1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Çocuklar diyet yapmaz!

Konusu 'Anne - Çocuk Sağlığı' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 12 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Çocuklar diyet yapmaz!

    Çocuklarda kötü beslenmenin işaretlerinden biri de kilo artışıdır. Fazladan alınan –ve harcanmayan- zararlı kalorilerin yağ olarak depolanması kilo sorununa, hatta obeziteye sebep olur, bu da çocuğunuzda ileride telafisi güç sorunlara yol açar. Bu çocuklarda hormonal gelişme bozulur. Boy uzaması yavaşlar. Şeker hastalığına, hipertansiyona eğilim artar. Bu nedenle fazla kilolu çocukları sağlıklı bir kilo aralığına indirmek zorunludur. Bunu başarmak için onları doğrudan diyet programlarına sokmak yerine önce yüksek kalorili yiyecek ve içeceklerden (pizza, meyve suları, gazozlar, kolalı içecekler, cipsler, gofretler, dondurma ve çikolatalı atıştırmalar) vazgeçirmek gerekir. Kilolu çocuklarda kilo sorununu çözerken kalori kısıtlamalarını esas alan diyet planlarına pek ihtiyaç duyulmaz. Diyet planları yalnızca aşırı kilosu olan 14 yaş üstü gençlerde, çok büyük bir dikkatle kısa süreli olarak uygulanır. Sağlıklı bir kilo aralığına girilir girilmez de “diyet” bırakılır. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda yanlış hazırlanmış düşük kalorili diyetler büyüme ve gelişmede sorunlara yol açabileceği için bu nokta çok ama çok önemlidir. Kilolu çocuk ve gençlerde yapılması gereken üç temel değişim var. Bir: Yüksek kalorili faydası az, zararı çok yiyecek içecekleri bırakmak. İki: Sağlıklı ve dengeli ihtiyacı kadar kaloriyi temin edebilecek ve büyümeyi destekleyecek doğru bir beslenme planı yapmak. Üç: egzersiz, yani aktivite alışkanlığını yeniden canlandırmak.

    Sözün kısası konu çocuklarda kilo fazlalığı sorununun çözümünü yalnızca diyet listelerine havale etmek, onu bir diyet merkezine emanet etmek yetmez. Sürece onu da ortak etmek ve motive etmek şarttır. Bir nokta daha var: Bazı çocuklarda kilo sorunu hormonal-metabolik sebeplerden de kaynaklanabilir. Böyle bir durumda sadece kiloya odaklanıp arka plandaki sorunu görmezden gelmek ya da fark etmemek gelecek için tehlikelidir. Çocuk sağlığı uzmanları ya da endokrinoloji-metabolizma uzmanları işte bu noktada mutlaka devreye girmelidir.

    NE KADAR ERKEN BAŞLARSANIZ SONUÇ O KADAR İYİDİR

    Çocuk ve gençlerde beslenme konusuna mümkün olduğu kadar erken yaşlarda el koymak gerekiyor. Doğru ve kalıcı alışkanlıklar kazandırmak için yola erken çıkmak, erken başlamak şart! Konulan kurallar, verilen bilgiler, iyi ya da kötü alışkanlıklar çocuk ne kadar küçük yaştaysa o kadar etkili ve kalıcı oluyor. Araştırmalar fazla kilolu veya obez bir çocuğun yaşı ne kadar büyükse sorunun o kadar zor çözüldüğünü, kilolu bir yetişkin olma ihtimalinin o oranda arttığını gösteriyor. Çocukluk çağında sağlıklı beslenen kilo sorunu yaşamayan aktif hareketli mutlu keyifli formda bir çocuk genellikle büyüyünce de kilo problemi yaşamıyor. Dolayısıyla hızlı hareket etmemizde fayda var.

    TOKSİK BESİN NE YAPIYOR?

    Çocuk ve gençlerin bedeni de “iyi şeylerden daha çok faydalanıp kötü ve zararlı olan şeylerden mümkün olduğunca kaçmak” kuralı üzerine planlanmış bir organizasyondur. Bu kural beslenme alanında da normalde tıkır tıkır işler. Eğer dışarıdan yanlış bir müdahale yönlendirme yapılmazsa çocuk bedeni faydalı besinler tüketmek, zararlı besinlerden kaçmak üzere programlanmıştır. Yanlış ve zararlı yiyecekler bedene yüklendiğinde çok geçmeden isyan eder. Boyalı katkılı kimyasallarla kirlenmiş, doğallığını yitirmiş, genlerin tanımadığı ne idiğü belirsiz yiyecek ve içeceklerle beslendiklerinde cilt döküntülerinin, ishallerin ortaya çıkması, ağrıların, uyku bozukluklarının başlaması, hatta hiperaktivite ve benzeri huy değişikliklerinin olması işte bu “doğal olamayana” isyandandır.

    Çocuk bedeni ve ruhunun isyanını fark etmez, zamanında el koymazsanız çocuklarınız sadece fazla kilolu olmaz. Doğal koruyucu bağışıklık kalkanlarını kaybettiklerinden üç beş günde bir hastalanırlar. Sık sık ateşleri yükselir. Boğazları şişer. Kulakları akar. Uykuları bozulur. Deri döküntüleri, egzamalar, sivilceler başlar. Okulla, öğretmenlerle, sizinle ilişkileri bozulur. Huyları değişir. Kısacası pek çok şey ters gitmeye başlar. Akıllı, bilgili ve dikkatli anne babalar, öğretmenler, rehberler bu isyanı erkenden tanıyanlar, yanlış gidişe zamanında el koyanlardır.

    ANOREKTİK ÇOCUKLAR ARTIYOR

    Burada önemli bir nokta da zayıf, incecik görünme isteğinin genç nesil tarafından fazlaca abartılmasıdır. Eğer sağlıklı kilonun ne olması gerektiği konusunda yeteri kadar aydınlatılmazlarsa kilo takıntısı bir süre sonra bulimiya ya da anoreksiya gibi yeme bozukluklarına dönüşebiliyor. Her iki durumda da aşırı gıda tüketimi ve sonrasındaki kusmalar ya da gıda reddi çocuklarda ciddi kilo kaybına, hastalık derecesinde zayıflığa, hormonal sistemde ise bozukluğa yol açıyor. Hızla kilo kaybeden, yemeklerden sonra soluğu banyoda ya da lavaboda alan, laksetif ya da idrar söktürücü kullanan çocuklarınızı bu tür gelişmelere karşı uyarmanız, gereğinde tıbbi bir yardım aramanız yararlı olur.

    PROF. DR. OSMAN MÜFTÜOĞLU
     

Sayfayı Paylaş