su cumlelerle aciklayabiliriz::
    "ancak yemegini yedikten sonra top oynayabilirsin"....yemek yemek istemeyen cocuklar icin..
    "cöpü dökersen tv izlemene izin veririm".....................e v islerine yardim etmek istemeyen cocuklar icin..
    Kisaca..ilkenin temeli...önce calis, sonra oyna...seklindedir.



    Cezanin PsikoDinamigi
    Ceza terimi, olumsuz bir itici uyaricinin, bir davranimin yapilmasindan sonra ona bagli olarak uygulanmasi olayina verilen teknik bir isimdir.
    Ceza, istenmedik davranimlari bastirma tekniklerinden biridir.Davranis dagarcigina bir sey katmaz, fakat davranis dagarcigindaki bir davranisin bastirilmasini saglayabilir.
    Bu anlamiyla ceza, yeni bir davranis ogrenmeyi degil, ,istenmedik bir davranisi yapmamayi ögretir.
    Ceza iki sekilde uygulanir..
    Davranis itici bir uyarici ile sonuclandirilir..(.mesela bir tokat gibi)
    Davranis ödülün ortamdan kaldirilmasi ile sonuclanir..(..sokaga cikma yasagi gibi..)
    Ancak ceza ile davranislari kontrol etmenin önemli sakincalari vardir..Söyle ki;
    Ceza cogu kez itici uyaricinin (dayak, hakaret, yasaklama gibi) kullanlmasini gerekli kilabilir.?tici uyaricilarin kullanilmasi da birey de saldirganlik, korku, kin, nefret gibi duygularin olusumuna zemin hazirlar.Ayrica cezanin etkili olabilmesi icin itici uyaricinin siddeti gun gectikce artirilir.. Ornegin..sikca yapilan hatalardan biri sudur: cocugun belirli bir davranisini kontrol etmek isteyen anne veya baba, dövme , bagirma gibi siddet dolu itici uyaricilar kullanirsa,bunlar baslangicta etkili olmus olsa bile zamanla cocugun bu uyaricilara alistigi gorulur..Ve ebveynler dozu artirmak gibi kisir bir dongu icine girer..
    Cezalandirilan davranislar, bireye belirli sonuclar saglayan ogrenilmis davranislardir.
    Ceza ile bir davranis bastirilmaya calisilirken, bir baska istenmedik davranis ortaya cikabilir. Örnegin.. cok sevdigimiz vazoyu kiran cocugumuzu cezalandiriyorsak, bu davranisimizla cocugumuza yalan soyleme davranisi kazandirabiliriz.Cocuk cezadan kacmak icin yalan soyleyecektir.
    Ceza etkili oldugunda, ceza veren kisinin davranislarini ödülleyici bir nitelik kazanabilir.Bunun dogal sonucunda, ceza veren kisi, dikkatini , istendik davranislarin kazandirilmasina yogunlastiracagi yerde, zamanla, yalnizca istenmedik davranislarin bastirilmasina yogunlastirabilir. Örnegin...bir ögretmen cazanin olumsuz yönüne yakalanabilir ve zamaninin büyük bir bölümünü ögrencilere istendik davranislari kazandirmak yerine ceza vermek ve uygulamakla gecirebilir..
    BU NEDENLE CEZA, ELDEKI TÜM OLANAKLAR DENENDIKTEN SONRA ÖNCELIKLE ISTENMEDIK DAVRANISLARIN BASTIRILMASININ KACINILMAZ OLDUGU DURUMLARDA KULLANILABILECEK BIR SISTEM OLARAK DÜSÜNÜLMELIDIR..


    Cocuk ve Sorumluluk
    Iletisim catismalarinin nedenlerinden biri de birey olarak sinirlarimizi ve sorumluluklarimizi bilmemekten kaynaklanmaktadir.Bu nedenle cocuk yetistirirken.dikkat etmemeiz gereken en önemli noktalardan biri, cocuklarimiza. neyi, ne zaman ve nasil yapacaklarini (yani sinirliliklar) ve davranislarinin sorumlulugunu almayi ögretmektir.
    Aile icinde sinir ve sorumluluklarinin biblincinde olan cocuklar, yarin, toplum icinde de kendi sorumluluklarini üstlenen , baskasinin haklarina saygi gosteren yetiskinler olacaklardir..
    Ebeveynler olarak neler yapmaliyiz??
    Mesajinizi iletin :Öncelikle cocugunuz, sizin ondan ne istediginizi net ve acik bir sekilde bilsin..mesela,
    "kardesinle kavga etmeni istemiyorum"
    "odani toplamalisin"
    "her gün bir saat ders calismani istiyorum"
    Simdiye dek kullandiginiz ve bir ise yaramayan cezalandirma yontemlerini birakin.
    Cocugunuza, istediginiz yapmaz ise sonucun ne olacagini ve bundan da kendisinin sorumlu oldugunu soyleyin. Mesela,
    "kardesinle kavga edersen sinemaya gidemezsin"
    "odani toplamazsan arkadaslarinla bulusamazsin"
    Bu son ve en önemli asamadir..SOYLEDIGINIZ SÖZÜN ARKASINDA DURUN..ASLA YERINE GETIREMEYECEGINIZ SOZLER SARFETMEYIN..
    Muhakkak cocugunuz israrla istemediginiz sekilde davranacakti, ancak sizin dediklerinizi yapacagindan emin olursa davranisini degistirecektir.
    SAYET BIR KEZ TUTARSIZ DAVRANIRSANIZ. BUNU EN KISA ZAMANDA SUISTIMAL EDILECEGINI BILMELISINIZ.
    Siz tutarli ve kararli oldugunuz sürece, cocugunuz davranislarinin sonucundan kendisinin sorumlu oldugunu ve yapmasi gereken bir isi yapmaz ise sonuclarina katlanmasi gerektigini ogrenecektir..
    TOPLUMUMUZUN, DAVRANISLARININ SORUMLULUGUNU ALMASINI BILEN YETISKINLERE IHTIYACI VARDIR.

    Cinsel Tacize Ugramis Cocuklar

    Cinsel taciz, ne yazik ki sadece yetiskinler degil, cocuklar da maruz kalmaktadirlar.Boyle bir durumla karsilastiginizda, mutlaka cocugunuzla beraber bir uzmana basvurmalısınız.
    Cocuklar bu durumu saklama egilimi icinde olabilirler.Cinsel tacize ugramis cocuklarda gozlemlenen belirtiler söyledir:
    cinsel organlarda surekli kasinti, dokununca agriyan popo
    fiziksel nedeni olmayan karin agrilari
    gece isemeleri
    yemek düzeninin bozulmasi
    uyku sorunlari, gece korkulari
    cocukta bebeksi davranisların ortaya cıkması, davranıssal gerileme
    durgunluk, arkadaslardan kacma
    okul basarısında düsüs
    Unutmayalim ki, KOTU NIYETLI INSANLARI YOK ETMEK MUMKUN DEGILDIR.Karsı cınsı kotuleyerek te bir yere varamayız.
    COCUKLARIMIZI ASLA KORKUTMADAN, KOTU NIYETLI KISILERINDE OLABLICEGINI ONLARA ANLATARAK VE YASAMIN CİRKİN YÜZÜNÜ ASLA ONLARDAN GİZLEMEDEN, BU TIP BIR OLAYLA KARSILASTIKLARINDA NELER YAPMALARI GEREKTIGINI, ONLARA ANLATMALIYIZ.


    Tuvalet Egitiminde Dikkat Edilecek Noktalar

    Tuvalet egitimin amaci, cocugun tuvalete gitme davranisini kontrol etmesidir.12-15 aylar bu egitim icin uygundur. 1-1,5 yas arasinda baslatilan egitim, anne-cocuk arasinda bir cekismeye-guc savasina donusturulmemelidir.
    Oncelikle cocugunuzun hangi saatler de tuvalete gittigini ve ne kadar sure de tuvalette kaldigini tespit ediniz.
    Onunla birlikte tuvalete gitmeli, onu tuvalete oturturarak yaninda beklemelisiniz.
    Tuvaletini yapmiyor ise 10 dakikadan fazla tuvalette beklemeyiniz. Bu 3 basamak cocugunuzun tuvalet ihtiyaci hissettiginde nereye gitmesi ve ne yapmasi gerektigi konusunda yol gostericidir. Daha sonra, cocugunuzu kendi kendine tuvalete gitmesi konusunda desteklemelisiniz. Asagidaki her bir basamakta basari saglamadan digerine gecmeyin.
    Tuvalete goturerek oturun ancak yaninda beklemeyin. Ellerini kendisi yikamali.
    Tuvaletin kapisinda getirin, iceri kendisi girmeli. Tuvaletini yaparsa onu guzel bir soz veya davranis ile odullendirin.
    Bu basamakta cocugunuz tuvalete kendi basina gitmeli. Kendi kendine gittikten sonra kapiyi kapatiniz.
    Bu surecte cocugunuzu gosterdigi gayret ve cabalardan dolayi odullendiriniz, ovunuz.Kendi basina bir seyler basarma duygusu hosuna gidecektir. Ancak cocugunuz korkar ve tek basina tuvalete gitmek istemezse israrci olmayiniz. Buraya kadar basardigini, gerisini de basarabilecegini soyleyerek onu yureklendiriniz.
    Bir basamagi basarmadan digerine gecmeyiniz.
    Basarisiz oldugunuz basamakta gerekiyorsa bir alt basamaga donerek yeniden baslayiniz.


    Oyun Terapisi
    Oyun terapisi, çocuğun psikolojik sorunlarını gidermeyi, onun daha uyumlu olması için yardımcı olmayı amaçlayan, çocuk ve terapistin birbirlerini oyun yolu ile etkiledikleri bir yöntemdir.
    Oyun terapisi, konuşma problemlerinde, okuma problemlerinde, handikaplı çocuklarda etkili olabilir.
    Çocuklar genelde problemlerinin farkında değillerdir. Yalnızlık ve anlaşılamamız olmanın yarattığı kaygı ve sıkıntıyla başedemezler. Oyun terapisi ile kendi fonksiyonlarını, yeteneklerini gerçekleştirebilir, duygularını ifade eder ve yaratıcı davranışlar ortaya koyabilirler.

    Oyun terapisinde terapist
    Öncelikle bu alanda yeterli eğitim ve beceriye sahip olmalı.
    Çocukla sıcak, samimi ve dostça bir ilişki kurmalıdır.
    Çocuğun duygularını açıklaması için gerekli desteğin verilmesi gerekir.
    Çocuğun faaliyetlerine karışmamalıdır, çocuk yolu belirler, terapist izler ancak (bana-kendine ve oyun odasına zarar vermemelisin) kuralı belirtilmelidir.
    Terapiyi hızlandırmamalıdır, terapi yavaş ilerler ve terapist tarafından olduğu gibi onaylanmalıdır.
    İlk karşılaşmada, terapist kendini tanıtmalı, çocuğun "evet", "hayır", yanıtları verebileceği sorular sormamalı, çömelerek onun göz hızasına inmeli, "seninle biraz oyun oynayacağız, benimle gel ve oyun odamızı, oyuncakları gör" denilebilir.
    Çocuğun o ortama getirilme nedeni, ona basit ve anlayacağı bir dille anlatılmalıdır.
    Çocuk duygularını ifade etmekte zorlanıyorsa, terapist kendi duygularından bahsederek onu teşvik edebilir. Unutmayın ki açıklık açıklığı doğurur. Mesela "hastalandığımda ben de çok öfkeli ve sinirli olurum" gibi.
    Parmak Emme
    Cocuklar emme faaliyetlerinden hoslanirlar.Annelerini emerek onla aralarinda duygusal bir bag kurmakta ve bu arada karinlarini da doyurmaktadirlar. Cocuklarda 1 yasina kadar emme faaliyeti faydalidir ve normaldir.Bebek beslenmesi bittikten sonra da parmagini emerse bu yeterince emme faaliyetinin yerine getirilmediğini diger bir deyişle yeterince doyurulmadığını düşündürebilir.Araştırmalar göstermektedir ki, 5-6 yaşlarina kadar parmak emme zararli değildir. Ancak sosyal ortamlarda ebeveynler cocukların bu davranısından rahatsızlık duyarlar ve bu emme davranışı ebeveynler için sorun olur. Bu durumda aşağıdaki davranış biçimlerinin benimsenmesi öneririm:
    Cocugunuzu ürkütmeden hatta onunla beraber emme taklidi yaparak duygularini anlamaya çalışınız.
    Emme davranışı cocuk gelişiminde bir gereksinim olmakla beraber 6 yaşından sonra duygusal bir sorun olarak değerlendirilir.bbu nedenle cocugunuzla olan iletişiminizi tekrar gözden gecirin.
    Ev ortamına katılacak yeni bir kardeş veya var olan ortamdaki değişiklikler cocugunuzda kaygi yaratabilir bunlari göz önüne alin.
    Sonucta bu davranis eleştirilmeden ilgisini başka yönlere çekilerek ortadan kaldırılabilir.
    Tirnak Yeme Aliskanligi:
    Sıklıkla cocuklarda görülmesine rağmen yetişkinlerde de görülen bir davranıştır. Cocuklarda 3-4 yaşlarında başlar. Aynı zamanda ögrenilmiş bir davranıştır. Ailesinde tırnak yeme davranışı olan bir cocuk bunu kopyalayabilir. Olası Nedenleri şunlardır:
    Ev ortamindaki asiri baskici tutumlar, kuralci yapi
    Sonucta güvensizlik göstergesidir. Cocugun azarlanmasi, toplum içinde aşagılanması, ona yaşına uygun sorumluluk verilmemesi ( mesela odasini toplamasi, kahvaltiyi hazirlamasi, gibi basit ev işleri..) kardeşler arasinda taraf tutma, ana baba ilgisizliği, yaşamış olduğu korkular gibi nedenler cocukta tırnak yeme davranışını tetikler.
    ALINACAK ÖNLEMLER:
    Cocuktaki gerginlik ve huzursuzluk yaratan nedenler titizlikle araştirilmalidir.Sonucta tirnak yeme duygusal bir sorundur.
    Azarlamak korkutmak, başkalarını örnek göstermek veya onu tehdit etmek sorunu çözmeyeceği gibi daha da ağirlaştirir.
    Onlarda korku ve kaygi yaratabilecek film video atari gibi faaliyetlerden uzak tutmak gerekir.
    Ebeveynler cocuklarinin önünde asla kavga etmemelidirler. Ederlerse bile bu bir alişkanlik haline gelmemeli anlaşmazlik nedenleri cocuga uygun bir dille aciklanmalidir.
    Sorun uzun sürerse bir uzmanla yüzyüze görüşün.
    UNUTMAYINIZ Kİ COCUKLAR YENİ ORTAMLARA VE YENİ KİŞİLERE UYUM GÖSTERMEKTE ZORLUK ÇEKMEZLER. VE COCUKLARDA BAZİ DAVRANİS BİÇİMLERİNİN SORUNA DÖNÜŞMESİNE NEDEN OLAN YETİŞKİNLERDİR.
     

Sayfayı Paylaş